<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138</id><updated>2012-02-16T05:43:22.346-08:00</updated><title type='text'>Kethu Picchu</title><subtitle type='html'>"Okuyucuya inanmıyorum ama bi güç var."

Albırt Aynştayn (ibretle anıyoruz)</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>52</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-268680875404084128</id><published>2011-07-19T00:55:00.000-07:00</published><updated>2011-07-18T14:55:51.145-07:00</updated><title type='text'>Akşam Sporu Günlüğü, Gün:2</title><content type='html'>&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/_tlRekcnLXBo/TVg84uufgeI/AAAAAAAAFIs/D71kDEaLXEU/orman_yolunda_saglik_icin_kosu_yapan_grup_erkek_bayan.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 380px; height: 246px;" src="https://lh6.googleusercontent.com/_tlRekcnLXBo/TVg84uufgeI/AAAAAAAAFIs/D71kDEaLXEU/orman_yolunda_saglik_icin_kosu_yapan_grup_erkek_bayan.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Sevgili günlük, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Öncelikle sevgili günlük aforizmasını çıkaranın ben ta emenike! Neyse. Bugün bir dem daha sıkılaştım Allah seni inandırsın. Zira Allahın inandırması lazım, görsen hala göbek on dı bilekbord sıtayla. Ne diyoduk? Akşam sipöru kimini yok. Çocuklar altlarında pisikletler, ellerinde püskevitler yollarda. Teyzeler yanlarını da almışlar yürüyolar. (yürüyolar dediysem bi kısmı yuvarlanmak suretiyle hareket ediyür) Yanıyla sohbet edeni mi, yanlarıyla örgü öreni mi, alayı yolda.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Velhasılı spor zihni açiyür, ficudu gıllandırıyür, bir takım hareketlenmelere vesile oliyür. Göbüşün erimesine daha kafadan bi ay var. O yüzden yılmak yok, yola revan. Ya da ona benzer bişeydi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Yolda koşarkene kaldırımda siyah, küçük sevimli bir kuçu gördüm. Bir iki hoşbeşten sonra yanıma çağırıp (ayağıma çağırıyorum) hayvanı agucu bugucu şeklinde sevmeye başladım. Bunu görmüş olacak, bir grup daha kuçu canlısı kuyruklarını sallayarak "abi beni de öyle sevsene gıdıdan ehi" bakışlarıyla bana doğru pıt pıt koşmaya başladı. Neyse biri ikisi derken koşu-yürüyüş piç oldu tabi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu arada Gün: 1 nerde diyecek olanlarınız çıkacaktır. (okuyucuya inanmıyorum ama bi güç var) Direkt üçten devam edelim olmaz mı Rosalindam yea?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Artık kaççeryanus, öper öper koklarım. Yarın akşam inşallah ya seydi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-268680875404084128?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/268680875404084128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2011/07/aksam-sporu-gunlugu-gun2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/268680875404084128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/268680875404084128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2011/07/aksam-sporu-gunlugu-gun2.html' title='Akşam Sporu Günlüğü, Gün:2'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/_tlRekcnLXBo/TVg84uufgeI/AAAAAAAAFIs/D71kDEaLXEU/s72-c/orman_yolunda_saglik_icin_kosu_yapan_grup_erkek_bayan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2217558106950874984</id><published>2010-12-26T01:58:00.000-08:00</published><updated>2010-12-25T15:59:16.631-08:00</updated><title type='text'>Şili'de Av</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TRaDzgKr9rI/AAAAAAAAALs/ZhnD0wbPFEI/s1600/oyun1008_11.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TRaDzgKr9rI/AAAAAAAAALs/ZhnD0wbPFEI/s400/oyun1008_11.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554772111239411378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Orhan Asena'nın kaleminden çıkmış iki perdelik bir oyun "Şili'de Av".&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Oyun, 11 Eylül 1973 günü Şili'deki sosyalist iktidarın bir askeri darbeyle son bulduğu ve dolayısıyla Salvador Allende'nin öldürüldüğü günü konu alıyor. Allende'nin sabaha karşı aldığı bir telefonla uyanıp harekatı haber almasından, başkanlık sarayına gidip orada öldürüleceği ana dek yoldaşlarıyla beklemesi ve halkıyla radyo aracılığıyla iletişime geçmesi gözler önüne seriliyor. Bir taraftan da cuntanın başlattığı insan avından kaçan bir grup öğrencinin bir rahibin evine girerek burada gün boyu saklanmaya çalıştıkları görülüyor. Allende'nin her konuşmasının ardından, Rahibin evinde bulunan öğrenci-milisler, Allende'nin seçimle iktidara gelmiş bir sosyalist yönetimi ayakta tutabilmek için yine yasal hakları kullanmış olmasını tartışıyorlar. Allende'nin en başından beri şiddeti reddetmesi ve rejimi ayakta tutabilmek için ne öğrenci ne de işçi birliklerini silahlandırmayıp, yönetimi halkına ve anayasal haklara dayandırma çabasını doğru bulanlar da oluyor içlerinden, bunu yaptığı için kendi insanlarını bile bile sırtlanların önünde silahsız-savunmasız bıraktığını düşünenler de... Kuşatılıyorlar, sabaha dek süre tanınıyor onlara. Ve av tüm hızıyla devam ediyor Santiago'da ve tüm Şili topraklarında...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Oyunun sonunda o günlere ait görüntüler gösteriliyor ekranda. Santiago sokaklarında binlerce insan yerde yatıyor cansız. Santiago Stadı'nda onbinlerce tutsak. Victor Jara da var aralarında. Gitarını çalıyor, şarkısını söylüyor ve şarkısına eşlik eden insanların sayısı arttıkça, korkaklar önce parmaklarını kırıyorlar Jara'nın, sonra Jara'nın susmadığını görünce dipçik darbeleriyle öldürüyorlar onu. Elleri silahlı caniler, kendi tutsaklarından korkuyorlar şarkı söylediklerinde. Şarkı! Yüzler, Binler, Onbinler hep bir ağızdan söylemesin diye saldırıyorlar, hırçınlaşıyorlar, ölüm kusuyorlar etraflarına. Kendi tutsaklarının şarkılarından korkuyorlar! Şarkılarımızdan korkuyorlar! Hep beraber söylediğimiz türkülerimizden! İşte bu yüzden, hep bu yüzden, her defasında haykıracağız yüzlerine. Sokakta, evde, okulda, işte, meydanlarda! Her defasında haykıracağız ve diyeceğiz ki;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;"El pueblo unido jamas sera vencido!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2217558106950874984?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2217558106950874984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/12/silide-av.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2217558106950874984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2217558106950874984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/12/silide-av.html' title='Şili&apos;de Av'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TRaDzgKr9rI/AAAAAAAAALs/ZhnD0wbPFEI/s72-c/oyun1008_11.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-1973361561136336269</id><published>2010-09-16T04:42:00.000-07:00</published><updated>2010-09-15T18:43:23.620-07:00</updated><title type='text'>Neye Yarıyon Ki Sen ?!?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TJFt1fbj0LI/AAAAAAAAALg/eY7OsGqrRKc/s1600/penguen.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TJFt1fbj0LI/AAAAAAAAALg/eY7OsGqrRKc/s400/penguen.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517311784243155122" /&gt;&lt;/a&gt;Neden Yaşıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;1) Sosyal olmak için. Birbirimize ihtiyacımız var insanlık olarak. Tanrı Adem'e neden bir eş yolladı dersiniz? Şayet bir "insanlık" tan bahsetmek istiyorsak, zaten en az iki kişi olmak zorundayız. Havva Adem, Adem de Havva ve çocukları için yaşadı. Biz de bu geleneği sürdürüyoruz ve yedi milyar türdaşımız için yaşıyoruz. Sayının çoğalmış olması, yaptığımız şeyin farklılaştığı anlamına gelmiyor yani.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;2) Ölmek için. "Doğup da ölmekten kuşkulanan bebeler..." diye geçer zeybek yemininde de. İnsan dünyaya ölmek için gelir. Çünkü şu ana kadar insanoğlunun somut olarak yapabildiği, istisnasız tek ortak iş ölebilmektir. "Bizim Şinasi var ölmedi hiç" diyeniniz var mı aranızda?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;3) Üremek için. Varoluş amaçlarımızdan birisi de dünyaya bir iz bırakmaktır: "çocuk". Soyumuzu devam ettirebilmek için, neslimiz sürsün diye yaşarız. Bu yüzden sevişiriz. Çocuk yapmasak bile fizyolojik açıdan buna programlanmışızdır. Bütün erkek ve kadınlar birbirleri ile sevişmek için yaşarlar. Böylece ürerler ve nesillerini de devam ettirmiş olurlar. Evet hayat tam olarak "sikiş-sokuş" tan ibarettir. 7 milyar insan yerden bitmedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;4) Ego tatmini için. Doğup da deli gibi ağladığımız andan ölümümüzdeki olası "soz sözlerimize" kadar hep bir şeyleri ispat etmek için yaşarız. Önce bir iki kelime, sonra bir-iki adım, sonra okuma-yazma, sonra sonra... asla bitmeyen yeni başarılar ve deneyimler. Ölürken bile "ışıkları kim kapattı ibneler?!?" der, "rahmetli çok komik adamdı" dedirtmek adına prim yaparız. Benliğimiz okşandığı oranda insanız her birimiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;5) Kazanmak için. Ne kazandığımızın pek de önemi yok aslında. Her neyse o kazandığımız, olabildiğince büyük miktarda olsun diyedir çilemiz. 100 metre yarışında büyük ödül birinci olana verilir, ikinci olana değil. Finalistler değil şampiyonlar hatırlanır. Muzaffer bir sperm olarak yumurtaya girmeyi başarabilenler bizleriz. Onbinlerce kardeşimiz buna muvaffak olamadılar. Özetle "biz kazandığımız" için hayattayız. Ve hayatımızın sonuna kadar da bu alışkanlığımız sürsün diye yaşayacağız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;İncici piçler için not: "Adam sperm terk beyler"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-1973361561136336269?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/1973361561136336269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/09/neye-yaryon-ki-sen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1973361561136336269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1973361561136336269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/09/neye-yaryon-ki-sen.html' title='Neye Yarıyon Ki Sen ?!?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TJFt1fbj0LI/AAAAAAAAALg/eY7OsGqrRKc/s72-c/penguen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-1464279331754713871</id><published>2010-07-07T15:05:00.000-07:00</published><updated>2010-07-07T05:06:03.953-07:00</updated><title type='text'>Seyyah Kethûda Çelebi'nin Mâ'cerâları "Episode-3"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDRtYEQ2J7I/AAAAAAAAALQ/uK2Jb3xNHkY/s1600/old-ship.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 332px; height: 338px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDRtYEQ2J7I/AAAAAAAAALQ/uK2Jb3xNHkY/s400/old-ship.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491134105900165042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Ekim 1790, Cat Island açıkları.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Vaay devrem vay. Bu Bahamalar çok garip yer. Her yer mercan kayalığı, her yer düz bayır. Kedi adası açıklarındayız. Dağ var bi tane burda. Yani aslında tepe bile değil de, yerliler Alvernia Dağı diyolar. Hepsi hepsi 90 arşın ya var ya yok yüksekliği. Allahın yamyamları hayatlarında dağ görmediklerinden... Zaten atalarımız ilk geldiğinde bizi de tanrı bellemişti ibnetorlar da sonradan uyandılar işe.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Geçen gece karanlık bastırırken Cevahir'le güverteye çıktık, fezayı seyreyliyoruz. Bir güzel dolunay var, yıldızlar, seyyareler ışıl ışıl. Oh be dedim Cevo, nihayet Bahamalar'a varıyoruz oğlum. Sayende kaptan dedi yavşak. Tıtıtıtı diye gülüştük. Derken levazımat sandıklarının ordan bi tıkırtı geldi. Kafamı çevirdim, Cevahir fare falandır abi, adadan geldiler zaar dedi. Sonra bi gümbürtü. Sandıklardan bir ikisi devrildi. Biz tabi kılınçları çektiğimiz gibi hüruc ettik sandıkların oraya. Anaaa bi de ne görelim? Bizim Honulu. Cevo da ben de şoktayız. "Ulan ulan.. sen ne arıyosun burda hayvan herif!?" diye çıkıştım. Bunun gözleri dolu dolu oldu bacağıma kapandı başladı ağlamaya. Koca reis ağlıyor önümde çocuk gibi. Ya dedim oğlum dur, bi otur şöyle. Sen ne zaman bindin gemiye? Niye saklandın? Lan anlatsana! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;"Abi" dedi. Bu yamyamların arasında kral hayatı yaşamak çok mu güzel iş sanıyosun dedi. Her gün aynı adamlar, her gün aynı teraneler, yok o büyücüye git, yok bu tapınakta dua et. Bıktım artık anlıyo musun dedi. Nassau'yu gençliğimden beri görmüyorum abi dedi. Orda bi yavuklum vardı, nişan yapmıştık. Tam evlenecekken benim pederin ölüm haberi geldi. Beni apar topar adaya götürdüler reis olayım diye. Manitayı da bi daha göremedim zaten dedi. Oğlum dedim aradan yıllar geçti, çoktan çoluğa çocuğa karışmıştır hatun, torun torba sahibi olmuştur dedim. Abi öyle deme bokunu yiyim diyip ağlamaya başladı bu. Cevo'yla birbirimize baktık. Nicholas gürültüye gelmiş, üçümüzü görünce bi şaşırdı, anlattık ona da durumu tabi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Neyse ertesi sabah tayfalar erkenden uyanıp bunu görmüşler, beni uyandırmaya geldiler kamarama. Kaptan, Honulu ibnesi burda n'apalım diyolar. Bi de güzel bağlamışlar adamı yelken direğine. Oğlum deli misiniz bırakın adamı dedim. Dertli adam, bıkmış ada hayatından. Nassau'ya götürücez onu da eski yavuklusunu bulucaz dedim. Bors da bunu görünce sinirlenmiş. "Kaptan nevaleye ortak mı olcak bu şimdi yöeaa" dedi. Ulan dedim topaç. Gemide istemediğin kadar tropik meyve, pirinç, peksimet var. Sana da yeter ona da dedim. Mına kodumun herifi Selanik'ten beri aç karnından başka bişey düşünmüyo. Cengde adamların iliğini kurutuyor o ayrı. Zaten o hayvanlığı da olmasa dakika tutmam yanımda. Kiler hortumcusu pezevenk.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Güverteye indim. Nicholas baktım çoktan çözmüş bizimkini. Oturttuk pirinç lapası yedirdik, beynine kan gitti biraz. Honulu dedim bak. Yengeyi bulmak için uğraşırız eyvallah. Yalnız evlenmişse, çoluğa-çocuğa karışmışsa dokanamam. Benden oraya kadar dedim. Elin iffetli kadınının peşine düşmek için gelmedim taa Selanik'lerden ben dedim. Devletlü padişaha hediyeler götürücem, yeni bi Atlantik haritası çizicem daha dedim. Yemeği yedi keyfi de yerine geldi ya, hemen yavşadı puşt. Kıkıkıkı diye güldü. Yaa devrem ayıb ediyon manitayı bulalım gerisi bana kalmış, rahat ol sen dedi. Ulan senin ipinle yine kuyuya iniyoruz ya Allah sonumuzu hayra çıkarsın inşallah Honulu dedim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Nassau'ya hemen hemen bir haftalık yolumuz kaldı. Rüzgar üç gündür neredeyse yok. Yelkenleri indirdik. Ara ara kürek çekiyoruz. Rüzgar olmadığından akşam vakitleri bizim tayfalara izin veriyorum. Oturuyolar, çalıp söylüyolar. Bi de birbirlerini anlasalar. Bildikleri tek ortak dil Türkçe. Bırak Türkçe şarkı söylemeyi, doğru düzgün konuşamıyolar bile şoparlar. Neyse keyifleri yerinde allahtan. Eee adada manitaları götürdüler, güvertede de avakadoları ayıklıyolar. Daha ne olsundu. Benim gibi kaptanı nah bulurlar yemin ediyorum. Yorgunluk hasıl oldu, hele uyuyalım az...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;- Cevoo! benim adult mecmuaları gördün mü lan?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-1464279331754713871?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/1464279331754713871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1464279331754713871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1464279331754713871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar.html' title='Seyyah Kethûda Çelebi&apos;nin Mâ&apos;cerâları &quot;Episode-3&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDRtYEQ2J7I/AAAAAAAAALQ/uK2Jb3xNHkY/s72-c/old-ship.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-81134605912598148</id><published>2010-07-05T16:20:00.000-07:00</published><updated>2010-07-05T06:21:49.959-07:00</updated><title type='text'>Mesnevi'den Seçmeler - III (Ahmed'e Doğru-1)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDHQFas32uI/AAAAAAAAALI/i3I0HEXNkKs/s1600/rumi.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 386px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDHQFas32uI/AAAAAAAAALI/i3I0HEXNkKs/s400/rumi.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490398212226800354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ İnsan tarafgirlikten, hiddet ve şehvetten şaşı olur. Şişe birdi, onun gözüne iki göründü. Şişeyi kırınca ne o şişe kaldı, ne öbürü... Hiddet ve şehvet insanı şaşı yapar; doğruluktan ayırır. Garez gelince hüner örtülür. Gönülden göze, yüzlerce perde iner. Kadı kalben rüşvet almaya karar verince, zalimi, ağlayıp inleyen mazlumdan nasıl ayırt edebilir?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Sen bizi her zaman tuzaktan kurtarmaktasın. Ey gani ve müstağni Tanrı, biz yine bir tuzağa doğru gitmekteyiz! Biz bu ambarda buğday biriktirmede, toplanan buğdayı yine kaybetmekteyiz. Biz, bu vahşi mahluklar topluluğu, düşünmüyoruz ki buğdayın noksanlaşması farenin hilesindendir. Fare, ambarımızı deldikçe, hilesinden ambar harab olmuştur. Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış, çabala!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Ruhlar her gece bu kafesten kurtulurlar, ne kimsenin hakimi, ne de mahkumu olmayarak feragata ulaşırlar. Geceleyin zindan haberleri yoktur. Sultana mensup davetliler, geceleyin devletten haberdar değildirler. Ne gam var, ne kâr ve zarar düşüncesi. Ne bu filan kadının hayali, ne o filan erkeğin kuruntusu!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Halife, Leyla’ya dedi ki: "Sen o musun ki, Mecnun senin aşkından perişan oldu ve kendini kaybetti. Sen başka güzellerden güzel değilsin." Leyla, “Sus, çünkü sen Mecnun değilsin” diye cevap verdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="line-height: 20px; font-size:medium;"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Kuş havadadır, gölgesi yerde kuş gibi uçar görünür. Ahmağın biri, o gölgeyi avlamaya kalkışır, takati kalmayıncaya kadar koşar. O gölgenin havadaki kuşun aksi olduğundan; o gölgenin aslının nerde bulunduğundan haberi yok! Gölgeye doğru ok atar. Bu meşgale yüzünden okluk bomboş kalır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; font-family:'trebuchet ms';font-size:medium;"&gt;Ömrünün okluğu boşaldı. Ömür gitti; gölge avı ardında koşmada yandı eridi!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Kimyayı meydana getiren O'dur, kimya ne oluyor ki? Mucize bağışlayıcıdır, simya ne oluyor ki? Benim bu öğüşüm, öğmeyi terk etmenin ta kendisidir; çünkü bu öğüş, varlık delilidir, varlık ise hatadır. O'nun varlığına karşı yok olmak gerektir: O'nun huzurunda varlık nedir? Manasız bir şeyden ibarettir! Varlık kör olsaydı... O'ndan erirdi, güneşin hararetini tanır, anlardı. Bu zahirî vücudun Allah’ın varlığıyla var olduğunu bilmemesi, körlüğüne delildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet ms';color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="line-height: 20px; font-size:medium;"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Hak’kın cebrinden agah isen feryadın nerede? Cebbarlık zincirini görüşün hani? Zincire bağlanan nasıl olur da neşelenir? Hapiste esir olan nasıl hürlük eder? Eğer ayağını bağladıklarını, başına padişah çavuşlarının dikildiğini görüyorsan... Gayrı sen de acizlere çavuşluk etme. Çünkü bu vazife acizlerin huyu ve tabiatı değildir. Madem ki görmüyorsun; Tanrı’nın cebrinden bahsetme! Görüyorsan hani gördüğünün nişanesi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-81134605912598148?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/81134605912598148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/07/mesneviden-secmeler-iii-ahmede-dogru-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/81134605912598148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/81134605912598148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/07/mesneviden-secmeler-iii-ahmede-dogru-1.html' title='Mesnevi&apos;den Seçmeler - III (Ahmed&apos;e Doğru-1)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TDHQFas32uI/AAAAAAAAALI/i3I0HEXNkKs/s72-c/rumi.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6253278442103872676</id><published>2010-06-24T20:08:00.000-07:00</published><updated>2010-06-24T10:08:52.315-07:00</updated><title type='text'>Mesnevi'den Seçmeler - II (İki Şarabın Farkı)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCOQfMlYCMI/AAAAAAAAAKg/1nAuHCCN6Hc/s1600/rumi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 382px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCOQfMlYCMI/AAAAAAAAAKg/1nAuHCCN6Hc/s400/rumi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486387636695730370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Her iki suretin birbirine benzemesi caizdir, acı su da, tatlı su da berraktır. Zevk sahibinden başka kim anlayabilir? Onu bul! Tatlı su ile acı suyun farkını işte o anlar. Zevk sahibi olmayan sihri, mucize ile mukayese ederek her ikisinin de esası hiledir sanır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Mim, vav, mim ve nun harflerinde bir yücelik yoktur. "Mümin" sözü ancak tarif içindir. Ona münafık dersen... O aşağılık ad, içini akrep gibi dağlar. Bu ad, cehennemden ayrılmış ve kopmuş değilse niçin cehennem tadı var? O kötü adın çirkinliği harften değildir. O deniz suyunun acılığı kaptan değildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Kalıp altınla halis altın ayarda belli olur. Kalıpla halisi, mehenge vurmadıkça tahmini olarak bilemezsin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Tanrı kimin ruhuna meheng korsa ancak o kişi, yakini şüpheden ayırdedebilir. O adam diri bir kişinin ağzına bir sıçrayıp girse, onu dışarı çıkarıp attığı zaman rahatlar. Binlerce lokma arasında ağzına ufacık bir çöp girdi mi, diri kişinin hissi onu duyar, sezer.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;~~ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Kuş tutan avcı, kuşu avlamak için ıslık çalar, ötme taklidi yapar. Aşağılık kişi dervişlerin sözlerini, bir selim kalpli kişiye efsun okumak, onu efsunlamak için çalar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;"&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; font-family:'trebuchet ms';font-size:medium;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;O kötü adın çirkinliği harften değildir. O deniz suyunun acılığı kaptan değildir.&lt;/span&gt;"&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6253278442103872676?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6253278442103872676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/mesneviden-secmeler-ii-iki-sarabn-fark.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6253278442103872676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6253278442103872676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/mesneviden-secmeler-ii-iki-sarabn-fark.html' title='Mesnevi&apos;den Seçmeler - II (İki Şarabın Farkı)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCOQfMlYCMI/AAAAAAAAAKg/1nAuHCCN6Hc/s72-c/rumi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3239175547294928475</id><published>2010-06-19T21:45:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T11:46:31.802-07:00</updated><title type='text'>Mesnevi'den Seçmeler - I (Gerçek Aşk)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TB0QdCkBl0I/AAAAAAAAAKY/NaHEt6pAr4E/s1600/Rumi.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 380px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TB0QdCkBl0I/AAAAAAAAAKY/NaHEt6pAr4E/s400/Rumi.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484558012297353026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~Kibirlerinden "Allah isterse" (inşaallah) demediler. Allah da onlara insanların acizliğini gösterdi. "İnşaallah" sözünü terk ettiklerini söylemeden maksadım, insanların yürek katılığını ve mağrurluğunu söylemektir. Yoksa arızi bir halet olan inşaallah’ı söylemeyi unuttuklarını anlatmak değildir. Hey gidi nice inşaallahı diliyle söylemeyen vardır ki, cânı “inşaallah” la eş olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Aşığın hastalığı bütün hastalıklardan ayrıdır. Aşk, tanrı sırlarının usturlâbıdır. Aşıklık ister o cihetten olsun, ister bu cihetten... Akıbet bizim için o tarafa kılavuzdur. Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim... Asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum. Dilin tefsiri gerçi pek aydınlatıcıdır, fakat dile düşmeyen aşk daha aydındır. Çünkü kalem, yazmada koşup durmaktadır, ama aşk bahsine gelince; çatlar, aciz kalır. Aşkın şerhinde akıl, çamura saplanmış eşek gibi yattı kaldı. Aşkı, aşıklığı yine aşk şerh etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Eşi bulunmayan o sevgilinin vasfına dair ne söyleyeyim ki, bir damarım bile ayık değil! Bu ayrılığın, bu ciğer kanının şerhini şimdi geç, başka bir zamana kadar bunu bırak!”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;(Can) dedi ki: “Beni doyur, çünkü ben açım. Çabuk ol çünkü vakit keskin bir kılıçtır. Ey yoldaş, ey arkadaş! Sufi, vakit oğludur (bulunduğu vaktin iktizasına göre iş görür). “Yarın” demek yol şartlarından değildir. Sen yoksa sufi bir er değilmisin? Var'a veresiyeden yokluk gelir”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~Bir adamın ayağına diken batınca ayağını dizi üstüne kor. İğne ucu ile diken başını arar durur, bulamazsa orasını dudağı ile ıslatır. Ayağa batan dikeni bulmak bu derece müşkül olursa, yüreğe batan diken nicedir? Cevabını sen ver! Her çer çöp (mesabesinde olan), gönül dikenini göreydi gamlar, kederler; herkese el uzatabilir miydi?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;~~&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); line-height: 20px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Diri aşk ruhta ve gözdedir. Her anda goncadan daha taze olur durur. O dirinin aşkını seç ki bakidir ve canına can katan şaraptan sana sakilik eder.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3239175547294928475?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3239175547294928475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/mesneviden-secmeler-i-gercek-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3239175547294928475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3239175547294928475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/mesneviden-secmeler-i-gercek-ask.html' title='Mesnevi&apos;den Seçmeler - I (Gerçek Aşk)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TB0QdCkBl0I/AAAAAAAAAKY/NaHEt6pAr4E/s72-c/Rumi.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-8902218435055749772</id><published>2010-06-15T03:51:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T17:52:02.894-07:00</updated><title type='text'>Anayasa</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBbOi45IPXI/AAAAAAAAAKQ/V5mUcURKkuk/s1600/magna-charta.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 269px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBbOi45IPXI/AAAAAAAAAKQ/V5mUcURKkuk/s400/magna-charta.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482796695153032562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;1-) Törgiye Cümhoriyeti Devleti anayasal haklarla güvence altına alınmış bir demokratik büzzzük devletidir. zira hukuk, emmeli gömmeli herkese farklı muamele anasını saten. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;2-) Devletin yönetim şekli cumhuriyet, bir başka ismiyle 550 padişahın ve binlerce bürokratın aynı anda tahtta oturması, alayınızı da oturtmasıdır. Yiyen yiyene. Birileri arkamızda ömür boyu bafi durumudur. Hamili kart yakınımdırlar, muamelenin kralıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;3-) Resmi dili Türkçe, başkenti Ankara, tek şehri İstanbul, açılımlar diyarı Güneydoğu Anadolu terelelli şappi şappi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;4-) İlk üç madde değiştirilemez, ya da değiştirilebilir belki. Ne biliyim yani heralde değiştirilemez, kim değiştiriyo bunları Selim abi ya? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;5-) Laikçi teyzelerle Hayrunissa the Periskob ayrı ayrı kutsaldır. Dokunanın ayaklarını gıdıklarız! "Lahasümüt"sen senden kralı yok. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;6-) Cümhuriyete vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkese "Türk" denir. Bağlı olmayana da Türk denir. Alayınız Türk. Herkeşler Türk. Çııığğıktıkğh aaaağçıııığk aaalıınlağaağ.. öhöm. Ama Ermeni, Kürt, ya da Yahudi falansanız, aman ha saklayın öyle olduğunuzu. Çünkü biliyorsunuz bizde bu üç kavramın sonuna "dölü" eki getirildiğinde şahane küfür imal edilmiş oluyor. Tüüüüürgüüüüzz cümhuuuriyeetün!. öhm.. Ben türk değilim diyen varsa, anayasayı okusun. Sen o maddeye göre Türksün. göster ürksün. Kanundan iyi mi bilicen gavat? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;7-) Herkes açılım yapma hakkına sahiptir. Açılım dediğin kutsal kase gibi bişey. Gören en az bi kere avuçlamak istiyo yani. Ha dikkatli olmak lazım tabi. Saldım çayıra mevlam kayıra yaparsanız, güzelleştirecez derken içine sıçarsınız. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;8-) Tayyibus Minescum dünya güzeli bi insandır. İnkar eden suç işlemiş sayılır. "Lan mı! canın sağolsun!" diyen tedbiren oniki saat gözetim altında tutulur! Tayyibusu koruma kanununun c bendi gereğince, ilgili protestolar daha adamın ağzı açılmadan sona erdirilir. O ki uludur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;9-) "Ya benim de Kürt arkadaşlarım var" demeyenler için yasal işlem başlatılır. Hepimiz kardeşiz demeyenin vatandaşlığı iptal edilir. Oysa bütün bunları diyip M-16 dipçiğiyle çocuk dövmek birkaç maaş ikramiye ile ödüllendirilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;10-) Türk'le Türkiye'yi, Yahudi'yle İsrail'i, Müslüman'la Suudi Arabistan bayrağını birbirine karıştırmayanlar hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar ağır hapis cezası istenir. Elmalarla armutları karıştırmak vatandaşlık görevidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;11-) Düşünmek suçtur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;12-) İfade etmek hainliktir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;13-) Yazmak sırtından vurularak Agos önüne yığılmaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;14-) Ya sev yabadabaduu!!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;15-) Maç kaçtaydı hacı?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-8902218435055749772?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/8902218435055749772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/anayasa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8902218435055749772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8902218435055749772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/anayasa.html' title='Anayasa'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBbOi45IPXI/AAAAAAAAAKQ/V5mUcURKkuk/s72-c/magna-charta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-8975914824771545477</id><published>2010-06-12T00:53:00.000-07:00</published><updated>2010-06-11T14:53:41.492-07:00</updated><title type='text'>Hatırla Ama...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBKv34RIHKI/AAAAAAAAAKI/94D3vEUdWdI/s1600/hatt%27.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 356px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBKv34RIHKI/AAAAAAAAAKI/94D3vEUdWdI/s400/hatt%27.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481637070995201186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#0000EE;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,&lt;br /&gt;Ayrılık atına eyer vurdun inadına.&lt;br /&gt;Ama bizi unutma, hatırla ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar&lt;br /&gt;Yeryüzünde de var, gökyüzünde de var.&lt;br /&gt;Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen her gece ay değirmisini&lt;br /&gt;Başına yastık edince yollarda,&lt;br /&gt;Dizime yattığın geceleri, hatırla ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ey, Hüsrev'i kendine kul,&lt;br /&gt;Şîrin gibi bir nice güzeli esir eden,&lt;br /&gt;Aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim&lt;br /&gt;Ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında&lt;br /&gt;Bir aşk ovasını görmüştün hani;&lt;br /&gt;Safran dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaş-dolaş.&lt;br /&gt;Bunu unutma, hatırla ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Tebrizli Ş&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=%c5%9fems" style="text-decoration: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;ems&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;,&lt;br /&gt;Dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,&lt;br /&gt;Benim dinim senin yüzünle övünür, ey sevgili.&lt;br /&gt;Bunu unutma, hatırla ama.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:large;"&gt;Mevlana Celaleddin Rûmi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-8975914824771545477?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/8975914824771545477/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/hatrla-ama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8975914824771545477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8975914824771545477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/06/hatrla-ama.html' title='Hatırla Ama...'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TBKv34RIHKI/AAAAAAAAAKI/94D3vEUdWdI/s72-c/hatt%27.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2661528687347300888</id><published>2010-05-24T17:18:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T07:17:19.818-07:00</updated><title type='text'>Hep derim ki, "Ben insanlara güvenirim"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S_qJZtaFRaI/AAAAAAAAAJ4/tlnOwRqvaFM/s1600/sucker.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 386px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S_qJZtaFRaI/AAAAAAAAAJ4/tlnOwRqvaFM/s400/sucker.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474839371800987042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Gün gelir, asla yapmaz dediğiniz birisinin bile hem sizi, hem kendisini kandırdığına tanık olursunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Dünyanın en temiz kalpli insanı olduğunu düşündüğünüz birisi bir gün şunları söylerse size, peşinen söylüyorum lütfen inanmayın. En azından kabullenmeniz daha kolay olur bazı şeyleri sonradan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Bunun senle bi ilgisi yok, herkese karşı böyleyim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Hayır, şu an hiçbir şeyle ilgilenicek halim zaten yok. Yalnızca kendimi toplamak istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Şu saatte böyle bir şeyin mümkün olmayacağını biliyorsun değil mi Mert?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Mert sen söylediklerime, sana anlattıklarıma inanıyorsun öyle değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Kıl...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Yün!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Tüy demiş miydim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Demiştin. Ve ben tüy dediğinde bile inanmıştım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Yılmaz Özdil'leşmeye başladığımın farkındasınız di mi bu arada eheh. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;"Anne ben köşe yazarı oldum"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Hep derim ki, "Ben insanlara güvenirim" Hala güveniyorum. Zaten güvenmeliyim de. Ama en azından artık "güvenilmeyecekler" adlı listem bir kişiyi daha aldı içine. Herkese güvenip hayal kırıklığına uğradığınızda, en azından üzerine atabileceğiniz bir kırmızı "cızığınız" oluyor ve böylece rahat tutum alabiliyorsunuz insanlara karşı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Ha şimdi bu hikayedeki "mal" benim. Kimseyi suçlamıyorum herhangi bir şeyle yani. Bu arada herhalde bu kadar çok "ben" diliye konuştuğum başka bi yazı da olmamıştı. Ufaktan Canbu'laşıyorum dostlar affedin =) (Oha gülücük bile yaptım, blogun bi ciddiyeti vardı o da gitti)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Bu arada Yılmaz Özdil gibi yazmak çok hoşuma gitti, izninizle ona da seslenmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;"Yılmaz, çok güzel bi insansın biliyo musun?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;*Öyle ki..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;*Adeta bir karga boku gibi, adeta güneş yanığı gibi bu asfalta dökülmüş kuru yapraklar...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Adeta ülkemiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;* Ve işte bölünen memleketimiz, hadi buyrun burdan yakın!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Olmadı tabi Yılmaz daha güzelini yapıyo. Neyse çalışırsam olur bence o da bi gün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;Hoşçakalın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'trebuchet ms';"&gt;&lt;i&gt;"KALDI MI DOHUUĞĞĞZ!?!?"&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2661528687347300888?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2661528687347300888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/05/hep-derim-ki-ben-insanlara-guvenirim.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2661528687347300888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2661528687347300888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/05/hep-derim-ki-ben-insanlara-guvenirim.html' title='Hep derim ki, &quot;Ben insanlara güvenirim&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S_qJZtaFRaI/AAAAAAAAAJ4/tlnOwRqvaFM/s72-c/sucker.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6082618126765697417</id><published>2010-04-15T04:53:00.000-07:00</published><updated>2010-04-14T18:56:33.657-07:00</updated><title type='text'>Yani diyor ki.</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S8ZxEacUtEI/AAAAAAAAAJw/hZNcLQxgZQA/s1600/241481.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 367px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460175918864839746" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S8ZxEacUtEI/AAAAAAAAAJw/hZNcLQxgZQA/s400/241481.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;1.De ki partizanlığın dili birdir, Şüphesiz otobüsleri yakıp sağı solu taşlayan zihniyetle, "Helal olsun nası kodu yumruğu ama bilaaaader" zihniyeti aynıdır. Onlara ne büyük azablar müjdelenmiştir. De ki, Ey Adem, "ama onlar yapıyolebelebüp" sözündeki "onlar" neyse, sen de o'sun. Şiddeti yekleştirmeyip, hep "öteki"ne mahsus görenler var ya, vay onların haline.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Ey insanlar, elmayla armudu karıştıranları, ajitasyonla olayları çarpıtanları, her şeyi "tek bir bakışla" aynı potada eriten mermer fikirleri görmez misiniz? Terörist, Anarşist, Vatanperver, Kahraman, Hain gibi yaftaları sakız gibi çiğneyen bu gafilleri görmez misiniz? Vay onların haline ki, onları hesap zamanı kimse kurtaramayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;3.Şüphesiz ki Tayyib, ulular ulusudur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;4.De ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Recebi, Tayyibi ve Erdoğanıyla bölünmez bir bütündür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;5.O ki, piyasa yaşasın, sistem emsin, babalar sevinsin diye ne çileler çekmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;6.Haykır, ben öyle malım ki, "En az üç çocuk yapın" lafı ile daha çok işgücü, daha az masraf mantığı sonucu emek sömürüsünün yaygınlaşmasının hiçbir alakası olmadığına inanıyorum ve belime abanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;7.Onlar ki(haklarının gaspına direnip, kış ortasında Ankara'da yüzlerce haklı çığlığı bir araya getiren işçiler) tekere çomak sokmakla "devletin bütünlüğüne" zarar mı verecekler?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;8.Bu sözlere "uydurmadır" diye inanmayan (gafiller), size Recebin ve Tayyibin ne olduğu defalarca gösterilmedi mi? İnkara devam mı edeceksiniz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6082618126765697417?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6082618126765697417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/04/1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6082618126765697417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6082618126765697417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/04/1.html' title='Yani diyor ki.'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S8ZxEacUtEI/AAAAAAAAAJw/hZNcLQxgZQA/s72-c/241481.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-453393851328983302</id><published>2010-03-23T08:09:00.000-07:00</published><updated>2010-04-01T08:34:27.212-07:00</updated><title type='text'>Hadron Çarpıştırıcısı vs Yecüc - Mecücler</title><content type='html'>&lt;a href="http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/NTV%20Bilim/Bilim/2010/Mart/100311-LHC-t%C3%BCnel.widec.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 298px; DISPLAY: block; HEIGHT: 193px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/NTV%20Bilim/Bilim/2010/Mart/100311-LHC-t%C3%BCnel.widec.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ntvmsnbc'nin Hadron Çarpıştırıcısı'nda yapılacak yeni bir deneyle ilgili verdiği habere dair yazılan okuyucu yorumunu, noktasına-virgülüne dokunmadan sizlere ulaştırmanın haklı gururu ve mutluluğu içindeyim canlarım. May the force be with us.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;NTVMSNBC:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Büyük patlamaya 1 hafta kaldı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda proton parçacıkları 3.5 trilyon elektronvoltluk enerjiyle çarpıştırılacak.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Yorum yazabilen, bildiğin oksijen falan tüketen bir insan:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;23 Mart 2010, Salı 15:45 Birol Merdaneci (40) - Adana&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Semada oluşacak karadeliklerden yecüc ve mecüclerin istilası vuku bulursa bakalım ne yapacaksınız parçasının peşine düştüğünüz Allah size merhamet göstermez ahirette ben size diyorum burdan benim tek temennim müminlere dokunmaz onlar diye umud ediyorum&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;Editation of LOL:&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;23 Mart 2010, Salı 17:00 Fred Feed - Unknown Region&lt;br /&gt;Birol Bey, tedavi masraflarınızı üstleniyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-453393851328983302?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/453393851328983302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/03/hadron-carpstrcs-vs-yecuc-mecucler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/453393851328983302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/453393851328983302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/03/hadron-carpstrcs-vs-yecuc-mecucler.html' title='Hadron Çarpıştırıcısı vs Yecüc - Mecücler'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6579694393100283047</id><published>2010-02-13T18:50:00.000-08:00</published><updated>2010-02-13T08:51:42.138-08:00</updated><title type='text'>Skywalker'a Ağıt</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S3bXk00IOEI/AAAAAAAAAJo/iRv59MbNmSc/s1600-h/anakin.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 303px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437770627749001282" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S3bXk00IOEI/AAAAAAAAAJo/iRv59MbNmSc/s400/anakin.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Daha sekizindeydin bulduğunda Qui Gon seni&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Serpilmemiş dimağdın, oyduğunda 3po droidi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Çektiler seni galaksinin, en derin-ırak illerinden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Götürdüler Coruscant'e, ettiler yurdundan-yerinden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Qui Gon ölende, yeni pişmişti Obiwan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Eline düştün ol zeman, oldun taze padawan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Padme'ye hallendin, Count Dooku'ya bilendin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kibrini göremedin, gücünü kontrol edemedin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Genç padawan" dedi Yoda usta, sen daha çok toysun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hele biraz sabret, vakti gelince usta olucusun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ben anlamam dedi Anakin, ille de master olucam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Darth Sidious girdi kanına, goduğum sith solucan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwana haber geldi, ihanet içinde cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Birlikler emir almış, vuruyor jedi ları tek tek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Erenler eydür, Anakin girmiş Jedi Temple'a&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Doğramış ne kadar padawan, çoluk-çocuk varsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yoda usta eydür, "Git bitir bu işi"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwan çekindi önce, nasıl keseyim "kardeş"imi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sonradan anlaşıldı ahvalin vehameti,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwan çekti lightsaberı, verdi yeminini&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Volkanik bir gezegendi, vardıkları ol yer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İki jedi karşılaştı, korktu gören her er&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Anakin dedi "olmaz", ihanettir konseyin ittiği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwan dedi "etme", gaflettir bu fikrindeki&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yiğitçe bir dövüş başladı, eriyen çelik platformda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sonu şimdiden belliydi, devam edecekti korda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwan sıyrıldı en son, zıplayıverdi kenara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Anakin kaldı dımdızlak, ateşilen lavda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yapma dedi Obiwan, hakim bir tepedeyim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Davranırsan kılıcına, istemeden seni tepelerim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Anakinin ışıl gözleri, çoktandır kararmıştı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ne yana baksa içindeki, Dark Side'ın karanlığıydı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Zıplayıverdi yerinden, savurdu kılıcını&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Obiwan tek hamlede, kesiverdi bacaklarını&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Korlara düştü Skywalker, acılar içinde bağırarak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"N'aptın" dedi Kenobi, olmazdı böyle yaparak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Lavların içinde Anakin, istedi kıyıya çıkam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Acıyla baktı ardından, sonra gitti Obiwan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Böylece başlayacaktı bir karanlık hikaye,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yiğit Anakin'i götürdü Darth Sidious ellere&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Padme zillisi ölmeden Anakin'den doğurdu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kızın adını Leia, erkeğinkini Luke koydu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Anakin karanlık ellerde, operasyona alındı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yanmış kafasına, kara bir maske takıldı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ol günden beridür, kulaklarımızda aynı ses&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Anakin'in düştüğü hale hayıflanır herkes&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İmparatorluk marşı, şu bizde tın eden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kara bir ağıttır, Anakin'den gelen...&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6579694393100283047?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6579694393100283047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/02/skywalkera-agt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6579694393100283047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6579694393100283047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/02/skywalkera-agt.html' title='Skywalker&apos;a Ağıt'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S3bXk00IOEI/AAAAAAAAAJo/iRv59MbNmSc/s72-c/anakin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-1465706915065322013</id><published>2010-01-29T05:43:00.000-08:00</published><updated>2010-01-28T19:44:32.396-08:00</updated><title type='text'>Nef'i (2) (Diğer yarıma...)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S2JZktf4e-I/AAAAAAAAAJg/k_bJ7z-lOwA/s1600-h/%5E%5E+(92).JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432002587785722850" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S2JZktf4e-I/AAAAAAAAAJg/k_bJ7z-lOwA/s400/%5E%5E+(92).JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhat olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne cân bedende gam-i firkatinde râhat olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne çâre var ki firâkınla eğlenem bir dem&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne tâli'im meded eyler visâle fırsat olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem ol şeb ölürün&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne gün ki kâmetini görmesem kıyâmet olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Dil ise gitti kesilmez hevâ-yı aşkından&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nasîhat eylediğimce beter melâmet olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Belâ budur ki alıştı belâlarınla gönül&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nedir bu tâli' ile derd-i Nef'i-i zârın&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne şûhu sevse mülâyim dedikçe âfet olur&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nef'i&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-1465706915065322013?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/1465706915065322013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/nefi-2-diger-yarma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1465706915065322013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1465706915065322013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/nefi-2-diger-yarma.html' title='Nef&apos;i (2) (Diğer yarıma...)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S2JZktf4e-I/AAAAAAAAAJg/k_bJ7z-lOwA/s72-c/%5E%5E+(92).JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-8884837703254471758</id><published>2010-01-27T03:40:00.000-08:00</published><updated>2010-01-26T17:42:17.589-08:00</updated><title type='text'>Nef'i</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S1-Z5_2fUjI/AAAAAAAAAJY/wJqI678L3jU/s1600-h/NADIR-DIVAN-I-NEF-039-I-1269-1853-TAS-BASKI-NADIII__21858014_0.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431228897303679538" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S1-Z5_2fUjI/AAAAAAAAAJY/wJqI678L3jU/s400/NADIR-DIVAN-I-NEF-039-I-1269-1853-TAS-BASKI-NADIII__21858014_0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Tuti-i mu’cize-guyem ne desem laf değil &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Çerh ile söyleşemem ayinesi saf değil &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ehl-i dîldir diyemem sînesi saf olmayana &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ehl-i dîl birbirini bilmemek insaf değil &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Yine endişe bilür kadr-i dür-i güfarım &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Rüzgar ise deni, dehr ise sarraf değil &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Girdi miftâh-i der-i genc-i maâni elime &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Âleme bezl-i güher eylesem itlaf değil &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Levh-i mahfuz-i sühandir dîl-i pak-i Nef’i &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Tab’-i yâran gibi dükkançe-i sahhaf değil&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Nef'i&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-8884837703254471758?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/8884837703254471758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/nefi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8884837703254471758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8884837703254471758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/nefi.html' title='Nef&apos;i'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S1-Z5_2fUjI/AAAAAAAAAJY/wJqI678L3jU/s72-c/NADIR-DIVAN-I-NEF-039-I-1269-1853-TAS-BASKI-NADIII__21858014_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-7201830169239257085</id><published>2010-01-26T00:10:00.000-08:00</published><updated>2010-01-25T14:09:37.766-08:00</updated><title type='text'>Kendine Demokrat Laikçi Abiler, Bitiniz (!)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14UvtbrCeI/AAAAAAAAAJA/8fR9GC4OkQo/s1600-h/%C3%B6ymen.jpg"&gt;&lt;img style="WIDTH: 357px; HEIGHT: 332px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430801010537466338" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14UvtbrCeI/AAAAAAAAAJA/8fR9GC4OkQo/s320/%C3%B6ymen.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mevcut Tayyib düzeni için devamlı "sivil dikta" eleştirisi getirip, siyasal islamdan dem vuran "laikçi" arkadaşlar var ya, hani şu sürekli Chp'ye oy verip "ilerici" olduğunu düşünen zevat. "Kendine Demokrat" diye bunlara deniyo sanırım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Çünkü ne zaman söz açılsa demokrasiden, demokratik düşünceden falan, mangalda kül bırakmaz bu abilerimiz. Öyle demokrat, öyle aydındırlar bunlar. Ama yaşam pratiklerine baktığımızda nedense yalnızca ölüm yıl dönümlerinde hatırlanan bir "Uğur Mumcu"yla görürüz onları, sonra cumhuriyet mitinglerinde bir de. Sorsanız "cumhuriyet" der, "laiklik" der. "Abi demokrasi elden gidiyo" der. Ha yalnız kendilerini ne Hrant'ın katillerinin ortaya çıkarılmasını isteyenlerle omuz omuza yürürken, ne "darbelere karşı" yürürken (demokrasi diyodunuz ya canlarım? Postalı görünce dilleriniz sarkıyo ama?), ne de "Kürt Sorunu" konuşulurken piyasada görürsünüz. Sağda solda darbe planları uçuşurken bunlar yukarı bakıp elleri cebinde ıslık çalarlar. "Kendine Müslüman" deyimi işte bu cenahla beraber, bu sebeplerden "Kendine Demokrat" halini almayı başarmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14UmON7_gI/AAAAAAAAAIw/w3GRpAQWgTA/s1600-h/ar%C4%B1tman.jpg"&gt;&lt;img style="WIDTH: 417px; HEIGHT: 264px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430800847539535362" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14UmON7_gI/AAAAAAAAAIw/w3GRpAQWgTA/s320/ar%C4%B1tman.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ha bi de siyasal islam karşıtı olmayı başlı başına bi "ilericilik" olarak görüyor bunlar ya, en çok buna gülüyorum. Çünkü iş yobazlığa-dinsel tutuculuğa karşı olmakla bitiyor bu abilerimizin gözünde. Onların terminolojisiyle konuşiyim, "dinci"leri iktidardan uzaklaştırmak ilk ve öncelikli iş. Yoksa sosyal demokratlık işin ayrıntısı. Tekel işçileriyle dayanışmaymış, insan haklarıymış, faili meçhul cinayetlermiş falan tırışka. "Bizim dincileri halletmemiz lazım!" Hay dinciler girsin rüyalarınıza inşallah!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14V5Cmb3OI/AAAAAAAAAJI/a5N7Z0_gL4k/s1600-h/%C3%B6%C4%9F%C3%BCt.jpg"&gt;&lt;img style="WIDTH: 363px; HEIGHT: 246px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430802270350204130" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14V5Cmb3OI/AAAAAAAAAJI/a5N7Z0_gL4k/s320/%C3%B6%C4%9F%C3%BCt.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bazen utanmadan "solcu" olduklarını bile söylüyorlar ya, işte en çok o zaman tiksiniyorum bu hebelübelüplerden. Gerçekten de acayip solcu bu adamlar Allah sizi inandırsın! Allah'ın sizi inandırması gerekicek çünkü, başka türlü ikna olmanız zor. Her seferinde oy verdikleri über demokrat, fevkalade solcu-ilerici partilerinin üç milletvekilinin fotograflarını verdim zaten. Gündemi takip eden arkadaşlar, bu trionun ne denli demokrat (!) insanlar olduklarını bilirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bayanlar ve baylar, ya sola çekin, ya da lütfen şu arabanızı "soldan" çekin de trafik aksın. Orda burda da utanmadan "solcuyum" falan demeyin rica edicem. Adını kirletiyorsunuz "vicdanın".&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-7201830169239257085?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/7201830169239257085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/kendine-demokrat-laikci-abiler-bitiniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7201830169239257085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7201830169239257085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/kendine-demokrat-laikci-abiler-bitiniz.html' title='Kendine Demokrat Laikçi Abiler, Bitiniz (!)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/S14UvtbrCeI/AAAAAAAAAJA/8fR9GC4OkQo/s72-c/%C3%B6ymen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-300748957208086676</id><published>2010-01-14T15:27:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T17:41:21.419-08:00</updated><title type='text'>Example of cross-country analysis of two cows or Economic models for 2010</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;SOCIALISM: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 2 cows. You give one to your neighbour.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;COMMUNISM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 2 cows. The State takes both and gives you some milk.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;FASCISM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 2 cows. The State takes both and sells you some milk.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;NAZISM: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 2 cows. The State takes both and shoots you.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;BUREAUCRATISM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 2 cows. The State takes both, shoots one, milks the other, and then throws the milk away...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;TRADITIONAL CAPITALISM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You sell one and buy a bull. Your herd multiplies, and the economy grows. You sell them and retire on the income.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;SURREALISM: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two giraffes. The government requires you to take harmonica lessons&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;AN AMERICAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You sell one, and force the other to produce the milk of four cows. Later, you hire a consultant to analyse why the cow has dropped dead.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;ENRON VENTURE CAPITALISM:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You sell three of them to your publicly listed company, using letters of credit opened by your brother-in-law at the bank, then execute a debt/equity swap with an associated general offer so that you get all four cows back, with a tax exemption for five cows. The milk rights of the six cows are transferred via an intermediary to a Cayman Island Company secretly owned by the majority shareholder who sells the rights to all seven cows back to your listed company. The annual report says the company owns eight cows, with an option on one more. You sell one cow to buy a new president of the United States , leaving you with nine cows. No balance sheet provided with the release. The public then buys your bull.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A FRENCH CORPORATION: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You go on strike, organise a riot, and block the roads, because you want three cows.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A JAPANESE CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You redesign them so they are one-tenth the size of an ordinary cow and produce twenty times the milk. You then create a clever cow cartoon image called 'Cowkimon' and market it worldwide.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A GERMAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You re-engineer them so they live for 100 years, eat once a month, and milk themselves.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;AN ITALIAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows, but you don't know where they are. You decide to have lunch.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A RUSSIAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You count them and learn you have five cows. You count them again and learn you have 42 cows. You count them again and learn you have 2 cows. You stop counting cows and open another bottle of vodka.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A SWISS CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have 5000 cows. None of them belong to you. You charge the owners for storing them.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A CHINESE CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You have 300 people milking them. You claim that you have full employment, and high bovine productivity. You arrest the newsman who reported the real situation.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;AN INDIAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. You worship them.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A BRITISH CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. Both are mad.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;AN IRAQI CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Everyone thinks you have lots of cows. You tell them that you have none. No-one believes you, so they bomb the shit out of you and invade your country. You still have no cows, but at least now you are part of "Democracy"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;AN AUSTRALIAN CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. Business seems pretty good. You close the office and go for a few beers to celebrate.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A NEW ZEALAND CORPORATION:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;You have two cows. The one on the left looks particularly attractive.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-300748957208086676?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/300748957208086676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/example-of-cross-country-analysis-of.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/300748957208086676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/300748957208086676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2010/01/example-of-cross-country-analysis-of.html' title='Example of cross-country analysis of two cows or Economic models for 2010'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-5649914398012408542</id><published>2009-12-23T04:00:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T18:00:06.500-08:00</updated><title type='text'>"Meclis'imizi Tanıyalım 2009" Yılsonu Deneme Sınavı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SzF45qXg7wI/AAAAAAAAAIo/1ZPIm5vDJJo/s1600-h/tbmm.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 273px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418244758724210434" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SzF45qXg7wI/AAAAAAAAAIo/1ZPIm5vDJJo/s400/tbmm.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;1-)&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Ensar Öğüt, Canan Arıtman ve Onur Öymen triosunun birleştikleri noktalar, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak yer almıştır?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;I.&lt;/strong&gt; Her üçü de ırkçı ve faşist politika yanlısıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;II.&lt;/strong&gt; Her üçü de aynı partinin üyesidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;III.&lt;/strong&gt; Bağlı bulundukları partinin 87 yıldır değişmeyen kemikleşmiş düşüncelerini yansıtırlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;IV.&lt;/strong&gt; "Senin soyadın Davutoğlu mu, Davutyan mı?" diye soran vekil de bu triodandır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;a)&lt;/strong&gt; Yalnız I&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b)&lt;/strong&gt; I-II&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;c)&lt;/strong&gt; II-III&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;d)&lt;/strong&gt; I-II-III&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;e)&lt;/strong&gt; I-II-III-IV &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;2-) Aşağıdaki siyasi partilerden hangisi, yakın tarihte "zinanın yeniden suç sayılması" için yasa tasarısı hazırlamaya meyletmiş, ancak özellikle AB kamuoyundan gelen tepkiler üzerine vazgeçmiştir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;a)&lt;/strong&gt; Akepe&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;b)&lt;/strong&gt; AKP&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;c)&lt;/strong&gt; AK Parti&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;d)&lt;/strong&gt; Adalet ve Kalkınma Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;e)&lt;/strong&gt; A.K Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;3-)&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Aşağıdaki siyasi partilerden hangisi, siyasi hayatı boyunca milliyetçi refleksler ve tepkiler neticesinde ayakta kalabilmiştir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;a)&lt;/strong&gt; Vampir Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;b)&lt;/strong&gt; Yarasa Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;c)&lt;/strong&gt; Kan Yok Mu Kan Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;d)&lt;/strong&gt; Milliyetçi Hareket Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;e)&lt;/strong&gt; Vergazı Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;4-) "Barış, demokrasi, özgürlük" pankartlarının en çok açıldığı, aynı zamanda en çok camın çerçevenin indiği, en çok kişinin yaralandığı mitingleri, aşağıdaki partilerden hangisi gerçekleştirmiştir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;a)&lt;/strong&gt; DTP&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;b)&lt;/strong&gt; Meclisegirip Şansımızı Kötü Değerlendiriyoruz Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;c)&lt;/strong&gt; Tabanımızdanolmamasınarağmen Bizeparlementodaolmakiçin Oyverenlerinyüzünükaraçıkarıyoruz Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;d)&lt;/strong&gt; Barışyolunda Öylekararlıvegüçlüyüzki Öcalanınikidudağının Arasınabakıyoruz Partisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;e)&lt;/strong&gt; BDP&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-5649914398012408542?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/5649914398012408542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/meclisimizi-tanyalm-2009-ylsonu-deneme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5649914398012408542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5649914398012408542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/meclisimizi-tanyalm-2009-ylsonu-deneme.html' title='&quot;Meclis&apos;imizi Tanıyalım 2009&quot; Yılsonu Deneme Sınavı'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SzF45qXg7wI/AAAAAAAAAIo/1ZPIm5vDJJo/s72-c/tbmm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-365501289018161067</id><published>2009-12-08T16:04:00.000-08:00</published><updated>2010-07-08T06:31:41.455-07:00</updated><title type='text'>Aaaaayvırsııığn!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sx5eAiG1aDI/AAAAAAAAAIc/O0uDW-O2Ta0/s1600-h/iversonph_widec.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 246px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412867165394397234" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sx5eAiG1aDI/AAAAAAAAAIc/O0uDW-O2Ta0/s400/iversonph_widec.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Terbiyesiz adam! Böyle yapacağını biliyordum! Philadelphia'ya döndü. Muhtemelen bir sezonluğuna. Artık maç kazandıramaz, eskisi gibi 40-50 sayı atıp aynı maçta 18 asist yapamaz belki ama, seyirci çekip forma sattıracağı bariz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Belki takım gaza gelir de play-off falan yaparız lan? Hayır bizde de A.I 'dan geçilmiyo zaar. En az üç tane var.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-365501289018161067?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/365501289018161067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/aaaaayvrsgn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/365501289018161067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/365501289018161067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/12/aaaaayvrsgn.html' title='Aaaaayvırsııığn!'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sx5eAiG1aDI/AAAAAAAAAIc/O0uDW-O2Ta0/s72-c/iversonph_widec.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2203845574160163590</id><published>2009-11-26T15:48:00.000-08:00</published><updated>2009-11-26T05:51:27.555-08:00</updated><title type='text'>Hoşçakal "The Answer"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sw6HBERIDmI/AAAAAAAAAIU/duL6AniSoek/s1600/Ivy.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 307px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408408654913736290" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sw6HBERIDmI/AAAAAAAAAIU/duL6AniSoek/s400/Ivy.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Nba’den emekliliğimi açıklıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hayatım boyunca basketboldan ancak takımıma alıştığım şekilde yardım edemeyeceğim zaman emekli olacağımı düşünürdüm. Ancak durum böyle olmadı. Hala basketbolu çok seviyorum, oynama isteğim var ve çok iyi de oynayabilirim. En üst seviyede oynayabileceğimden eminim. Emekliliğim sayesinde eşim ve çocuklarımla daha çok vakit geçirme şansım olacak. Bu, parkede kazandığım her şeyden daha da büyük bir ödül. Hep bugün için dua etmiştim ve bu anı hayatımın en büyük hediyesi olarak görüyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Reebok çalışanlarına iniş çıkışlara dolu kariyerimin her döneminde beni destekledikleri için çok teşekkür ediyorum. Nba’de 13 harika sezon geçirdim ve buna minnettarım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dünyanın her yerindeki taraftarlarıma, tüm kariyerim boyunca benimle oldukları için teşekkür ediyorum. Siz olmasaydınız ben de olmazdım. Bana verdiğiniz desteği kalbimin derinliklerinde hissettiğimi bilmeniz gerekiyor. Teşekkür ederim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Michael Jordan, Magic Johnson, Isiah Thomas, Charles Barkley ve Larry Bird... Sizler bana vizyon ve sonsuza dek kalbimde yer alacak basketbol sevgisini kazandırdınız. Her gün basketbol oynamam için beni cesaretlendiren ve bana ilham veren annem, tüm ailem ve en başından bu yana yanımda olan arkadaşlarım. Teşekkür ederim. Lisedeki antrenörüm Michael Bailey, Georgetown Üniversitesi’ndeki antrenörüm John Thompson, Larry Brown ve diğer antrenörlerim, takım arkadaşlarım, yöneticilerim, patronlarım ve kariyerimin bir parçası olan tüm çalışanlar. Sizlere de teşekkür ederim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Memphis halkına da özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Grizzlies’teyken iç sahada hiç maç yapamadım, ancak muhteşem takım sahibiniz Michael Heisley’nin bana verdiği fırsatı ve şehrin desteğini unutmam mümkün değil. Memphis Grizzlies organizasyonuna başarılar diliyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Ve son olarak Philadelphia şehri... Sixers formasıyla harika anılarım var. Tüm Philly taraftarları, sizlere teşekkür ediyorum. Sesiniz kulağımda bir müzik gibi yankılanacak... Tanrı hepinizi korusun.&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Allen Iverson"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2203845574160163590?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2203845574160163590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/hoscakal-answer.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2203845574160163590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2203845574160163590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/hoscakal-answer.html' title='Hoşçakal &quot;The Answer&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sw6HBERIDmI/AAAAAAAAAIU/duL6AniSoek/s72-c/Ivy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6132482398958530680</id><published>2009-11-15T22:43:00.000-08:00</published><updated>2009-11-15T12:45:44.748-08:00</updated><title type='text'>Çeçenistan'daki Zulmün Tablosu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBmPjfwXVI/AAAAAAAAAIE/nSM-A_yUrtA/s1600-h/1738cecen3.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 239px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404431970257100114" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBmPjfwXVI/AAAAAAAAAIE/nSM-A_yUrtA/s320/1738cecen3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBiMMnmQNI/AAAAAAAAAHE/lbG8_a2Fpr4/s1600-h/16504.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"1994-1996" savaşında uluslararası resmi verilere göre Çeçenistan'da 100.000 insan hayatını kaybetti. Bunların yüzde 20'si çocuktu. Çeçen resmi kaynaklarına göreyse 94-96 ve 99-2002 savaşlarının toplam sivil kaybı 500.000'in üzerindeydi. Ruslar hava bombardımanlarında apartmanları, hastahaneleri, pazar yerlerini hedef aldılar. Parlemento binasının bombalandığı tek bir hava saldırısında 1000'e yakın sivil öldü. Binlerce insan kayboldu, işkenceler, tecavüzler, gasplar bizzat Rus ordusunca icra edildi. Uluslararası kamuoyu ve BM her zamanki gibi tepkisiz kaldılar. Ülkesini savunan Çeçenleri tanımlamak içinse "Çeçen Terörist" kâfiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 353px; DISPLAY: block; HEIGHT: 277px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404427194325778834" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBh5jw_wZI/AAAAAAAAAG8/phZR-ygnBeo/s400/Grozni-Caharkale.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;1999 yılında Rusya, Dağıstan'daki iç olayları bahane edip bir kez daha Çeçenistan'ı işgale başladı. Savaş 2002'ye dek sürdü. 94-96 Savaşından farksız görüntüler yine devam etti. Ruslar çeşitli operasyonlar, hava harekatları ve bireysel-spesifik cinayetlerle birlikte uluslararası resmi verilere göre 150.000 insanı katletti. Bunların 87.000'i hiçbir resmi görevi olmayan sivillerdi. 17.000'i ise bütünüyle çocuklardan oluşuyordu. İhlal edilmeyen tek bir insan hakları maddesi bırakmayan Rus askerleri cinayet ve işkencelerine son vermediler. Hiç kimse yargılanmadı, hiç kimse ceza almadı... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBiyhUmRRI/AAAAAAAAAHM/nyTobqK0cwA/s1600-h/fgj.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 306px; HEIGHT: 202px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404428172922340626" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBiyhUmRRI/AAAAAAAAAHM/nyTobqK0cwA/s320/fgj.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBjafdZkdI/AAAAAAAAAHU/zDi3MpNb1N4/s1600-h/chechnyachild3.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 327px; HEIGHT: 201px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404428859617153490" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBjafdZkdI/AAAAAAAAAHU/zDi3MpNb1N4/s320/chechnyachild3.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Tüm bunlara karşın, tüm dünyanın gözü önünde olup bitenlere rağmen, Tiyatro baskını ve Beslan baskını nedeniyle Şamil Basayev ve Çeçen direnişçiler "Bebek katili" ilan edildi. Bütün bu veriler ışığında eski Rus Meclis Başkanı Hasbulatov bir konferansta yer alan konuşmasında; "Söyler misiniz bana şimdi kim kimi öldürüyor? Terörist olan kim?" diyerek Rus devletini açıkça suçladı. 20 yıl KGB ve devamı olan FSB için çalışan ve Rusya tarafından "devlet düşmanı" ilan edilen Rus ajanı Albay Alexander Litvinenko (2006 yılında FSB tarafından zehirlenerek öldürülmüştür), her iki savaşta olanlara bizzat tanıklık etmiş birisi olarak Rus icraatlarının "Nazi Faşizminden farksız" olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBkBqSDrPI/AAAAAAAAAHc/aIujIEvCOas/s1600-h/dfgdfgd.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 344px; HEIGHT: 261px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404429532537269490" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBkBqSDrPI/AAAAAAAAAHc/aIujIEvCOas/s320/dfgdfgd.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBkRzoJ3qI/AAAAAAAAAHk/_-m_ORQXyqQ/s1600-h/dfgdfgdf.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 328px; HEIGHT: 260px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404429809923776162" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBkRzoJ3qI/AAAAAAAAAHk/_-m_ORQXyqQ/s320/dfgdfgdf.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İki savaş sonunda 200.000'e yakın kişi yaralandı ya da sakat kaldı. 190.000 kişi evlerinden ayrılmak zorunda kaldı ve mülteci oldu. "Rusya, Çeçenistan'da insanları, endüstriyi, ekolojiyi sistemli bir şekilde yok ederek tam bir devlet terörü uyguluyor. Üstüne üstlük Çeçenleri terörizmle suçluyor" diyen Hasbulatov, sürdürülen iki savaşta da bundan çıkar sağlayan üst düzey askerlerin olduğunu belirtti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;                                     &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBlUnv7aLI/AAAAAAAAAH0/Vy5v88HCUbg/s1600-h/4273_1.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 359px; HEIGHT: 238px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404430957786392754" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBlUnv7aLI/AAAAAAAAAH0/Vy5v88HCUbg/s320/4273_1.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;2002'den bu yana yaşanagelen en büyük trajedilerden birisi ise adam kaçırma olayları. Gayrıresmi bir şekilde Rus askerleri ya da işbirlikçileri tarafından her gün, her hafta bir insan ortadan kaybediliyor. Görgü tanıkları birçok defa bu kişilerin zırhlı bir personel taşıyıcıya ya da bir kamyonete bindirilip götürüldüğünü söylüyor. Gizli hapishaneler, sorgu ve işkence evleri ortaya çıkıyor. Rus resmi mercilerin, sivil gözaltıları yalanlamasına karşın, kayıpların sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Oğlu kaybolan annelere hiç kimse hiçbir açıklama yapmıyor/yapamıyor...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;                                   &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBmjDDb-0I/AAAAAAAAAIM/sL313MbvgIc/s1600-h/896_9456_31072009_8.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img style="WIDTH: 383px; HEIGHT: 254px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404432305145772866" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBmjDDb-0I/AAAAAAAAAIM/sL313MbvgIc/s320/896_9456_31072009_8.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6132482398958530680?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6132482398958530680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/cecenistandaki-zulmun-tablosu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6132482398958530680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6132482398958530680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/cecenistandaki-zulmun-tablosu.html' title='Çeçenistan&apos;daki Zulmün Tablosu'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SwBmPjfwXVI/AAAAAAAAAIE/nSM-A_yUrtA/s72-c/1738cecen3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-176217034620128248</id><published>2009-11-06T20:06:00.000-08:00</published><updated>2009-11-06T10:06:30.345-08:00</updated><title type='text'>Ahlat</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SvRlfE3Uf5I/AAAAAAAAAGs/z1cgHlXCre4/s1600-h/Mart+2008+(11).JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401053437680189330" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SvRlfE3Uf5I/AAAAAAAAAGs/z1cgHlXCre4/s400/Mart+2008+(11).JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ah ahlat. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gayrı sen "âh"ların ağacısın. Yalnızsın çünkü. Evvela erken büyür, geç olgunlaşırsın. Kasımdadır güzelliğin. Yalnızlığın yoldaşı, üç beş göçer kuştan gayrı yoktur dostun. Dedik ya âhlar ağacısın diye. Öyle bir hüzün vardır üstünde, bilirim. Bozkır rüzgarlarında, makilerin ortasında bazen. Kuş uçmaz, kervan geçmez dediklerinde... Sen ki, ancak anlayanların ulaştığısın. Ne armuda benzersin, ne elmanın tadına. Kuşlara verirsin selamını, meşeyle ardıca ulaştırsın diye. Kasımdadır hasadın. O da göçer kuşlar gelir de, senle bayram ederse elbet. Yoksa döker döker açarsın, mahzun mahzun. Diyecek yok. Sonsuza değin, naçarsın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir yakada veya öbüründe değil de, koca bir çayırın ortasındasın. Ve hep ama hep, gelip geçenin şöyle bir göz ucuyla baktığısın. Her seferinde, armud olmadığını anlayıp yüzlerini buruşturdukları. Gülersin ya hüzünle, acıya gülersin ya hani. Ah ahlatım, bilirim. Bilmez miyim kabuklarının dökülüşünü, çiçeklenişini bir taraftan inatla. Bilmez miyim... Gözümün önünden gider mi sanırsın?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bahar geldiğinde yine gözümün önünde, yine benliğimi gördüğüm o çiçekli dallarında selamını alırım. Kasımda yakandayım, döktüklerini toplarım. Vefalı da değilim ahlatım, bilirsin bir geliriim, bir gelmez olurum. Ama görürüm ya, çektiğini bilirim ya. Döküp döküp açtığını anlatırım ya hep. Güzelleş yine haydi, bak kasım da geldi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-176217034620128248?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/176217034620128248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/ahlat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/176217034620128248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/176217034620128248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/11/ahlat.html' title='Ahlat'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SvRlfE3Uf5I/AAAAAAAAAGs/z1cgHlXCre4/s72-c/Mart+2008+(11).JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-5138403209297828686</id><published>2009-10-23T21:46:00.000-07:00</published><updated>2009-10-23T11:49:38.925-07:00</updated><title type='text'>"Dünyayı 5 Dakikalığına Susturan Çocuk"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SuH5o9_WrPI/AAAAAAAAAGk/zA2ISNSlU5g/s1600-h/severn-suzuki-p.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 376px; DISPLAY: block; HEIGHT: 248px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395868310796938482" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SuH5o9_WrPI/AAAAAAAAAGk/zA2ISNSlU5g/s400/severn-suzuki-p.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Yıl: 1992. Yer: Birleşmiş Milletler Dünya Zirvesi, Rio de Janerio.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;“Merhabalar, ben Severn Suzuki, Çevresel Çocuk Organizasyonu (ECO) adına konuşuyorum.&lt;br /&gt;Biz Kanada’dan 12 ve 13 yaş gurubunda olan çocuklarız ve bir fark yaratmaya çalışıyoruz; Vanessa Suttie, Morgan Geisler, Michelle Quig ve ben. Buraya gelmek için gerekli parayı kendimiz topladık ve beş bin millik yolu, siz yetişkinlere, yöntemlerinizi değiştirmeniz gerektiğini söylemek için geldik. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Burada hiçbir gizli amacım olmadan geldim. Ben geleceğim için mücadele ediyorum.&lt;br /&gt;Benim geleceğimi kaybetmem, bir seçimi kaybetmek gibi bir şey değil. Ya da stok piyasasında birkaç puan kaybetmek değil. Ben burada bütün gelecek nesiller için konuşuyorum.&lt;br /&gt;Ben, dünyanın her tarafında çığlıkları duyulmayan ve açlıktan ölmek üzere olan çocuklar için konuşuyorum. Ben, dünyanın üzerinde gidecek başka yerleri kalmadığı için ölmekte olan sayısız hayvan adına konuşuyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ben, şimdi gün ışığına çıkmaya korkuyorum, çünkü ozonda delikler var. Havayı ciğerlerime çekerken korkuyorum çünkü içinde hangi kimyasallar var bilmiyorum. Eskiden Vancouver’da babamla balığa giderdik. Birkaç yıl önce her tarafı kanserli bir balık bulduk. Ve şimdi gezegenimizdeki hayvanların teker teker soylarının tükendiğini öğreniyoruz. Sonsuza kadar yok oluyorlar…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Hayat sürem içinde, sürüler halinde dolaşan vahşi hayvanları görebilmeyi düşlüyorum. Yabani kuşları ve kelebeklerle dolu yağmur ormanlarını… Fakat şimdi merak ediyorum bunlar benim çocuklarımın görebileceği zamana kadar bile dayanabilecekler mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Benim yaşlarımdayken böyle küçük şeyler için endişelenmek zorunda kaldınız mı? Bütün bunlar şimdi gözlerimizin önünde oluyor ve bizler, sanki elimizde sınırsız çözüm olanağı ve sınırsız zaman varmış gibi davranıyoruz. Ben sadece bir çocuğum ve bütün çözümlere tabii ki sahip değilim. Fakat farkına varmanızı istiyorum ki bütün çözümlere siz de sahip değilsiniz:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;· Ozon katmanındaki deliği nasıl onaracağınızı bilmiyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· Su akımı öldüğünde Somon balığını nasıl geri getireceğinizi bilmiyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· Şimdi soyu tükenmiş olan hayvanları nasıl geri getireceğinizi bilmiyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· Şimdi yerlerinde koca çöllerin olduğu ormanları nasıl geri getireceğinizi bilmiyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Madem nasıl onaracağınızı bilmiyorsunuz, o halde lütfen bozmaktan vazgeçin!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burada hükümetlerinizin temsilcileri olabilirsiniz, iş adamları, organizasyoncular, gazeteciler ya da politikacılar; fakat gerçekte siz annelersiniz ve babalarsınız, teyzelersiniz, amcalarsınız ve hepiniz birilerinin çocuklarısınız. Ben hala bir çocuğum ama biliyorum ki hepimiz ailenin bir parçasıyız, 5 milyar gücünde daha geniş bakacak olursak 30 milyon tür gücünde ve hepimiz aynı havayı paylaşıyoruz, aynı suyu ve toprakları. Sınırlar ve hükümetler bunu asla değiştiremez.&lt;br /&gt;Ben hala bir çocuğum ama burada aynı şeyin içinde olduğumuzu biliyorum ve tek bir dünya gibi tek bir amaca doğru ilerlememiz gerekir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kızgın olsam da kör değilim, korku içinde olsam da dünyaya nasıl hissettiğimi söylemekten korkmuyorum. Benim ülkemde çok fazla israf var. Satın alıyoruz ve atıyoruz, satın al ve at gitsin ve kuzey ülkeleri henüz yoksul olanlarla paylaşmıyor. İhtiyacımızdan fazlasına sahip olmamıza rağmen, zenginliğimizin bir miktarını kaybetmekten korkuyoruz.&lt;br /&gt;Paylaşmaktan korkuyoruz…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kanada’da ayrıcalıklı bir yaşam sürüyoruz. Çokca yiyeceğimiz, suyumuz ve barınağımız var. Saatlerimiz, bisikletlerimiz, bilgisayarlarımız ve televizyonlarımız var. Bu listeyi bitirmek iki gün alabilir. İki gün önce burada Brezilya’da, sokakta yaşayan çocuklarla birlikte vakit geçirdik ve gerçekten şok olduk. Bu çocuklardan bir tanesi şöyle dedi: “Keşke zengin olsaydım. Eğer zengin olsaydım, bu sokaklarda yaşayan bütün çocuklara yiyecek, elbise, ilaç, sığınacak bir çatı, sevgi ve şefkat verebilirdim.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Sokakta yaşayan ve hiçbir şeyi olmayan benim yaşımdaki bir çocuk paylaşmaya bu denli gönüllüyse, neden biz her şeye sahip olanlar hala bu kadar açgözlüyüz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Benimle aynı yaşta olan bu çocukları düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum, nerede doğmuş olduğunuz nasıl da büyük farklar yaratıyor. Ben de onlardan birisi olabilirdim, Rio’nun Favellas bölgesinde yaşayanlardan. Ya da Somali’de açlıktan ölmek üzere olanlardan birisi olabilirdim. Ortadoğu’da savaş kurbanı olanlardan birisi veya Hindistan’da bir dilenci…&lt;br /&gt;Ben henüz sadece bir çocuğum, ama savaşlar için harcanan onca para yoksulluğun ve çevresel çözümlerin bulunmasında kullanılsa, dünyanın nasıl harika bir yer olabileceğini biliyorum.&lt;br /&gt;Okullarda, hatta anaokullarında bile bize nasıl davranacağımızı öğretiyorsunuz:&lt;br /&gt;· diğerleriyle kavga etmeyin,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· çalışkan olun,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· diğerlerine karşı saygılı olun,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· dağıttığınızı toplayın,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;· diğer canlılara zarar vermeyin,&lt;br /&gt;· paylaşın, açgözlü olmayın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Peki madem öyle, bize yapmamamızı söylediğiniz şeyleri neden sizler yapıyorsunuz?&lt;br /&gt;Bu toplantıya katılan sizler sakın unutmayın bunu kimler için yaptığınızı, bizler sizin kendi çocuklarınızız. Nasıl bir dünyada yetişeceğimize sizler karar veriyorsunuz. Ebeveynler çocuklarını rahatlatabilmek için “Her şey güzel olacak” diyebilmeli ve “Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz” ve bir de “bu dünyanın sonu değil”… Ama artık bunları söyleyebileceğinizi sanmıyorum. Sizin öncelikler listenizde bile yer alabiliyor muyuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Babam her zaman “Sen yaptığın şeysin, söylediğin değil” der ve sizin yaptıklarınız geceleri beni ağlatıyor.&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Siz yetişkinler bizleri sevdiğinizi söylüyorsunuz. Size meydan okuyorum, lütfen yaptıklarınız sözlerinizi yansıtsın…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25013491/"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;http://www.ntvmsnbc.com/id/25013491/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-5138403209297828686?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/5138403209297828686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/dunyay-5-dakikalgna-susturan-cocuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5138403209297828686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5138403209297828686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/dunyay-5-dakikalgna-susturan-cocuk.html' title='&quot;Dünyayı 5 Dakikalığına Susturan Çocuk&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SuH5o9_WrPI/AAAAAAAAAGk/zA2ISNSlU5g/s72-c/severn-suzuki-p.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-9097845134746442007</id><published>2009-10-17T23:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T13:56:56.454-07:00</updated><title type='text'>Gördüğüne İnanma (Ulus Baker'in anısına)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Stovi36QbHI/AAAAAAAAAGc/COkhBd36M_g/s1600-h/ulus-baker.png"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 376px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393675779899944050" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Stovi36QbHI/AAAAAAAAAGc/COkhBd36M_g/s400/ulus-baker.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Geçmişin hayaletleri arasında değiliz. Ölmemişse Ulus yaşıyorsa aramızda, dilimizde, en önemlisi kalbimizin en titrek ama en kuvvetli odacığında, O'ndan her dem bahsetmek gerekir. Ayaklarında ayakkabısı olmayan bir çocuk sokakta geziyor gecenin bir yarısı. Kalbin ince bir sızı içinde kalmış. Naif ve Kırılganlaşıyorsun gayri ihtiyari. Zamanın gelmişse gözlerin doluyor. Ve düşünüyorsun o çocuğun neden bu hale geldiğini, nasıl bu hale geldi dünyamız. Düşünüyorsun bir yandan hani. Elini uzatasın geliyor yardım için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki sonra şimdinin hayaletleri geliyor başucuna. Anası nerde diyorsun, babası yok mu bunun. Tinerci kesin. Tehlikeli aslında gece yarısı sokakta dolaşması. Polisi arayayım mahallede bi şeyler çalar bu.... Uzar gider gördüğüne inandığın için. Kalbinin sesini dinlemediğin için gördüklerine gösterilerilenlere ram olduğun için kalbinin o sızısı sana ayıp gelir. Arabesk gelir. Absürd gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kalp sızısı aslında kurtaracakken bir sürü şeyi sen sertleştirmek istiyorsun. O sızı aslında en sağlam metalken dağıtmak için bu zülmü - bu çarkı sen silkinip ipek bir zırha bürünüyorsun kuvvetli olmak için. Gördüğüne inandın: o çocuklar tehlikeli."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=anaresk"&gt;anaresk&lt;/a&gt;, 25.09.2009 03:16&lt;br /&gt;sozluk.sourtimes.org&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-9097845134746442007?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/9097845134746442007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/gordugune-inanma-ulus-bakerin-ansna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/9097845134746442007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/9097845134746442007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/gordugune-inanma-ulus-bakerin-ansna.html' title='Gördüğüne İnanma (Ulus Baker&apos;in anısına)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Stovi36QbHI/AAAAAAAAAGc/COkhBd36M_g/s72-c/ulus-baker.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6267548537606231856</id><published>2009-10-11T19:15:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T09:15:59.442-07:00</updated><title type='text'>Seyyah Kethûda Çelebi'nin Mâ'cerâları "Episode-2"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/StIElJCIGGI/AAAAAAAAAGU/YDDZJ9p1zr8/s1600-h/peacepipemh9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391376740042414178" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 328px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/StIElJCIGGI/AAAAAAAAAGU/YDDZJ9p1zr8/s400/peacepipemh9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;29 Eylül 1790, Sabah, St Martha Kayalıkları.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dün sabah müthiş bi sevinç yaşadık cümbür cemaat. Meğer biz hakikaten de Bahamalar yolundaymışız. Amerika'ya varacağımızı eninde sonunda biliyordum, ama daha güneyde muhtemelen Barbados civarında karaya çıkacağımızı düşünüyorduk Cevahir'le. Dün sabah o dört çatallı çamı görüp, yanındaki şelaleyi farkedince Bahamalar'a vardığımızı anladım. Şaka gibiydi. Hemen Cevahir'le Nicholası çağırdım bağırıp. Tayfalar'a "Geldik olum Allahıma geldik!" diye nağralar atıyordum. Herkes sevinçten birbirine sarıldı. Nicholas da kaybolduğumuzu biliyor, ama bize çaktırmıyormuş meğerse. "Kaptan" dedi. Vallaha iki haftaya daha düze çıkamasaydık, senin götü dişlemeye yemin etmiştim dedi. Ben de "ulan seni keraneci" diye gülerek vurdum ensesine. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şu an St.Martha kayalıklarındayız. Bölgedeki yerliler bizi görünce telaşa kapıldılar. Ama hala yaşadığını umduğum kabile reisleriyle geçmişten kalma bi hukukumuz olduğundan çok tasa etmedim. Üç-beş kopil geldi yanımıza, yamyamcamı konuşturdum, gidin çağırın reisinizi ibneler diye bağırdım. Cevahir'le Nicholas yerli dilini nerden ögrendiğimi sordular. Ben de "daha evvel bunlarla beş yıl yaşamışlığım var" diye yanıtladım. Halbuki sekiz yıl önce daha çok genç bi denizciyken aynı yerde esir düşmüş, üç ay boyunca bi kafeste göt oğlanı gibi sağa sola gezdirilirken öğrenmiştim üç beş kelam. Daha sonra araya diplomatlar falan girmiş, beni salıvermişlerdi. Reisleri taşşaklı adamdı, ama alkolü alınca yavşağın teki oluyordu ihtiyar. Hastasıydı romun-şarabın. Selanik'ten getirdiğim iki kasa meyve şarabı vardı. Gelir gelmez şarap sordu bana zaten hayvan herif. Ulan dedim Honulu, senin yatacak yerin yok pis herif. Benim hafif sinirlendiğimi görünce hemen yavşadı. "Ah devrem nerelerdesin sen ya, gel hele otur bişeyler yedirek size" dedi. Şarapları koydurttum önüne. Gözleri fırladı yerinden godoş herifin. Sonra tayfalar, ben, Nico, Cevahir hep beraber oturduk sofraya...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Akşama doğru bunlar başladılar şarapları götürmeye. Biz de Cevoyla gemiye geri döndük. Tamir edilmesi gereken bazı şeyler vardı. Reisin verdiği ananasla avakadoları depoya taşıdık. Tayfaların bi kısmı da dinlenmek için izin isteyip gemide kaldılar. Biz de geri dönüp şenliğe katılalım dedik. Ulan bir baktık bizim Nicholas ateşin etrafında dans eden manitaların arasına kaynamış, kur yapıyo. Vay dedim köftehora bak. Cevo da manitaları görünce aklı gitti. Bir yıldan fazla zamandır denizlerdeyiz. Elimize hatun eli değmedi. Tayfalar dahil hepimiz çok fena durumdayız. Yol boyu güvertede götçülük başlıycak diye ödüm koptuydu. Allahtan kimse kimseye sulanmadı da bi kaza bela çıkmadı. Umuyorum burdan manita kaldırırlar, yoksa korkarım beni s.kecek kitapsızlar. Reisin yanına gidip konuştum, Topu topu yirmi kişiyiz dedim. Tayfalara bi güzellik yaparsın dedim. Birden sesini yükseltip "pezevenk miyim lan ben" diye çıkıştı. Elini omzuna attım. Bak dedim Honulu, biz eski dostuz. Bu tayfalar bir yıldır denizlerde. Burda sevişmezlerse, yeminliler seni s.kicekler dedim. Daha az önce duydum, kendi aralarında "reisin bıngıldaklar da kütür kütürmüş" diye konuşuyolardı. Durum vahim devrem dedim. Reis ben öyle anlatınca epey gözü korktu. İki tane herif çağırdı, bunlara emirler yağdırdı yolladı. Sabah olurken bizim tayfalar manitaları takmışlar kollarına hindistan cevüzü ağacı gölgesi arıyolardı. Kriz çözüldüğü için mutluydum. Cevoyla Nico ya da destur verdim gitti ibneler eheh.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Buraya daha evvel geldiğimde esir düştüğüm zaman beni koruyup kollamış bi Maigu ustam vardı. Yanına uğrayıp elini öptüm. Yamyam mamyam ama çok kalender adamdır Maigu usta. Bana en son yaptığı arbeleti gösterdi. Bi s.ke benzediği yoktu ama, yaşlı adamdır morali bozulmasın diye "usta on numara olmuş piyüüüü vay vay vay..." diye numara çektim. Yanına bi şişe rakı bıraktım, helallik aldım. Herhalde bikaç gün daha burdayız. Tayfalar iyice dinlensinler. Ben de reisi yolayım biraz Nassau'ya gitmeden. Epey tropik meyvemiz var aslında. Ama yine de gelmişken iyi yolmak lazım keraneciyi. Pinti herifin tekidir çünkü, çıkarı yoksa hayatta yanaşmaz. Pirinç de var ibnenin ambarlarında biliyorum. Biraz da pirinç alırsak depoyu doldurucaz inşallah. Vakit buldukça yazıyorum. Yerli manitalardan biri su ısıttıydı, bi duş almaya gidiyim, gohuyorum artık pislikten. Yazarım yine canım benim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6267548537606231856?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6267548537606231856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar_11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6267548537606231856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6267548537606231856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar_11.html' title='Seyyah Kethûda Çelebi&apos;nin Mâ&apos;cerâları &quot;Episode-2&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/StIElJCIGGI/AAAAAAAAAGU/YDDZJ9p1zr8/s72-c/peacepipemh9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2481827128601679107</id><published>2009-10-05T20:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-05T14:43:23.112-07:00</updated><title type='text'>Seyyah Kethûda Çelebi'nin Mâ'cerâları "Episode-1"</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Ssoy6zMXxFI/AAAAAAAAAGM/5hg3sBI4DL8/s1600-h/eskigemi%2520(3)_jpg.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389175889858118738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Ssoy6zMXxFI/AAAAAAAAAGM/5hg3sBI4DL8/s400/eskigemi%2520(3)_jpg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Kaptan ne yöne gidiyoruz? Allahını kitabını seviyosan bişey de ya!&lt;br /&gt;- Kaptan kaptan! Yeter lan. Nereye gidiyomuşuz. Kaptan da navigasyon aleti zaten mına koyim.&lt;br /&gt;Ne biliyim olum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 Eylül 1790, Öğlen saatleri, Atlantik'te bi yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemiyle Selanik'ten ayrılalı tam 13 ay oldu. Ve biz Lizbon'u geçtiğimizden beri yönümüzü kayıp etmiş, bir oraya bir buraya savruluyoruz. Aylar boyudur yol alan sefil denizcileriz. Konstantiniyye'den getirttiğim Macar yapımı pusulayı martılar denize düşürdü. O Nicholas ibnesine dedim. Şu agzına sıçtımının pusulasını balıklarla aynı yere koymayın dedim. Hayvaonğlu hayvan martılar balık çalıcam derken denize düşürdüler pusulayı. Gitti caanım alet. Elimizde eski bir harita. Dolanıp duruyoruz mına koyim. Bi seyir katibim Cevahir biliyo kaybolduğumuzu. Tayfalar bi bilse var ya, ağzımıza sıçarlar ağzımıza. Her gördüğümüz kayacığa, her ada parçasına bi isim takıyorum. Aha diyorum burası Melany koyu, aha berisi Lincoln Town. Adamları daha ne kadar kekliycem bilemiyorum. Garipler Lizbon'dan beri Bahamalar yolunda olduğumuzu sanıyorlar. Bir iki tanesi bizim Cevahirle konuşmalarımızı duymuş. Geçen kamarama geldiler. "Kaptan biz şu an Bahamalara gidiyoruz di mi?" gibisinden mırın kırın ettiler. Hemen bağırıp çağırdım. Ulan dedim, sizin gotünüzde don yoktu sizi buraya tayfa yaptım. Alayınızı ben besliyorum diye söylendim. Bakın yarın bi gün ölücem, bu gemi size kalacak. Bu çarkı siz çeviriceksiniz dedim. Arkamı döndüm, gözlerimden yaş geliyomuş gibi elimle hayali yaşlarımı silme numarası yaptım. Kaptan ver elini öpiyim diye atladı biri, çık git burdan Bors diye çıkıştım. Ben sizin geleceğinizi düşünüyorum oğlum dedim. Yolladım bunları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırtınalardan yırttıkça Nicholas'la beraber yön belirlemeye çalışıyoruz. rotayı batı yönünde tutuyoruz. Ama birkaç fırtınadan sonra günlerce şuursuz yol aldığımızdan, Nerelerdeyiz bilmiyoruz. Tahminim Güney Amerika sahillerine ulaşıcaz rabbim izin verir de yaşarsak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemide şimdilik erzak bol. Altı gündür fırtına da yok. Kuvvetli keşişlemeyi aldık arkamıza, şişirdik yelkenleri gidiyoruz anasını satıyım. Allah büyük ya varırız bi yerlere yine. En son iki hafta önce bi adaya denk geldik. Girdik muzdu, yabani ottu. Ne varsa topladık koyduk sandıklara. Tayfa tayfa değil karınca sürüsü şerefsiz herifler. Ulan hepi topu yirmi kişi bi taburluk yemek yiyo ibneler ya. Hele bi Martiguez var, koduum şişkosu. Ulan sabah kahvaltısında alayımız peksimete takılırken, bi baktım herif arkada muz sandıklarını boşaltıyo. Ensesine bi Osmanlı tokadı yerleştirdim lavuğun, iki seksen uzandı yere. Ulan dedim bu kadar adam eşek başı mı da peksimet yiyo. Ya işte kaptan da, üç gündür boğazımdan yemek girmedi de, Farenjitim de bilmem ne. Allahım yarabbim yaresulullah ya. Biz 13 aydır denizde fırtınalarla, adalarda yerli denen ibne evlatlarıyla boğuşuyoruz. Bu adam bana farenjitim diyo. Çok kızdım günlük çok. Hiç sorma. Verdim sopayı, yolladım aşağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik deniz sakin, tayfaların karnı doydu uyukluyolar. Ben de Cevahir'le pişpirik atıyorum. Haritayı önümüze alıp ülke fethetmece falan oynuyoruz. Yine yazarım Allah izin verirse. Öpüyorum canım benim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2481827128601679107?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2481827128601679107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2481827128601679107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2481827128601679107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/10/seyyah-kethuda-celebinin-maceralar.html' title='Seyyah Kethûda Çelebi&apos;nin Mâ&apos;cerâları &quot;Episode-1&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Ssoy6zMXxFI/AAAAAAAAAGM/5hg3sBI4DL8/s72-c/eskigemi%2520(3)_jpg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3625495274961093366</id><published>2009-08-18T21:23:00.000-07:00</published><updated>2009-08-18T11:25:46.694-07:00</updated><title type='text'>"Byzantion / Nova Roma / Konstantiniyye / Pâyitaht / İstanbul"</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoruAniMsxI/AAAAAAAAAGE/9QpnDQQ695I/s1600-h/Constantinople.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371367199972569874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 292px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoruAniMsxI/AAAAAAAAAGE/9QpnDQQ695I/s400/Constantinople.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Heyhat!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Patetesli börek 1.5 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;50 cl Efes 3.5 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Akbil ikinci basım ücreti 1.5 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bir metreden Bandista konseri, paha biçilemez =)&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bir adet dört toplu dondurma 2 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İki porsiyon su böreği 4 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İki büyük iki küçük çay 8 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Çengelköy'de Boğaz'a nazır bir kahvaltı, paha biçilemez =&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Akbil ilk basım ücreti 80 kuruş&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Yenikapı-Kadıköy feribotu 6 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Çatlak gevrek 75 kuruş&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Boğazın sularında Adalet Kasrının seyri, paha biçilemez =J&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir şişe Hamidiye suyu 50 kuruş&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir kutu kola 1.2 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;fotoğraf makinesi için pil 4 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sultanahmet'te mest olmak paha biçilemez =}&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İzmir Bandırma tren bileti 13.75 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bandırma - İstanbul feribot bileti 25 lira&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Konstantiniyye'nin güzelliğini Nida ve Sedef'in yarenliğinde keşfetmek, pahası mı kaldı? =]&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;*****&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;(Bugün de gezelim görelimin reklamını yapayım dedimdi)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3625495274961093366?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3625495274961093366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/08/byzantion-nova-roma-konstantiniyye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3625495274961093366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3625495274961093366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/08/byzantion-nova-roma-konstantiniyye.html' title='&quot;Byzantion / Nova Roma / Konstantiniyye / Pâyitaht / İstanbul&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoruAniMsxI/AAAAAAAAAGE/9QpnDQQ695I/s72-c/Constantinople.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-8108418491266236569</id><published>2009-08-11T02:15:00.000-07:00</published><updated>2009-08-10T16:17:55.368-07:00</updated><title type='text'>Türk Polisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoCp-lyYI4I/AAAAAAAAAF8/BuGGHwA7lWg/s1600-h/orant%C4%B1l%C4%B1+(!!!)+g%C3%BC%C3%A7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368477648586023810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 325px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoCp-lyYI4I/AAAAAAAAAF8/BuGGHwA7lWg/s400/orant%C4%B1l%C4%B1+(!!!)+g%C3%BC%C3%A7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Malzemeler:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir grup cevval adam&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir tutam otorite&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir tutam statüsel kıyak vaadi&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir baş cop&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*İki panzer su&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Üç kaşık biber gazı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir adet kask&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bir adet tabanca&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bolca ırkçılık baharatı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bolca devleti insandan önde tut sosu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Dört kaşık itaat şerbeti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Birinci kalite orantısız güç.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hazırlanışı: Hepsini bir araya getirin, başka bir halt olmaz zaten.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-8108418491266236569?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/8108418491266236569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/08/turk-polisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8108418491266236569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8108418491266236569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/08/turk-polisi.html' title='Türk Polisi'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SoCp-lyYI4I/AAAAAAAAAF8/BuGGHwA7lWg/s72-c/orant%C4%B1l%C4%B1+(!!!)+g%C3%BC%C3%A7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-8561159970721968690</id><published>2009-07-31T02:52:00.000-07:00</published><updated>2009-07-30T16:54:27.755-07:00</updated><title type='text'>Galatasaray'da Neler Oluyor? (3)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SnIm0u5tPjI/AAAAAAAAAFs/hjXdhg6_arc/s1600-h/haldun_ustunel43677.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364392793536806450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 326px; CURSOR: hand; HEIGHT: 238px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SnIm0u5tPjI/AAAAAAAAAFs/hjXdhg6_arc/s400/haldun_ustunel43677.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Heyhat!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne güzel kadro kurduk be yavrular!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İş malzemeyle olmuyor, aşçısına bakacaksın pişen yemeğin diyenler için de üşenmedik Rijkaard'ı getirdik. E yalnız her şey bu kadarla da bitmiyor. Bir de bu mutfağın ait olduğu bir bina var. Bina her yere borçlu, binbir türlü derdi var. Ama içinde ve dışında isteyen, inanan insanlar var. O halde neden olmasın güzel bir akşam yemeği ziyafeti ha canlarım?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir-iki ay kadar evvel yazdığım yazıda da söylemiştim, bu takımın bir santrafora ihtiyacı var diye. Hala söylüyorum. Baros her zaman çok iyi olmayabilir ve her zaman yanındakilerce iyi beslenemeyebilir. Ona bir yardımcı, en azından bir alternatif lazım. Çünkü zor günlerimiz olacak ileride. Ve olası bir sakatlıkta bu adamın yerine koyabileceğimiz doğru düzgün bir striker'ımız yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onun dışında sizin için paintte kadromuzu hazırladım, aha da paragrafın altına koyuyorum. Her şey hemen hemen tamam gibi. Keita-Kewell ikilisinden ancak bir tanesinin Rijkaard'ın düşündüğü sistemde oynayabileceğini varsayarsak da, yedek kulubemiz güçlenecek. Ha başka alternatifler de bulunabilir neden olmasın. Kadroda yalnızca birkaç tereddüt ve eksiklikten bahsedebiliriz. Elbette her şey mükemmel olmak zorunda değil. Ama yine de geçen sene en az bir onbir daha çıkaracak kadar fazla ve kaliteli bir yığın futbolcumuzun aynı anda sakatlandığını unutmayalım. Hatta ve hatta dört stoperimizin dördünün birden olmadığı maçları hatırlayalım. Hani Kewell'ın ve Mehmet Topal'ın stoper oynadığı maçlar...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364404706785581970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 416px; CURSOR: hand; HEIGHT: 263px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SnIxqLNjW5I/AAAAAAAAAF0/0Q6ItpiILs4/s400/ads%C4%B1z.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi bu kadro sadece bir şablon. Eğilip bükülebilir, yerler değiştirilebilir. İşin formasyon-taktik kısmına hiç girmiyorum. O kadarını yorumlamak için çok kalifiye sayılmam. Şimdi kale tamam bir kere. Akşamki maçtan itibaren Leo kaleyi aldı. Bi daha da bırakmaz gibi görünüyor şimdilik. Sol bek Hakan Balta, sonsuza dek orada kalacak gibi zaten. Allah daim eylesin. Servet de değişmeyen stoperimiz. Yalnız yanında Gökhan'ın oynaması demek, tandemi iki ağır adama emanet etmek demek ki, hakikaten göte getirebilir takımı olası bi bocalama anında. Bana sorarsanız iyileşip form tutmaya başlayacak bir Emre Güngör, yine kronik sakatlıklarına geri dönmezse Servet'in yanında kapar yerini. Ha olmadı Emre Aşık gibi bir istikrar abidesi var. Zan'la Servet'i yanyana oynatmaktansa yalnızca Servet'i oynatıp yanına Emreler'den birini takviye etmek en mantıklısı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sağ bekteki durumumuz destansı olduğu için çok fazla bahsetmeyeceğim, çarpılırım neme lazım. Elimizde Sabri Sarıoğlu diye bir fenomen var. Gattuso'nun yandan yemişi kendisi. Hırs desen bunda, azim desen bunda. Doksan dakika keklik gibi koşuyor canına yandığım. Hani ayağına denk getirirse de kodumu oturtuyor kaleye. Yalnız sorun da o zaten. "denk getirirse". Yoksa topu diğer yarımküreden alır getirirsiniz... Defansif yönünü biraz daha geliştirmesini beklemek çok mu hayalcilik, bilemedim ki... Yerine her an Lucas Neill gelebilir haberiniz olsun. Gerçi para da kalmadı ya...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Uğur Uçar... Ah yavrum ah. Son iki senede en çok üzüldüğüm şey bu çocuğun sakatlanmasıydı. Tam da "Gökhan Gönül'ün bile pabucunu dama atacak bir sağ bek geliyor" diyorduk ki, katil Konya zemininin maktülü oldu. Sonra bir de Galatasaray Sağlık ekibi mahvetti kendisini. Bir oyuncunun sakatlığı 13 ay sürer mi ya?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Elano'nun forvet arkasında oynaması hemen hemen kesin gibi. Yalnız bir süre daha orayı, sezonun başından beri o mevkiiyi hasbel kader idame ettiren Arda'ya emanet edeceğiz. Elano'nun takıma adaptasyonu en az bir ay sürecektir, kezâ Keita için de böyle durum. Arda da oyunu daha iyi okuduğu, kendisini daha iyi hissettiği sol açığa yerleşecektir büyük ihtimalle. Hem futbola Ronaldinho'nun zamanında kazandırdığı bir "LCAM" mevkii var. Hah işte, Arda da tam onun adamı. Göynünce gezinsin dursun ön alanda.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sağ açıkta eğer gerçekten dedikleri kadarsa Keita'yı göreceğiz muhtemelen. Gerçi daha çok işi var yapacak. Form tutması, adapte olması zaman alacak gibi. Bu da Kewell'la o bölgede bir forma savaşı verecekleri anlamına geliyor. Aslına bakarsanız Kewell'ın asıl yeri sol açıktır. Ancak şanssızlığı orada Arda'nın fink atıyor olması. Garibim de ne yapsın sağda oynuyor. Aslına bakarsanız adam tam bir görev adamı olduğu için sağ kanadı da gayet iyi kullanıyor. Zaman zaman Arda'yla kanat da değişiriyorlar oyun anında. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İleri uçta Baros'tan gayrısını düşünemeyük zati. Aslanlar gibi mücadele ediyor, adam geçiyor, zorluyor, içeriyi karıştırıyor. Aldı mı da çakıyor golü ibiş. Daha ne istiyonuz lan?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son olarak beni bu sezon en çok düşündürecek mevkii olan oyun kurucu/ön libero kısmısına gelelim. Şimdi mevcut sistemde iki ön libero oynuyoruz. Topal henüz sakat. Dolayısıyla yerine emaneten Mustafa Sarp bakıyor. Ama iyileştiğinde burayı geri alacaktır. Ayhan'ın yeri garanti. Ancak şöyle bir problemimiz var. Mehmet Topal kuşkusuz şu an o mevkiideki en iyi oyuncu. Yalnız Topal tek başına oynadığı zaman ancak yüzde yüz verimli olabilen bir adam. Yani ön libero mevkiinde partnersiz olduğunda ve bütün sorumluluğu üzerine aldığında iyi işler çıkarıyor. Yanına bir partner geldiğinde biraz bocalıyor, alanı daralıyor ve verimi düşüyor. Ayhan'ın hiç böyle bir problemi yok. Yine de tahminim Ayhan'la yan yana oynayacakları yönünde. Umarım uyum sağlarlar 4-3-3'e.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Linderoth'dan bahsetmeyeceğim bile. Çok kaliteli bir futbolcuydu. Yaşadığı sakatlıklar büyük talihsizlik oldu hem onun hem bizim için. Artık eski formunu bulup Ayhan'a ya da Topal'a alternatif olabileceğini düşünmüyorum. Muhtemelen yine sakatlıkla uğraşacak ya da kulübeye hapsolup devre arasında bir yerlere kapağı atmaya çalışacak. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadro hemen hemen böyle. Çok iş yapar gibi görünüyor ama takım olabilmek, öyle de kalabilmek önemli. Umarım başarırız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Unutmadan başlık resmine atıfta bulunalım. Kız istemeye gidecekseniz, mutlaka Haldun Üstünel'i de alıp öyle gidin kardeşim. Vermeyen babayı da kızla birlikte alır getirir eve.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"IN HALDUN WE TRUST"&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;=) Selametle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-8561159970721968690?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/8561159970721968690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/galatasarayda-neler-oluyor-3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8561159970721968690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/8561159970721968690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/galatasarayda-neler-oluyor-3.html' title='Galatasaray&apos;da Neler Oluyor? (3)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SnIm0u5tPjI/AAAAAAAAAFs/hjXdhg6_arc/s72-c/haldun_ustunel43677.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3297763792715760825</id><published>2009-07-24T02:27:00.000-07:00</published><updated>2009-07-23T16:28:09.648-07:00</updated><title type='text'>Karamsarlık Üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Smjx4EG_oDI/AAAAAAAAAFc/mQyFI66UCOc/s1600-h/karamsar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361801301862621234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 323px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Smjx4EG_oDI/AAAAAAAAAFc/mQyFI66UCOc/s400/karamsar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Gün olmuş, duru ve sessiz bir duman gibi karışmışsın gökyüzüne. Bir sigara dumanı, motordan çıkan bir mazot buharı olmuş bedenin. Karanlık yollarda yol almış, nice ışıklar görüp yetişememişsin ardından. Bir de şarkılar geliyor kulağına eski yalnızlıkların kokusunu kucaklayıp; "döndüm sana kardeşim" diyor, içten ve buruk bir sesle. Selamlayıp kokluyorsun şarkıları, sahipleniyorsun yeniden. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kaldıramadan kafanı devam ediyorsun yola. Oysa yukarıdan kırlangıç sürüleri geçiyor cıvıl cıvıl bağrışlar içinde. Başını kaldırıp dokunmak istermişcesine birisinin kuyruğuna, sıkıyorsun kendini. Kuş oluyorsun, su olup akıyorsun yanlarına. Uçuyorsun elinden geldiğince, dişlerini sıktığın ölçüde uçuyorsun kendi zihninin yamaçlarında. Vadiden süzülen kartal olduğunu düşlüyorsun. Aşağıda Madrid sokakları; Caso de Campo'nun yanan evlerini, Can veren doktorlarını, aydınlarını, şairlerini görüyorsun. Yüreğin kanıyor... Kırmızı bir karanfil oluyor, iki yanına düşürdüğün siyah bir atkıya kesiyorsun. Derken yere inip yolunu gözlemeye devam ediyorsun şarkıların. Tren yolunun yanından geçerken çelik-çomak oynayan çocuklar görüyorsun. Ellerinde sopalar, uçana kaçana vuruyorlar. Sanki vurdukları değnek değil de, yok olup giden gelecekleri gibi. Doğudan batıya dizili, bacalarında dumanı eksik evler sağ yanında. Zerre gürültü yok içlerinde. Bir şen şakrak kahkaha, bir ağlama sesi dahi duyamıyorsun. Yürüyüp gidiyorsun güneşi alıp koynuna. Damağın kurumuş, dudakların çatlak. Bir su sesi lazım sana, hem de şarıl şarıl. Kapıları olmayan evlere vuruyorsun kendini. Duvarları yumrukluyorsun. Hâlin bitap! Sonunda su veren de yok, olmayan kapıyı açıp söven de. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Güneş batarken, aslında hiç aydınlanmamış olduğunu anlar gibi sokakların, ağzında küfürler, fener oluyorsun dibi görünmeyen kuyulara. Yorgun bedenin karışmış atmosfere çoktan. Artık bilinmezliklerde kuyu aydınlatan fenersin. Kayanın birisine yaslıyorsun sırtını. Bir türküye başlıyorsun yüksek sesle. Tek gördüğün ağzından çıkan buhar ve karanlık bir orman. Kimse de yok ya, başlıyorsun bağıra bağıra söylemeye: "Arabaya taş koydum ben bu yola baş koydum. Seni gelecek diye bir yanımı boş koydum..." Yine kareler geçiyor gözünün önünden, bir gülüşü görüyorsun, bir kokuyu alıyorsun. Bir de bakmışsın gözünde yaşlar. Damlayan hayaller, umutlar, eriyip giden bir yaşam...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sabah olmuş kayanın dibine. Elinde fesleğen tohumları. Güneş doğmuş. Hafif bir rüzgar eşliğinde doğruluyorsun yerinden. Derken kırlangıç sürüsünü görüyorsun yeniden. Bu kez hepsi yere inmiş. Ne uçanı var, ne kaçanı. Hepsi yanında, yanıbaşında gezinip duruyorlar. Umursamıyorlar insan olduğunu. Üstüne çıkıp yürüyorlar, korkmuyorlar senden. Nasıl da hoşuna gidiyor! Gözlerin doluyor yeniden. Sevginin ağırlığı basıyor üzerine. Kuşları seviyorsun; denizleri, dağları, taşları sevdiğin gibi. Sonra oracıkta bulduğun sevgini kuşlarla bırakıp, ceketini alıyor ve gidiyorsun yoluna. Evvelden gidenlerin, bilinmeyenlerin ardı sıra...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Temmuz 2007&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3297763792715760825?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3297763792715760825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/karamsarlk-uzerine.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3297763792715760825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3297763792715760825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/karamsarlk-uzerine.html' title='Karamsarlık Üzerine'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Smjx4EG_oDI/AAAAAAAAAFc/mQyFI66UCOc/s72-c/karamsar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4234884509581026968</id><published>2009-07-09T16:03:00.000-07:00</published><updated>2009-07-09T06:03:30.032-07:00</updated><title type='text'>Bir Müddet Yalnızca Canlı Olmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SlXqgSuOCmI/AAAAAAAAAFM/bXeWYbP3Yuc/s1600-h/Mart+2008+(27).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SlXqgSuOCmI/AAAAAAAAAFM/bXeWYbP3Yuc/s400/Mart+2008+(27).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356445172329482850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir süre yalnızca canlı olmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet isteseniz de Komodor Ejderi olamazsınız zaten, insan olacağız yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam gailesini yenilemek, organizmanızı arındırmak için bazen yalnızca bunu yapmak gerek. Belki bir gün, belki bir ay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyan, duş al, yemek ye, doğanın seslerini dinle, kokla, işe, uyu, yemek ye, gül, koş, düş, kalk, yat. İşte hepsi bu. Şöyle şehirlerden uzak, insanlardan münezzeh bir yerlerde. Olmadı bütün o kalabalığın içinde umursamazca. Başka türlü olmayacak. İnsan başka türlü bazen yalnızca biyolojik bir varlık olmaktan ibaret olduğunu anlayamayacak. Dağ mı var, tırman. Orman mı var, keşfet. Yol mu var, yürü. Su mu var, gir. Ova mı var, koş! Ve her bir parçasını, soluk soluk, sicim sicim hisset. Duy, kokla, gör, dokun, tat. Yaşa kısacası. Hiçbir şeyi sormadan, hiçbir soruya yanıt vermeden. Yoksa arınamayacaksın. Aynanın karşısına geçip baktığında, gördüğün şey kendin olsun istiyorsan yap bunları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sakın unutma, sinirlerden, kaslardan, etten ve kemikten oluşuyorsun. Kan geziniyor damarlarında. Düştüğünde bacağın morarıyor, elini kestiğinde kan boşalıyor. Sen bir canlısın. Evet bir Komodor Ejderi değil, zaten bütün bunları yapmak için, illa Endonezya'ya has bir hayvan olman gerekmiyor. Unutma, etten ve kemikten oluşuyorsun. Çarpan kalbin bir gün durabilir, ve ölebilirsin. O zaman yalnızca çürüyen bir beden olacaksın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4234884509581026968?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4234884509581026968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/bir-muddet-yalnzca-canl-olmak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4234884509581026968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4234884509581026968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/07/bir-muddet-yalnzca-canl-olmak.html' title='Bir Müddet Yalnızca Canlı Olmak'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SlXqgSuOCmI/AAAAAAAAAFM/bXeWYbP3Yuc/s72-c/Mart+2008+(27).JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6794302244311867044</id><published>2009-05-14T23:12:00.000-07:00</published><updated>2009-05-14T13:13:10.447-07:00</updated><title type='text'>Galatasaray'da Neler Oluyor? (2)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgx7N7PTmmI/AAAAAAAAAEk/kBz7WVm-IEA/s1600-h/cimbom2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgx7N7PTmmI/AAAAAAAAAEk/kBz7WVm-IEA/s400/cimbom2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335775137697602146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Söze başlamadan önce çok önemli bir gelişmeyi bildirmek istiyorum efenim. Malumunuz son yazıda Adnan Polat ve yönetimin başarısızlığı ve bocalamaları bir türlü sindiremediklerinden bahsetmiştim. Ancak Adnan abim sağolsun son yazımı okumuş olmalı ki, bu sabah saatlerinde olağan genel kurulda konuşurken "Futbol takımımızın "başarısız" olduğunu söylemeliyim." deyi bir laf etti. Kendisine teşekkür ediyor ve dün söylediklerimin büyük bölümü adına af diliyorum. Benim söylediklerimi nihayet tersine çıkararak her bir futbolseveri birazcık olsun sevindirebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Gelelim Galatasarayımıza. Kaldığım yerden devam edeyim dedim. Efendim kaldığım yer Bülent Korkmaz. Yani kendisini yazmak aklımdaydı ve en son orada kalmıştı. Yoksa yazımda bahsedememiştim. Neyse. "Büyük Kaptan" ı anlatmaya ne kelimeler ne de benim yaşım yetmez her şeyden önce. Ben henüz kundaktayken, o adam Galatasaray'ın Avrupa'da ortalığı birbirine kattığı 80lerin sonlarında sahada yer alabilmiş, 90'lar boyunca buna devam etmiş. Sayısız lig ve Türkiye kupası şampiyonlukları görmüş, milli takımla dünya üçüncülüğü yaşamış, Uefa ve Süper Kupa'yı kaldırmış bir futbolcu. O'nun kariyeri belki Giggs'te var, belki Roy Keane'de. Yalnız şimdi konuşacağımız şey teknik direktörlüğü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın başına geldiği andan itibaren ligde oynadığı maçlarda her maçta ya bir gol atabilmiş takımı, ya da hiç atamamış. Sürekli bir bocalama var ortalıkta. Ha bu Bülent'in suçu mu, yoksa futbolcuların mı? Tüm bu kötü sonuçlardan Bülent Korkmaz'ı sorumlu tutmak, çok fazla iyimserlik olur. Şampiyonluk hedefinden giderek uzaklaşan bir takımın futbolcularının kendilerini salmaya başlamaları, takım motivasyonunun kurulmasındaki büyük güçlükler, takım içinde oturtulamayan dengeler vesaire vesaire... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi eğer Bülent Korkmaz'la bu iş olmayacaksa hiç o işe kalkışmayacaksın kardeşim. Bu iş "ya bi deneyelim görelim" işi değil. Ha öyle de algılayabilirsin. Bunda da bir sakınca yok. Ama eğer "bi deneyelim görelim ne olacak" diyorsan da, bekle ki bir sezon geçsin aradan. Bülent Korkmaz gibi bir adamı takımın başına getiriyorsan, sabretmesini de bileceksin. Başkan çıkıp teknik direktörümüzün arkasındayız, uzun yıllar burada hizmet etmesini istiyoruz kâbilinden cümleler kuruyor. Daha sonra da yönetimin çok büyük bir kısmı (Polat da bunlara dahil mi bilmiyoruz) gelecek sezon için Korkmaz'ı düşünmediklerini konuşuyorlar. Dedikodular her yana saçılıyor. Şahsi kanaatim Bülent Korkmaz'ın takımın başına hiç getirilmemiş olmasından yanaydı. Ama madem getirildi, o halde en azından gelecek sezonun ilk yarısının sonuna dek şans tanınmalı. Çünkü Bülent Korkmaz, berbat takım yönetse de, ciddi hatalar yapsa da koca bir değerdir ve henüz teknik direktörlük kariyerinin başındadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki gün sular kesilse çığırdan çıkıyoruz öyle değil mi? Suyun yokluğunda anlıyoruz ne denli değerli olduğunu. Şimdi de bir aralar burun kıvırdığımız Eric Gerets'i, Mircea Lucescu'yu aramıyor mu gözlerimiz? Takımı Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finaline çıkarmış, ligde şampiyon yapmış Lucescu'dan söz ediyoruz. Fatih Terim'in geri getirilmesi uğruna harcanan adamdan. Ya da Bir sezonda 83 puan toplayarak asla vazgeçmeden, son ana kadar saldırarak takımı 2005 yılında olağanüstü bir şampiyonluğa taşıyan Eric Gerets'ten bahsediyoruz. Peki bu adamlardan sonra elimize ne geçti? Koca bir hiç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biraz da şu bizim yeni yapılan stadyumdan bahsedelim. O kadar talihsiz bir zamana denk geldi ki bu iş. Küresel krizin tavan yaptığı şu günlerde, Galatasaray'ın anlaşma yaptığı Talu da, taşeron firmalarla anlaşmakta güçlük çekiyor. Sağda solda kredi arayıp bulamamaktan helâk olmuş vaziyette. Hal böyle olunca da işçilere paraları ödenemiyor, stadyum inşaatı aksıyor. Tam manasıyla bir talihsizlik. Bu konudagünah keçisi aranacaksa ben hiç kasmadan Eren Talu'yu gösterebilirim. Zaten onlar da başkalarını göseriyorlar. O başkaları da başkalarını. Böyle dönmüyor mu bu işler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6794302244311867044?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6794302244311867044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/05/galatasarayda-neler-oluyor-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6794302244311867044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6794302244311867044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/05/galatasarayda-neler-oluyor-2.html' title='Galatasaray&apos;da Neler Oluyor? (2)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgx7N7PTmmI/AAAAAAAAAEk/kBz7WVm-IEA/s72-c/cimbom2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6596846893564486850</id><published>2009-05-13T01:05:00.000-07:00</published><updated>2009-05-12T15:11:28.126-07:00</updated><title type='text'>Galatasaray'da Neler Oluyor?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgny6xw9ArI/AAAAAAAAAEc/q7FVtuOibMA/s1600-h/cim%2520bom.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgny6xw9ArI/AAAAAAAAAEc/q7FVtuOibMA/s320/cim%2520bom.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335062325202059954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sezon sonuna yaklaştığımız şu günlerde hem yönetim hem de sportif bazda bir garip hezeyan kaplamış bizimkileri. Son dakikada ödenen futbolcu paraları, teknik direktör konusundaki çelişkili ifadeler, her hafta değişen görüşler, kalıyor mu gidiyor mu belli olmayan futbolcular derken, ortalık şenlik yerine döndü yemin ediyorum.  Bir dönme-dolaptır gidiyor. eğlenenini mi ararsın, yere düşüp ağzını burnunu kıranını mı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca bir sportif ağı yönetmek elbette zor bir iş. Sırf futbol şubesi bile başlı başına armegeddon yeri annem. Bazen işler sürekli kötü gidebilir. Ya da en azından arada bir aksayabilir. Bunlar normal. Hele ki Galatasaray gibi bir kulübü yönetiyorsanız, elbette olacak. Yalnız anlayamadığım tek bir şey var. O da neden her seferinde Adnan Polat abimizin çıkıp da "bizi yıpratmaya çalışıyorlar" vay efenim "işler şahane gidiyor. çok güzel yapacaz edecez. bunlar hep bok atıyo" gibisinden sözler sarfettiği. Yahu işler aksar, her şey yolunda gitmez her zaman. Kimse Galatasaray mükemmel olmak zorunda demiyor ki. Ama eleştiri olduğunda, çıkıp da bir gün "evet hatalar yaptık. ama önemli olan bunları tekrar etmemek için çaba saerfetmek" diyebilse ya bir yönetici. Ha sanmayın ki bu yalnızca Galatasaray için geçerli. Al birini vur geri kalan kitleye be yavrum çocum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şurada geriye 3 hafta kaldı. Şampiyonluk da gidip gidip geliyor bir iki takım arasında. Bizim güzide takımımız da dördüncü bir şekilde mucizevi puan kayıplarını ve kazanımlarını bekliyor. Emre Güngör'ün geçenlerdeki bir maç öncesi yaptığı yarı espritüel diyaloğuna dikiz: "Abi durun yav, rakipler puan kaybeder belki, şampiyon falan oluruz." İnşallah be Emre'cim. Kim istemez ki... Olmayacak şey de değil, neler gördü bu futbol gubidiği Kethû şu garip hayatında. Neler olmadı ki ligimizde. Önemli olan Galatasaray'ın bu hale gelmesine duyduğumuz üzüntü tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim gidecekler - kalacaklar mevzuuna. Aslında ben daha çok "gitmesi gerekenler" ve "kalması gerekenler" gözlüğünden bakmak istiyorum. Çünkü bir "kaave" sakini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, benim de oturduğum yerden yorum yapmaya hakkım var. Yasalarla bu hakkım korunuyor olmalı. (Okuyucuya ev ödevi: T.C Anayasası ve "Kaavede" oturan adamların futbol yorumlarıyla ilgili hüküm ve kararlar) Önce Forvet hattına bakalım. Milan Baros'u bırakan-satan-kaybeden-veren-gözden çıkaran bir tek Galatasaraylının bile olabileceğini sanmıyorum, düşünmek dahi istemiyorum. Herhalde son yıllarda Galatasaray'a transfer edilip de en çok işe yarar bir futbol oynayan yabancı santrfor olmalıdır kendisi. Jardel'den bu yana gelmediydi gayrı. "Yeaa Baroş da topcu mu canım" diyen 30'lu yaşlarını bitirmek üzere olan abilere buradan sesleniyorum: "Ali Lukunku'nun selamı var. Baros'un yerine ben oynarım diyomuş". Ümit Karan da bu sezon oynadığı futbolla da zaten gösterdi ki, kendisi artık ya futbol oynamak istemiyor, ya da ortalama bir süper lig takımında devam etmek arzusunda. Shabani Nonda'nın ise özellikle ikinci yarı performansının tam bir facia olduğunu söylemek, abartı olmasa gerek. Yani neymiş efendim, Baros abinin yanına şöyle hava toplarına hakim, güçlü fizikli bir partner şartmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta saha da bir acaip bolluk yeri. Arda'sından tut da Kewell'a, göbekte şarap gibi bekledikçe güzelleşen Ayhan'ından, istikrarlı adam Mehmet Topal'a kadar şahane bir genişlik söz konusu. Bir sağ açık birazcık muallakta. Orayı da aslen bir sol kanat oyuncusu olan Kewell dolduruyor. Arda, eğer iyi bir para verirlerse bu sene gidiyor gibi. Yerini solda Kewell gayet iyi doldurur. Yalnız eğer gitmezse -ki bu da düşük bir ihtimal değil hani- o vakit hesap tamam gibi. Lincoln konusunda çok açık ve net konuşuyorum; defalarca ve defalarca gördük ki, yararından çok zararı dokunan bir futbolcu bu. Dolayısıyla kalması neyi ifade edecek ki? Sezon boyu on-onbeş maç oynamayan bir adam, çıkıp da üç maç kazandırsa ne olur allaseen? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defansta Uğur Uçar fırtınası geri dönüyor. İzlemeye doyamamaya başlamıştık ki, sakatlandı çocuk. Çok çok yazık oldu. Ama umarım dönüşüyle, çok özlediği ve özlettiği futboluna daha da güzellik katar. Sabri Sarığlu'na ise izninizle Kütahya Tavşanlı'ya ait bir uzun hava olan "Baay baay Hebinizzz" adlı türküyü armağan ediyorum. Hakan Balta için de "istikrar abidesi" klişesiyle bir tanımlamada bulunmak bu adama en hafif tabiriyle haksızlık. Yalnızca istikrar mı arkadaş? Attığı o muhteşem goller, hücuma ve savunmaya sürekli katkısı. Dört dörtlük performansı... Allah nazarlardan saklasın ne diyelim. Göbekte Servet-Emre(lerden birisi) durumu olacak gibi. Emre Aşık'ın maksimum iki sezon daha oynayacağını tahmin edersek, oraya ya Güngör ya da Bizim yeni oğlan Semih adapte olacaktır. Servet'in yerini tartışmaksa abesle iştigal olur efendiler. Ha illa Servet'in yanına bir transfer diyenler de var. Stoper alacaksanız iyi düşünün demekte de fayda var o zaman. Atsan atılmaz satsan satılmaz bir durumu var. Gerçi Meira'yı iyi sattık ama, her zaman tutmaz o şans. İyi düşünülüp, iyi tartılmalı yeni transfer. Gelelim transferin forvet hattıyla birlikte zaruri olduğu ikinci bölgeye: "kale". De Sanctis malum-ı âliniz bu sene yolcu. Yerine Atlethico'lu kaleci düşünülüyor. Emin değilim dostlar. Daha iyisi yok mu be abi? Emrah gibi ağlayacağım ya. Ha bana sorarsan Aykut'a teslim edelim kaleyi de, bu sefer de camianın yarısı başlıyor höykürmeye. Vay efenim bu kaleciyle başarı gelir miymiş de bik bik bik. İnanın sırf Camiamızın huzursuz olmaması için istiyorum kaleci transferini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasılı kelam yazacak daha çok şey var da, "Galatasaray'da Neler Oluyor - 2" başlığı altında yazsak daha iyi olur gibi. Haydi selametle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6596846893564486850?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6596846893564486850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/05/galatasarayda-neler-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6596846893564486850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6596846893564486850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/05/galatasarayda-neler-oluyor.html' title='Galatasaray&apos;da Neler Oluyor?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Sgny6xw9ArI/AAAAAAAAAEc/q7FVtuOibMA/s72-c/cim%2520bom.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3882401411790499341</id><published>2009-04-19T21:35:00.000-07:00</published><updated>2009-04-19T11:35:40.451-07:00</updated><title type='text'>"Yerliler Daha Fazla İlerlemek İstemiyor"</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Setu4LgOExI/AAAAAAAAAEU/AcYBBZohWjI/s1600-h/masai1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326472895735403282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 272px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Setu4LgOExI/AAAAAAAAAEU/AcYBBZohWjI/s400/masai1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Son zemanlarda feysbuk denen tiriviride gerzek icadı, ahmak ehli bir takım zamazingolar dönüzlüyor. Boktu püsürdü bir sürü eklenti var ya hani. Bunlara yeni bir tanesi daha eklendi: "Sen hangi bilmemnesin?" Şimdi sana standardize edilmiş bir takım sorular soruyolar. Verdiğin cevaplara göre "bişey" çıkıyosun. Misal; "Kukunaz hangi padişahsın testini çözdü ve sonucu Yavız Sıltan Selim çıktı." Aha işte bunun gibi. Neye yarıyosa artık. Daha güzelleri de var, aman aman: "Çüküntay hangi millettensin testini çözdü ve sonucu İnkilis evladı çıktı." gibi... "Hangi arabasın?", "Hangi hayvansın?", "Hangi eşşeğinzigisin?" diye devam ediyor... Lan geçen ben de çözeyim nası bişeymiş dedim. Hangi millettensin testini çözdüm. "Mert Hangi Millettensin testini çözdü ve sonucu GAMBİYALI çıktı" dedi. (İnanın bence) Orama bakıyorum burama bakıyorum ne bi siyahlık var, ne bi yamyamlık. Allahım deliricem nası oldu da oldu anlamıyorum. Ama bundan kelli Gambiyalılık benim onurumdur arkadaş. Gambiya hakkında ileri geri konuşanın ağzına sıçıcam artık. Durun şimdi milli marşımızı ezberlemeye çalışıyorum, rahatsız etmeyin...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şu dünyadaki en güzel insan kimdir bilir misiniz? Zeybek oyunlarının alayına alışmışken, birden bire Çökertme oynayıp bocalayan adamdır. Çökertme sonradan yazma bir oyun olduğu için normal Zeybek havalarından bir sayı eksiktir. Tabi abim alışmış Harmandalı'na oynuyor. Sonra daha figürler bitmeden müzik bitiyor ya. Öööyle melül melül galı galıvereyyo gâri. İşte o anda o adama sarılıp, tesellide bulunmak istiyorum ey zalım dünyağ.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ayrıca şu turnaların çektiği nedir be arkadaş. Her türküde şarkıda var ya. Gitmedikleri memleket, selam etmedikleri yavuklu kalmadı. Hala uçuyo hayvanlar. Yazıktır. Halk ozanlarımızı burdan kınıyorum. Nesilleri tükenecek yakında zaten zavallıların, hala "Amaneey benden sileam et diriley diriley turnalaaağr ahey" diye türkü söylüyoruz. Ben turnaları da Bir Mayıs alanlarına bekliyorum bu sene: "Sendikasız Uçmayacağız!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu sözü en az bir kere bir yerlerde ya görmüşüzdür ya duymuşuzdur değil mi? "Yerliler daha fazla ilerlemek istemiyor." Yahu arkadaşım bi kere daha fazla ilerlemek isteselerdi yerli olmazlardı zaten. Siz hiç seyyah Kızılderili gördünüz mü ya? Adı üstünde lan "Oturan Boğa". Göçen Boğa var mı? Ayrıca yerli bu. Daha fazla ilerlemek istemiyosa vardır ibnenin bi bildiği. Ya ilerde kötü ruhlar vardır. Ya piton yuva yapmıştır. Ya akrep yavrulamıştır. Yerliler kıllandı mı hop diyeceksin ağa. Örneği çok yerlileri dinlemeyip de ölenin. Ya kuyuya düşer ilerde bi yerde, ya bi vahşi hayvan saldırır yani. Ayrıca bu yerli dediğimizi de öyle gözümüzde çok büyütmemek lazım bi taraftan da. Bu adamlar pekala YOZGAT'ın da yerlisi olabilirler, illa Afrikalı olacak değiller ya. Hem sonra korkmayın bizim buralarda piton miton da olmaz. Gezin göynünüzce...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3882401411790499341?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3882401411790499341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/yerliler-daha-fazla-ilerlemek-istemiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3882401411790499341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3882401411790499341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/yerliler-daha-fazla-ilerlemek-istemiyor.html' title='&quot;Yerliler Daha Fazla İlerlemek İstemiyor&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/Setu4LgOExI/AAAAAAAAAEU/AcYBBZohWjI/s72-c/masai1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-1479601635221965939</id><published>2009-04-18T02:30:00.000-07:00</published><updated>2009-04-17T16:30:15.703-07:00</updated><title type='text'>Mermi Boylum Lav Silahlım</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SekQ5UPJAKI/AAAAAAAAAEM/FEGiHoUI3JY/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325806611213123746" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SekQ5UPJAKI/AAAAAAAAAEM/FEGiHoUI3JY/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Evet hepimiz bu kült filmi çok iyi biliyoruz değil mi? Nasıl bilmeyiz yahu? Burnumuzun dibinde Gürcistan'da, Kosova'da, Irak'ta insanlar öldüler, ölüyorlar ya sürekli. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da ölmüyor mu sürekli? Hani şu Hollywood filmleri gibi izlediğimiz savaş görüntüleri... Ha bu film neden bu kadar tutuldu da kült oldu? Dünya ekonomisinin çok önemli bir kısmını silah ticareti döndürdüğünden olsa gerek... Sanırlar ki dünyadaki her şey Amerikan başkanının dudaklarının arasında. Zamanında Kennedy'yi bile götürdüler be adamım. Alnının ortasına yedi mermiyi. Bütün halkının gözü önünde, beyni paramparça oldu. Hepsi bu kadar basit. Ve katili bulunamadı. Dünyanın en güçlü lideri sandığımız adamın bile katili "bulunamıyor"muş. Ben daha ne diyeyim ki, filmimiz asla bitmeyecek gibi görünüyor. Tek tek hepimiz kana bulanana kadar, bombardımanda ölen anamıza ağlayıp parçalanana kadar bitmeyecek. Çünkü açgözlüler asla doymadılar, doymayacaklar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Mermi Boylum Lav Silahlım!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-1479601635221965939?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/1479601635221965939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/mermi-boylum-lav-silahlm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1479601635221965939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1479601635221965939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/mermi-boylum-lav-silahlm.html' title='Mermi Boylum Lav Silahlım'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SekQ5UPJAKI/AAAAAAAAAEM/FEGiHoUI3JY/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-5042485628171933359</id><published>2009-04-15T02:10:00.000-07:00</published><updated>2009-04-14T16:15:15.804-07:00</updated><title type='text'>Tarih Eğlencelidir</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SeUT29dfsEI/AAAAAAAAAEE/qEUFOOGFAvM/s1600-h/post-9-1090619325.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324683969367617602" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 272px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SeUT29dfsEI/AAAAAAAAAEE/qEUFOOGFAvM/s400/post-9-1090619325.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;"&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Padişah sabah namazını henüz bitirmiştir. İspanyol armadasının Fas kıyılarını bombaladığı haberini alır. Tedbir olarak Kanarya Adaları'ndaki İspanyol üslerine taciz saldırılarında bulunulmasını düşünür. Hemen Kara Murad'a ulaşır..."&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah: &lt;/strong&gt;Kara Murad'ı çağırın...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad: &lt;/strong&gt;Buyrun haşmetlüm, beni emretmişsüz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Oğlum nerdesin sen? Bak Fas Emiri yardım istedi. İspanyollar saldırıyomuş. Koş Kanarya Adalarını fethet de gel, hadi canım benim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Eeeeh s.kerim yardımını ama artık haa. Onbeş yıl oldu savaşmadığım yer kalmadı mına kodum dünyasında. Bi manita yüzü göremedim lan!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Ya kurban olduğum, yiğidim. Sen hele bi Adalar'ı al gel, sana manitanın kralını yapmayan sultan değil sultan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Yok hoca yok. Na şuraya yazıyom. Hürrem'i s.kmeden şurdan şuraya giden Murad'ı Sadrazamın atı kovalasın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Lan yezid? O benim karım!?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Valla hacı ben bilmem. Bundan kelli böyle. Bir savaş-bir tokmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Nöbetçileeeğğr!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Bırakın laağn! Ahmed o baltayla şaka olmaz bak oğlum. Ba.. hıağağğğkk..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Off, Hay mına koyim ya... Battal Gazi'yi arayın gelsin pezevenk.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;...............................................................................&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;"Kara Murad, Erdil'deki sefirlik görevinden dönmüştür. Ancak kafasında uzun zamandan beri bir Viyana Muhasarası planı vardır. Ancak Ordusunu Avrupa'nın içlerine sürüklemekte tereddüt yaşayan padişah bir türlü ikna olmamaktadır..."&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Devletlüm, Erdil Beyi'nin bağlılık hürmetlerini getirdim. Vergiyi de arttırıcaklarmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Arttırıcak tabi godoşlar. O kadar altyapı hizmeti yaptık oraya be. Yoluydu suyuydu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Ya o değil de, ben şu Nemçe'ye çok kıl oluyorum be pado... Gidip alalım şu Viyana'yı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Eehmm. Öhm. Ya tabi alırız da, şimdi napıcan be Murad'ım. Elleşme ne güzel vergilerini de veriyolar düzenli. Yakışmaz bize şimdi hani.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kara Murad:&lt;/strong&gt; Vallahi sultanım reaya sağda solda konuşuyomuş; "KANUNİ'NİN ÇÜKÜ KALKMIYOMUŞ, VİYANA'YI NASI ALSIN Kİ?" diyolarmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Padişah:&lt;/strong&gt; Hüsreeeeev!!! İbrahiiiim!!! Orduyu hazırlayın ibneleeeer!!!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-5042485628171933359?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/5042485628171933359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/tarih-eglencelidir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5042485628171933359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5042485628171933359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/04/tarih-eglencelidir.html' title='Tarih Eğlencelidir'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SeUT29dfsEI/AAAAAAAAAEE/qEUFOOGFAvM/s72-c/post-9-1090619325.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-6944489324466355591</id><published>2009-03-18T22:23:00.000-07:00</published><updated>2009-03-18T13:36:25.159-07:00</updated><title type='text'>Aslında Ne Demek İstiyoruz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.acikistihbarat.com/Resimler/Haber/tayyip-eleman.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 246px" alt="" src="http://www.acikistihbarat.com/Resimler/Haber/tayyip-eleman.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Söylemek isteyip de söyleyemediklerimiz vardır hani. Hani bazen de başka başka şeyler söyleyip kafamızdaki gizi sakladığımızı sandığımız düşünce balonlarımız vardır bizim. Ah bizi gidi ahmaklar. Nasıl da kanıyoruz kendimize ve nasıl da kandığını sanıyoruz insanların. Bazense Cumalaşıyor, "Kim ne sanersa sansin, skima kadar abijim" diyip iyice arsız Nikaragua kekliği oluyoruz. Anlıyosunuz di mi beni hanımlar ve beyler? Ne diyorduk;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Aslında ne demek istiyoruz?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Söylem:&lt;/strong&gt; "Biz merkezde bir partiyiz"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Meal:&lt;/strong&gt; "Gerektiğinde götümüzü sanayi burjuvazisine de veririz, aristokrasiye de. Küçük burjuvaya da vurdururuz, işçi sendikalarına da. Zengininden de isteriz oyu, fakirinden istemeyenin zaten iki yüzü kara. AB'nin de daşşaklarını avuçlarız, ABD'nin de. Elzem olsun tek, icabında Rusya'nın da."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;Söylem:&lt;/strong&gt; "Kriz psikolojik. Çok fazla büyütüyorlar."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;Meal:&lt;/strong&gt; "Ben gözünüzün içine baka baka sizinle dalga geçiyorum sayın halk. Siz de beni adam yerine koyup seçtiğiniz için öööyle aval aval bakıyorsunuz bana. Siz o güzel kafanızı yormayın. Sanki bundan önce çok müreffehtiniz mına koyim. Psikolojik olduğuna inandırın kendinizi ne var yani?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;Söylem:&lt;/strong&gt; "Gerekli ekonomik önlem paketlerini açıklayacağız. Hamdolsun kimseyi mağdur etmedik, etmeyeceğiz."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;Meal:&lt;/strong&gt; "Benim burjuvam, benim zenginim parasını kaybetmesin. Sermayesi dönmeye devam etsin. Benim koca tüccarlarım daha az satıp servetlerini yitirmesin. Allah muhafaza ya ekonomi dönmez olursa? Aklını seçim sandığına götürmeyen andaval halkım benim. Siz sanıyorsunuz ki biz bu ekonomik önlem paketlerini sizin için alıyoruz. Banane sizden ve ihtiyaçlarınızdan. Nasıl olsa alışkınsınız bi şekilde yaşamaya. Benim burjuvam kaybetmesin yeter. Ya üretim azalırsa, ya ekonomi sekteye ugrarsa? Bakın işletmeler kapanıyor bir bir. Yazık değil mi o kadar patrona, sanayiciye? ÖTV'yi ne diye indirdik? Sen daha ucuza ekmek alasın diye mi mal herif. Benim burjuvam sermayesinden-mülkünden olmasın diye herhalde. Aklını başına al artık. Bunun adı "Ka-pi-ta-li-zm". Özetle sen ve senin ihtiyaçların için değil, sermaye için ekonomi!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Son söz yerine;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Söylem:&lt;/strong&gt; "Ben, ülkemi pazarlamakla mükellefim."&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Meal:&lt;/strong&gt; "Ben, ülkemi pazarlamakla mükellefim."&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-6944489324466355591?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/6944489324466355591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/03/aslnda-ne-demek-istiyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6944489324466355591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/6944489324466355591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/03/aslnda-ne-demek-istiyoruz.html' title='Aslında Ne Demek İstiyoruz?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4137098118112243537</id><published>2009-02-03T16:18:00.000-08:00</published><updated>2009-02-03T06:18:25.780-08:00</updated><title type='text'>Argo !!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SYhR1XS9b3I/AAAAAAAAAC8/-q6yjrmbbjE/s1600-h/gattuso.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298574938829844338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 280px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SYhR1XS9b3I/AAAAAAAAAC8/-q6yjrmbbjE/s400/gattuso.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ah bu yetim yavrucak, ah bu yaralı sol yanımız... "Ayyy ne iğrenç. öyle şey söylenir mi hiç. Öyle şey denir mi ne ayıp." reaksiyonlarının öznesi zavallı argomuz. E tabi samimi olmadığınız on kişinin arasında söylenince hakikaten "nası yani?" tepkisi veriliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;O değil de insanın kendisine en yakın hissettiği insan(lar)a argo geyiklerden bahsederken "Bi daha deme bunu bana ne iğrenç cık cık cık" tepkisi alması fena halde bozuyor adamı be. Hayır bu adamın bütün dünya algısı eğlence üzerine kuruluysa bir de, varın gerisini siz düşünün. Meyilli olsa sigaraya başlar lan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bundan sonra her yerde "taşşak" demeyi kendime yasaklıyorum zalım dünya. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;(Iyyy bak şimdi bile iğrendim kendimden ne iğrenciiim)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; Bundan sonra Latin hassasiyeti içinde "testisus" ya da güzide Türkçemizin "aya" sözcüğünü kullanacak, adeta bir kelebek gibi uçacak, adeta dünyalar kibarı olacağım. Umut Sarıkaya'nın da dediği gibi; "...... gibi adam olacağım!" Artık boşluğu Sarıkaya okuyanlar doldursunlar, artık No: 11 mi oldum No:12 mi neyse...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Durduk yerde triplere giriyorum değil mi hocular, ne pis bir ağzım var benim ya. Bundan sonra her yerde eğlenip geyik yaparken kendi kendimize sansür uygulayacaz demek ki. Neden, çocukların ahlaki yapısı bozulmasın. Çoook ayıp çok. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Demek ki her şeyden çok sevdiğiniz karlı dağ patikaları, sizi hiç beklemediğiniz zamanda bir çığ altında bırakabiliyor eğlence düşkünü dağ keçileri! &lt;em&gt;(Buradaki keçi ben oluyorum) &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Rtük beni ödüllendirmeli...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"NONDA'YI AŞAN TOP AUTA GİDİYOR..."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;- YÜRRRRRÜ NONDA BEE!!! "TESTİSLERİNİ UZAKTAN SELAMLARIM" BE YAVRUM BENİM!!!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4137098118112243537?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4137098118112243537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/02/argo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4137098118112243537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4137098118112243537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/02/argo.html' title='Argo !!!'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SYhR1XS9b3I/AAAAAAAAAC8/-q6yjrmbbjE/s72-c/gattuso.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-7335383411048397026</id><published>2009-01-20T01:38:00.000-08:00</published><updated>2009-01-19T15:39:16.862-08:00</updated><title type='text'>Gsm Operatörüysen Efendiliğini Bileceksin Kardeşim!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SXUO-FDncSI/AAAAAAAAAC0/QdZ3TcHzBf0/s1600-h/cep.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293153396715909410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 272px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SXUO-FDncSI/AAAAAAAAAC0/QdZ3TcHzBf0/s320/cep.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ey benim yüce gönüllü gudiklerim, yoldaşlarım, ibişlerim. Canımın pareleri, Ciğerimin yâreleri. Gaç zaman oldu gorüşemediydik heen?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dostlar bugün sizlerle yine çoh özel şeyler paylaşmak istiyorum. Özel diyosam özeldir argadaşlar. Şu ana kadar anlattıklarımı bir siz, bir de Tuncay Güney biliyor yemin ederim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bildiğimiz üzere Türkiye denen melmekette faliyet gösteren üç böyük GSM operatörü var. İlki ve en büyüğü kuşkusuz Turkcell. Hayatımıza ilk o girdi bir cep telefonu kullanıcısı olarak. Doksanların ortalarında tanıştık bu şeyle biz. Beyle Turkcell denince ne biliyim cep telefonu falan denince topluluk içinde "obuuuuuv!" ya da "tiheleeeee" şeklinde ünlemlerin çıktığı seneler daha yani. Hatta telsiz telefonu gördüğünde yaklaşık 10 kişilik bir çocuk grubunun "ehele mehele kablosu yok ehele" deyi bizlere musallat olduğu yılları kasdediyorum. O yıllardan bu yana Turkcell bu alandaki liderliği kimseye bırakmadı. Sağladığı koşullar ve barındırdığı üye sayısını da göz önünde bulundurup müşterilerini yıllarca söğüşleyip durdu. Neticede de büyük bir kayıp yaşadı ve çoğu müşterisini Avea'ya kaptırdı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir başka operatörümüz eski ismiyle Telsim, satın alındıktan sonraki ismiyle ise -adını Manchester United futbol takımının formalarındaki reklamlarından tanıdığımız- Vodafone. Turkcell ile hemen hemen aynı dönemlerde kuruldu. Bir "Uzan" ürünüydü kendisi. Turkcell kadar iyi bir servis sağlayıcısı hiçbir zaman olmadı. Hâlâ da değil. Ancak Turkcell'in tekelini kırma adına, Turkcell'den yediği kazıklar neticesinde kaçışan müşterileri toplayarak ayakta kalmaya çalıştı. Uzan'lar balon gibi patladığında, Telsim de patladı. Neticede Vodafone'a satılarak kayıplara karıştı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nihayetinde Avea... Önce Aycell varıdı. Turkcell ve Telsim'den sonra kurulan yeni bir ulusal motifli operatör idi. Sonra İtalyan bir kardeş geldi yanına; Aria. Sonra ne oldu? Bizimkiler bi araya gelip Avea'yı oluşturdu. Avea büyüdü, gelişti ve Turkcell'e oranla sağladığı avantajlar neticesinde goynümüze dahdını gurdu gayrı. Yalnız hâlâ her yerde çekmiyor, kimseyi kandırmasınlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mâlum, çağımız iletişim çağı. Cep telefonsuz olmuyor artık. Hiçbir yere onsuz gidemiyoruz. Cep telefonları nelere kâdir değil ki? Smsler yüzünden evlilikler bitiyor, görüşme kayıtları insanları göz altına aldırıyor, Yanlış anlaşılmalar cinayetlere sebep oluyor. Oluyor oğlu oluyor... Peki bu operatörler ne yapıyorlar? Tüm bunları göz önünde bulunudurup hayatımızı yönlendirmeye, üzerlerimizden para kazanmaya çalışıyor mel'un münafıklar!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bakınız efendim Turkcell her haliyle bir devlet oluşumudur. Hayır yanlış anlamayın. Elbette özel bir şirkettir. Kastettiğim şey sermayesini, yönetimini devletin idare etmesi falan değil. Kastettiğim Turkcell'in kadimden gelen devlet-millet ilişkilerini aynen sürdürmek üzere insanları yönlendirdiği. İzah edeyim canlar. Nedir Turkcell'in sloganı? "Turkcell'le bağlan hayata!" Demek istiyor ki; "Eeeey benim aklı fındık kadar, kafası kabbak kadar olan müşterim. Sakın ola ki sapkın fikirlere meyletme. Hayata bağlan. Yaşamını sürdür. İşten mi çıkarıldın, devlete karşı gelme. Fakir misin? Çalıp çırpma. Ezildiğini mi düşünüyorsun, sendikalaşma yavrum. Devlet buban doyurmaz emmeeee, aç da komaz evelallah. Boş ver gulu gulu dansçısı ideolojileri. Sen hayata bağlan, işine-aşına sahap çık. Devletine bağlı ol ey yavrum..." Şimdi daha iyi anlıyorsunuz öyle değil mi benim güzel karacalarım? Ondandır Turkcell bir resmî oluşumdur. Gayrı gerisi hebehübe...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İmdi gelelim Vodafone denen gâvur şirkete. Nedir sloganları; "Anı yaşa!" Özetle sıkma tatlı canını be hey güzel müşterim diyor. Hayata bağlandın da ne oldu? Aşıksın deyi seni sallamayan bi manitanın peşinden koştun da ne oldu? Sabit mayışlı bi işe girip sırtını sağlama aldın da ne oldu ey zobidüriğim?!?, diyo. "Gel sen bırak bunları. Hayata mayata bağlanma. O sana bağlansın. Manitaların aklını al, van nayt sitend bundan sonra. Anı yaşa benim güzel kardeşim..." Gördüğümüz gibi cavır her yerde cavır arkadaşlar. Valla "bana uyar baboş" diyen varsa beri gelsin, Vodafone'un kapısında yatsın ne diyeyim. Terbiyesiz pezevenkler!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Son olarak Avea'ya bakalım. Sloganımız; "Oh be!" Zannedersem Avea kendisini bir nevî "nirvana" olarak görüyor ve gösteriyor. "Hepsini deneyip bize geldiğinizde vajinal orgazmı tatmış dişi gibi olacaksınız. On saatin ardından işemiş gibi rahatlayacaksınız." demek istiyor olmalı. Ya da ben bi yerleri hep yanlış anlıyorum, emin değilim. Yahu kandırılıyoruz arkadaşlarım. Bütün operatörler bizi yemeye çalışıyo. Kimisi diyor hayata bağlan, devlete ver sırtını bafilesin. Beriki diyür karpe diem, daha ne diyem? Öbürsü ohhşş mohhş... Vallahi çivisi çıktı dünyanın da. Siz siz olun kendinizie mukayyet olun dostlar. Oyuna gelmeyin. Operatörler, siz de elalemin hayatıyla, uçkuruyla eyleşeceğinize kampanya yapın lan. Hemen bitiyo kontörümüz ibneler! Ühü!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-7335383411048397026?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/7335383411048397026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/01/gsm-operatrysen-efendiliini-bileceksin.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7335383411048397026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7335383411048397026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2009/01/gsm-operatrysen-efendiliini-bileceksin.html' title='Gsm Operatörüysen Efendiliğini Bileceksin Kardeşim!'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SXUO-FDncSI/AAAAAAAAAC0/QdZ3TcHzBf0/s72-c/cep.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-45469520812968161</id><published>2008-12-22T03:39:00.000-08:00</published><updated>2008-12-21T17:50:08.739-08:00</updated><title type='text'>Bölüm-4, "Aslında"</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SU7yObQYGHI/AAAAAAAAACs/GdtrGWDIjCk/s1600-h/earth-day.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282425742600706162" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 352px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SU7yObQYGHI/AAAAAAAAACs/GdtrGWDIjCk/s320/earth-day.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;En son bu yazı dizim için okuyucu önerisi alacağımı söylemiştim göbüşlerim. İnanın bana bu konuda o kadar çok öneri geldi ki; postahanem doldu, sistem kilitlendi musaf çarpsın. Hepinize gösterdiğiniz yoğun ilgiden ötürü teşekkür ediyorum. &lt;em&gt;(Götler!) &lt;/em&gt;Şaka bir yana bir-iki öneri geldi. En şahanesi de Sercan arkadaştan gelen "Coğrafi Keşifler" önerisiydi. Yakın zamanda sınıfta ilgili bir sunum da yaptığımızdan hayır diyemedim açıkçası. &lt;em&gt;(Kolayıma geldi diyemiyorum işte siz anlayın)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;O halde hemen Cristoavo Colombus İle başlayalım. Bizim dilimizin döndüğü şekliyle sevgili Kristof abi aslen Kahramanmaraşlı bir delikanlıdır. Ancak üç yaşındayken babasının dükkanı kapatmak zorunda kalmasıyla Cenova'ya göçmüşlerdir. &lt;em&gt;(Oha!)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Öhöm. Neyse efenim. Kristof aslen Cenovalı bir denizciydi. Kendisi kâşif olarak Hindistan'a giden yeni bir yol ararkense kesinlikle İspanyol koruması altındaydı. İtalyan kökenli bu abimiz, Cenova lehçesinde İtalyanca konuşabiliyor. Latince ve Yunanca'yı feriştahından daha iyi biliyor ve de en az Julio Iglesias kadar iyi İspanyolca bozlak okuyabiliyordu. Amerika kıtasının sayesinde keşfedilen ilk parçası San Salvador'a &lt;em&gt;(ki bu ismi de bu adaya O vermiştir)&lt;/em&gt; ayak bastığında ondan kralı yoktu şu koca dünyada. Ama-lâkin kendisi baştan kaybetmiş bir isimdi. Yaşadığı ilk talihsizlik, Hindistan sandığı toprakların aslında Hindistan olmamasıydı. ikincisi ise yepyeni bir kıta keşfettiğini asla anlayamamış olmasıydı. Yıllar sonra, sefalet içinde ölürken bile yeni bir kıtaya ayak bastığının bilincinde değildi. Zaten bunu biliyor olsaydı da, Yüce Rabbımın katında Emerikiyye'yi keşf idmenin bir gıymatı olmadığını cayır cayır yanarkene kavrayacaktı. &lt;em&gt;(Yönetmen arkadaşımdan rica ediyorum, tam bu kısım için fona Yusuf abimizden Seal of the Prophets'i koysun)&lt;/em&gt; Amerika'yı ise nihayet Amerigo Vespucci denen dallama keşfetti. Hiç kimse bana "dallama" dedim diye Vespucci'yi savunmaya kalkmasın arkadaş! Kalbini kırarım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;O değil de &lt;em&gt;(Okuyucuya ev ödevi: Dünyanın en gereksiz kelime öbeklerinden birisi olarak "O değil de")&lt;/em&gt;, Amerika kıtasını ilk keşfeden batılı kâşif ne Vespucci'ydi, ne de Colomb. Daha 9.yy'da Vikingler, Kuzey Amerika kıyılarına babalarının Karaburun'daki yazlığına gider gibi gidiyor, yağmanın da anuna koyuyorlardı. Yeni bir kıtaya ayak bastığının ilk kez farkına varan adam olarak da 11.yy'daki Viking denizcilerinden Leif Ericsson gösterilebilir. Ancak kendisi ne astronomdur, ne de kâşiftir. Dolayısıyla onun için önemli olan daha çok ticaret, daha çok yağma ve daha çok paradır dostlar. Ayrıca Ortaçağ Avrupa'sının o yıllarda henüz Atlantiğe ulaşamadığını ve bu işlerle pek ilgilenmediklerini düşünürsek, neden Yeni Dünya'nın keşfini Colomb ve Vespucci'ye atfettiğimizi de anlayabiliriz. Pek tabi Avrupamerkezciliği de unutmamak gerek...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ulan amma Amerika'dan bahsettik be abicim. Ümit Burnu'na gelesim var artıkın. Bartolomeu Dias abimiz 1488'de yaklaşık bir yıllık bir seyahat neticesinde Afrika'nın en güney ucuna varmış idi. Zavallımın sefer boyunca başı dertten kurtulmamıştı be dostlar. Talihsiz adamdı bizim Barthy. Ne zaman yola çıksa fırtınalar kopuyor, şimşekler çakıyordu. Bir tufan bir tufan! Böylesine bir yolculuktan sonra nihayet o en güney uca varmıştı işte. Ancak kıyıya kendini zor atabilmişti. Fırtına yüzünden bir iki gemisi denizin dibini boylamış, bir sürü denizcisi can vermişti. Portekiz kralı kendisine; "Valla baboş gidebildiğin yere kadar git. Baktın yolu buldun, Deniz de keka. Al boşa, Hindistan'a kadar sallandır gitsin hocu" diye tembihte bulunmuştu. Ancak hiç de öyle olmamıştı. Kendisi bugün Ümit Burnu olarak bildiğimiz yere "Fırtınalar Burnu" adını verdi. Daha sonra geri dönüzledi. Kralsa nedense bu ismi s.kindirik buldu ve denizciler işkillenmesin diye adını "Ümit Burnu" olarak değiştirdi. Dias da 1500 yılında yine Ümit Burnu civarında hamsi avlarken yakalandığı bir fırtınada bu kez denizin dibini boylayarak, hidayete erişti. &lt;em&gt;(Adeeaaletin bu mu dünyaağ !?!)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Macellan'ı da anarak bu bölümü bitirelim caneşler. Dünyanın koca bir "yuvarlak" olduğunu düşünen bu dayı da, iddiasını kanıtlamak için sürekli olarak batıya dek giderek başladığı yere dönme amacıyla 1519'da yola çıkmış idi. Filipinler'de de yerlilerle girdiği bir savaşta öldüydü bildiğiniz gibi. Neyse ki seyahatini İkinci Kaptan Del Cano tamamlamış ve yerkürenin en nihayetinde "Big Gay Joe" dan farksız olduğunu ispatlamıştı. Magellan ile ilgili verilecek en önemli ayrıntılardan birisi de, Büyük Okyanus'a "Pasific" adını veren kişi olmasıdır kuşkusuz. Dias'ın aksine doğuştan ballı bir piç olan Maco, koskoca Büyük Okyanusu geçerken bir gün olsun lodos çıkmamıştır yahu. Çarşaf ayarında seyreden deniz neticesinde bu okyanusa "pasif-sakin" anlamına gelen o malum ismi vermiştir. Aha da bu kadar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ben de ufaktan kaçayım artık şojikler, vallahi sabahları kalkmaz oldum. Ben gelmeeeez oldum. Ben gelmeeez ooolduuuum. Ben gelmeeez ooolduuum dırı nım nım dırınınınım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-45469520812968161?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/45469520812968161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/blm-4-aslnda.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/45469520812968161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/45469520812968161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/blm-4-aslnda.html' title='Bölüm-4, &quot;Aslında&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SU7yObQYGHI/AAAAAAAAACs/GdtrGWDIjCk/s72-c/earth-day.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-7386375612842923234</id><published>2008-12-12T04:58:00.000-08:00</published><updated>2008-12-12T05:40:14.686-08:00</updated><title type='text'>Bilir misiniz dostlar?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SUHWcjL3JOI/AAAAAAAAACk/1_Lc1TO8DAU/s1600-h/mert.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278736024224605410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 317px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SUHWcjL3JOI/AAAAAAAAACk/1_Lc1TO8DAU/s320/mert.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dostlar bilir misiniz? İçimden gelmeyen bir şeyi yapmam. Yapıyorsam eğer, o an bambaşka birisi olmuşumdur. Yani ben istemeye istemeye bir işi yaparken yanıma gelip naber derseniz, ters bir şeyler söyleyebilirim, alınmayın. Çünkü diyorum ya başka birisi oluyorum öyle zamanlarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilir misiniz dostlar? Klişelerden herkes kadar haz etmem. Ama klişelerin hası da bendedir. Neden böyle oluyor peki diyeceksiniz. Vallahi arada ben de soruyorum kendime? Niye dönüp dolaşıp hep aynı kelimeleri kullandığımı. Statikliğe nefret kusup değişimi överken, neden hep aynı tarz giyinip, aynı şeyleri yaptığımı ben de sorguluyorum. Sonradan fark ettim de, kendime haksızlık ediyorum be. Dünya bile hep aynı eksende dönüp duruyor &lt;em&gt;(Ooo şuna da bakın. Varoş genci atasözcülüğüne bile başlıyorum)&lt;/em&gt;. Söyleyin de kendine başka bi yıldız bulsun. Yapar mı, yapmaz ibne. Güneş de güneş. Al işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilir misiniz dostlar? Gecenin en soğuk olduğu anlar, güneş doğmadan hemen önceki anlardır. İşte ben, bu gerçeğe inana inana hamama dahi gitsem, saat sabahın 5'ini buldu mu, terlemem. Üşürüm! İster sobayı yakayım, ister kat kat yorgana sarınayım. Sabahın 5'ini görünce gün, etraf buz keser arkadaş. Elleri geçtim, eldivenler üşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin hiç tanımlanamayan hastalıklarınız oldu mu çocuklar? Benim oldu. Ama inanın benim şanssızlığımdan değil, tıbbın gerzekliğinden. Pozitivistlerin işe yaramaz adamlar olduklarını biliyordum da, Hipokrat'ın kemiklerini sızlatacak kadar mal olduklarını inanın bilmiyordum dostlar. Vasiyetimdir, genç yaşta kalpten malpten gidersem, yaşadıklarımın takipçisi olun. Otopsi isteyin ve tıp dünyasına aman vermeyin. Ta ki aslolanın, kanıt olmadan da bir şeyin var olabileceğini düşünebilmek olduğunu anlayıncaya kadar. &lt;em&gt;(Bugün şaka yapmamaya karar verdim. O yüzden sırıtmayın)&lt;/em&gt; Bilir misiniz dostlar? Allah'a inanırım. Umuyorum O da bana inanıyordur. Zira önemli olan da bu. Bana bakın. Aranızda benim gerçekten iyi biri olduğumu düşünmeyen varsa, sorduklarında "iyi bilirdik" demesin. Rüyasına girer, "yalancı ibne!" diye kulağının dibinde bağırırım. &lt;em&gt;(Yalnız onun dışında iyi bi ruh olacağıma emin olabilirsiniz.)&lt;/em&gt; Bu arada dedem hurilerin varlığı konusunda kesinlikle iddialı. Sabah ezanı kaçtaydı be hocu? &lt;em&gt;(Ulan bakın dayanamayıp yine şaka yaptım)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar... Bilir misiniz? Sabahın köründe çok acıkmaya başladım. Akabinde kapkara hava inceden siyaha çalan mora kesmeye başladı. Anlayacağınız uyku vakti. Yoksa donacağım makinenin başında. Selametle bayanlar baylar...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-7386375612842923234?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/7386375612842923234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/bilir-misiniz-dostlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7386375612842923234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/7386375612842923234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/bilir-misiniz-dostlar.html' title='Bilir misiniz dostlar?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SUHWcjL3JOI/AAAAAAAAACk/1_Lc1TO8DAU/s72-c/mert.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-1417191285210883370</id><published>2008-12-05T22:25:00.000-08:00</published><updated>2008-12-05T13:02:51.615-08:00</updated><title type='text'>Oha!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/STmVxRLLLFI/AAAAAAAAACc/vqMKRIyF4og/s1600-h/ehehe+san%C4%B1r%C4%B1m+kanser+olucaz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276413112097647698" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/STmVxRLLLFI/AAAAAAAAACc/vqMKRIyF4og/s320/ehehe+san%C4%B1r%C4%B1m+kanser+olucaz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/STmUkyS9fJI/AAAAAAAAACU/-y2Stk1BZEc/s1600-h/ehehe+san%C4%B1r%C4%B1m+kanser+olucaz.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Salamın aleyki!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Size bu hafta oha dedirtecek olaylardan bahsedeceğim arkadaşlar. Herkes aynı tepkiyi verir mi vermez mi bilinmez tabii ama ben şöyle okkalı bi "oha!" derim kimi olaylar karşısında. Yetmedi genç ergenlerimizin deyişiyle "Yuh anuna koyin!" derim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dakikalarca yazar insan. Az gider uz gider, paragraf-sütun düz gider. Yazdıkça yazar. Sonra bir de bakar ki, aslında anlatmak istediği konudan bambaşka şeyler anlatmış. Ya da aslında bi skim anlatamamış çok afedersiniz. İşte tam bu noktada iki tür yazarın olduğunu görürüz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Birinci tür yazar, yazdıklarına kıyamayıp bir şekilde anlattıklarıyla asıl anlatmak istediğini bağlar. Allayıp pullar, bir güzel tuzlayıp servis eder yemeğini. Kimisi bu konuda hakikaten yeteneklidir de.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İkinci tür yazar ise "oha ben ne yapmışım lan" deyip yazdıklarını bir hışımda siler, beyin kıvrımlarını dakikalarca neden boşa zorladığını düşünmeksizin yeniden yazmaya karar verir. İşte ben bu ikinci tür yazara "oha!" derim arkadaş. Birinci tür yazara da kısaca "Karaktersiz ibne!" der, dayak yemeden hemen vınn turizm.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Emekli bir babaya sahipseniz yazık size. Baba sabah kalkıp kahvaltısını ettikten hemen sonra, küçük çapta bir sanayi sitesine çevirdiği arka balkona gider. Çeşitli tamirat faaliyetlerine girişir ve bütün bunları yaparken olabildiğince gürültü çıkarır, etrafı kirletir ve orasına burasına zarar verir. Annenin çığırışları, fırça yiyen babanın huysuzlanmalarına karışır. Çırak olarak alıkonulan üniversite öğrencisi ise içinde bulunduğu komik durumun dumurunu yaşamaktadır. Babaysa tam bir eylem adamıdır. Onun için tamirat asla bitmez. Tamirat biterse imalat başlar. Saatlere kayış, kapılara anahtar, duvarlara tırnak imâl eder. İşte ben, ortaya çıkan bu yeni türe "Homo Sapiens Mütekayyidus Mechanicum" adını verdim ve bol bol "oha!" dedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Abimin ve kız arkadaşımın iki adet peluş hayvanının olması. Bu hayvanlardan birisinin "mamut" ve adının da Mahmut olması. Diğer hayvanın bir tavşan ve isminin de tam olarak "Tursun" olması. Tavşanın ne Lazlıkla ne de tarihçi Tursun Bey'le alakasının olmaması. Abim ve kız arkadaşının şu an Bangkok'ta olmalarına rağmen bu iki yezidin benim odamda ikamet etmeleri. Benim tavşana üvey evlat muamelesi yapmam. Mahmut'u monitörün &lt;em&gt;(Mülayim)&lt;/em&gt; üzerine koymam. Bunları yazarken yan taraftaki televizyonda cıbırdayan Rıdvan Dilmen'in oyunu rakip sahaya hapsetmekten bahsetmesi. Satırlardır fuzuli bilgileri harmanlamam, meğersem sarısından yemem, meğersem mal olmam. Oha bile diyememem...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dostlar öyle günler geçiyor ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim. İş yok güç yok. Okula da bi-iki gün gidiyoruz zaten. Bu beşinci sene tam anlamıyla gereksiz bir sene. Haybeye harç parası, haybeye masraf. Ne çalışıp para kazanmak için süre var, ne de tam manasıyla bir öğrencilik hissiyatı. Arada kalmış mânâsız bir zaman dilimi ve KPSS'ye odaklanabilme çabaları... Geç yatıyor, geç kalkıyorum. Göbek büyütmeye de başladım. Öğretmenlik için her şey hazır anlayacağınız. İcraat yoksunluğu ve beyin aktivitesi eksikliğinden mallaşmaya muktedir bir beyin, bir adet oluşma sürecindeki göbek ve sakal bırakılamayacağından mütevellit sığınma kapısı haline gelecek potansiyel bir bıyık. İşte bir milli eğitim neferi. İnşallah beynim yıkanıp faşizan duygulara, orta-yolcu liboşlara falan kapılmam. Bekle beni Şırnak, cevval tarih öğretmenin geliyor. &lt;em&gt;(Ağzımdan kasırga alsın, New Orleans'a götürsün)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Not: Tarih temalı yazı dizim olan "Aslında" için bundan kelli okuyucu tavsiyelerine de açığım sevgili dostlar. Bir sonraki Aslında'da okuyucu önerisine göre konu belirleyeceğim. Kaşlarınızdan öperim! Güzide kalın...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-1417191285210883370?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/1417191285210883370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/oha.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1417191285210883370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/1417191285210883370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/12/oha.html' title='Oha!'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/STmVxRLLLFI/AAAAAAAAACc/vqMKRIyF4og/s72-c/ehehe+san%C4%B1r%C4%B1m+kanser+olucaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2635400532089950380</id><published>2008-11-25T01:59:00.000-08:00</published><updated>2008-11-24T16:00:49.793-08:00</updated><title type='text'>Inbox (1)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SStAKiYWHjI/AAAAAAAAACE/gC0XPkhn3H8/s1600-h/Fikret+Y%C4%B1lmaz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272378338539085362" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 71px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SStAKiYWHjI/AAAAAAAAACE/gC0XPkhn3H8/s200/Fikret+Y%C4%B1lmaz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili izleyiciler, bir son dakika gelişmesiyle yayınımıza ara veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu Ajansı'ndan saat gece 00.00 dolaylarında aldığımız bilgilere göre, Fikret Yılmaz Facebook'da karışıklıkları önlemek amacıyla bir üyelik gerçekleştirdi. Kendisi hakkında geçen yıl açılan yarı mizahi grup hakkında da bilgi sahibi olduğu anlaşılan değerli hocamızın, Tarih Öğretmenliği 5.sınıf öğrencisi Mert Kalkan'ın grup içindeki topicler altında yazdığı bir yazıya istinaden kendisine facebook üzerinden mesaj attığı ve "Oğlum ona çöp bidonu demezler.(burada tekerlemeyi devam ettirmeyeceğim) Onun adı çöp kovası." içerikli bir ayar verdiği bildirildi. Dumura uğrayan sevgili blog yazarımızın şok sonrası kısmî felce uğramış olabileceğinden endişe ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmelerle yine karşınızda olacağız, iyi geceler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2635400532089950380?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2635400532089950380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/11/inbox-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2635400532089950380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2635400532089950380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/11/inbox-1.html' title='Inbox (1)'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SStAKiYWHjI/AAAAAAAAACE/gC0XPkhn3H8/s72-c/Fikret+Y%C4%B1lmaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4337961329931357050</id><published>2008-11-24T01:12:00.000-08:00</published><updated>2008-11-23T15:19:17.770-08:00</updated><title type='text'>Yazacak Konu Bulamamak</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SSnkk21RuBI/AAAAAAAAAB0/P5KSryD9tAs/s1600-h/homer,smallbrain.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271996160659273746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 238px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SSnkk21RuBI/AAAAAAAAAB0/P5KSryD9tAs/s320/homer,smallbrain.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yalan, külliyen yalan!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dostlar hiç konu biter mi? Yazacak çok şey var elbette. Aklımıza gelen her şey hakkında yazabiliriz. Hiçbir şey hakkında bile sayfalar dökeyim size. Yeter ki siz isteyin. Bilirsiniz gözümü bile kırpmam söz konusu siz olunca. Sizin mutluluğunuz için atmadığım takla kaldı mı deyin hele bana? Bu arada aklımda ne zamandır, içimde kalmasın söyleyeyim. Nedense ne zaman sizden bahsettiğimde sizin asla olmadığınız kanısına kapılıyorum biliyor musunuz? "Niye ki lan?" diye hiç sormayın. Okuyup okuyup "Oo abicim ne güzel yazmışsın, vay şahane olmuş" diye mailler atıyor, mektuplar yolluyor, telgraflar çekiyorsunuz. Şişe içinde "On numara olmuş hacı!" diye mektup bile buldum kordonboyunda. Ama gelin görün ki blog üzerinde yorum yapmaya gelince kimseden ses çıkmıyor. İnanın sebebini bilmiyorum dostlar. Yani iki gören-gülen göz orada arada sırada tırt da olsa yorum görmek istiyor bildiniz mi? Hani çok yalnızım be moduna da hiç girmeyeyim diyorum ama... Ulan illa kömür yardımı mı yapmak gerek be!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Neyse efendim neyse. Ben nelerden bahsediyordum bakın sizin yüzünüzden &lt;em&gt;(Bayılırım bok atmaya)&lt;/em&gt; konu nerelere geldi. Zaten blog da iyice günlüğe döndü bu yazıyla. Bi laubalileşti, kendini bozdu falan. Ben de mallaşıyor muyum ne? &lt;em&gt;(Aman annem deyin. Ağzından yel alsın çocum deyin.)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bugün sevdiceğimi de aldım yanıma bir güzel sinema keyfi yaptım üzerinize afiyet. "Mustafa" deyi bi film var dedilerdi. Ermeni dölü, Yahudi dönmesi herifin biri belgesel mi yapmış ne. Atatürk'ü karalıyormuş film. Öyle bişey işte. Ben de gideyim de, izliyip izliyip bi bok anlamıyım, sonra da adeta bir öküzcesine, adeta .rrrruspu çocuğuymuşcasına Can Dündar'a hakaretler edip ortalığa mallık kusayım, ne kadar zeka yoksunu bir saman balyası olduğumu insanlara belli edeyim dedimdi. Amacıma başta salladığım Ermeni dölü ve Yahudi dönmesi kelimeleriyle ulaştığımı düşünüyorum. Zira benim gibi bir dallama için bu iki kavram da hakaretle bir. Neyse ne kadar beyinsiz biri olduğumu anlamışsınızdır herhalde. &lt;em&gt;(Merak edenler için söyleyeyim, film hakkında yapacağım tek bir eleştiri var: Gök gürültüsü şimşekten bir-iki saniye sonra gelir yahu.)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İş arayan işsiz kadın! Nerede "800 ytl aylık maaş. Vasıfsız kadın eleman. Esnek çalışma saatleri" yazılarını bir arada gördün, görmekle yetin. Yok ben illa işi istiyorum dersen bari bir-iki milyar para iste.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu oldu: Abim sonunda yurt dışına çıktı. Yıllardır başka bir ülke tanımanın hayalini hep içinde taşıyoru zaten kendisi. Hüzünlü bir ukdeydi belki bu, belki umutlu bir heyecan. Yalnız ilk yurt dışı deneyiminde de insan, Tayland'a gitmez ki be adam !? Efendim kendisiyle en son konuştugumuzda Bangkok sokaklarında kızarmış çekirge yiyordu. Vallahi bu dünya çok ilginç bi yer dostlar. Yarın bir gün nerede olacağımız, ne yapacağımız inanın belli değil. Her an Serengheti'de aslan peşindeki bi belgeselci olabilirim, götümü leoparlara falan kaptırabilirim korkusuyla yaşamak istemiyorum ben artık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Son olarak şuursuz külhanbeyliği edasına hâsıl olma arzusundayım. Yedinci ayı geride bıraktığım birtaneciğimin kulakları çınlasın. "Seviyorum hüleeaaağn!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;On numara insanlar, arkadaşlarım. Sevdim sizi bir kere, başkalarını da severim. Deli diyorlar bana, desinler değişirim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4337961329931357050?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4337961329931357050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/11/yazacak-konu-bulamamak.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4337961329931357050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4337961329931357050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/11/yazacak-konu-bulamamak.html' title='Yazacak Konu Bulamamak'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SSnkk21RuBI/AAAAAAAAAB0/P5KSryD9tAs/s72-c/homer,smallbrain.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3618820252133275255</id><published>2008-10-17T00:13:00.000-07:00</published><updated>2008-11-13T09:36:28.899-08:00</updated><title type='text'>Bölüm-3, "Aslında"</title><content type='html'>Uzun yıllar boyunca tarihle iştigal eden zatlar, kahramanları yaşananların en büyük aktörleri, tarihe yön veren esas adamlar olarak işlediler. Kahvedeki arkadaşlarla da sık sık bu konuyu münazara ediyoruz. Ne zaman tarih desem, amcamın biri; "He ya! Fatih Sultan Mehmet!" diyiveriyor hemen. Amcam elbette haklı. Yaşamı boyunca ona Dede Korkut Hikayelerinden Boğaçanlar, Deli Dumrullar anlatıldı. Yaşı ilerleyedursun televizyonda Kara Muratlar'ın, Battal Gazi'lerin tek başlarına üç beş kale fethettiğine şahit oldu. Elbette tarih lafı ile bir "kahramanı" özdeşleştirmesi normal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ama kimdi bu kahramanlar? Aslında nasıl insanlardı? Ne yer ne içerlerdi? İşten sonra hankısı eve döner, hankısı kaaveye takılırdı? O halde tarihe malolmuş iki abimizden başlayalım derim ben işe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Battal Gazi... Heey gidi şanlı silahşör! Onu ya dedelerimizin anlatılarından ya da efsanevi dille yazılmış tarihi romanlardan biliriz. Amma ve lakin en çok da Cüneyt Arkın'ın çevirdiği filmlerden tanırız O'nu. İki neslin çocukluğu ve gençliği Battal Gazi namına yapılmış Cüneyt abi filmleriyle geçti. Üçüncü bir neslinki de izleyebildikleri oranda öyle geçiyor yine. Battal abi surlardan surlara atlıyor, tek bir okla üç Bizanslıyı attan indiriyor, Savurduğu kılıç darbeleriyle en az on kadar askeri mundar ediyordu. Elleriyle demirleri büküyor, yeri geldiğinde görmeyen gözlerle saç telini oku yardımıyla ortadan ikiye ayırıyordu. Tüm bunları yaparken de gavur prenseslerini odalarında ziyaret edip düdüklemekten de geri durmuyordu. Yani anlayacağınız on parmagında on marifet! O'nu hep büyük bir Türk savaşçı olarak bildik biz. Türk milleti adına tek başına kaleler fethettiği yetmediği gibi bir de cinsel yolla asimilasyon faaliyetlerine girişiyordu bu vatan evladı serdarımız! Catherina'ları Fatma Hatun yapıyor, Hellen'leri beş dakikada Emine'ye çeviriyordu. Böylesine kendini milletine ve milletinin çoğalmasına adamıştı bu gözü pek adam. Zaten bütün bunları tek başına ancak bir Türk yapabilirdi (!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki Battal Gazi gerçekte kimdi? Battal Gazi aslında bir Arap'tır yiğitler. Bizans'ın hakimiyetini kaybetmeye başladığı, Anadolu'nun yavaştan Türk yurdu olduğu yıllarda, Abbasiler himayesinde bir "gâzi savaşçı"ydı Battal. Araplar askeri teşkilatı bildiğiniz üzere Çerkezler ve Türkler üzerine oturtmuştu. Çok az sayıda Arap asker bulunuyordu. Bu Arap askerler de özel statülü "gâzi"lerdi. Gâziler sayı olarak azdılar ancak hem askeri hem de sosyal açıdan daha "elit" bir grubun temsilcileriydiler. Gözü pek savaşçılardı. Battal Gâzi de işte bu savaşçılardan birisiydi. Yalnız sanmayınız ki Battal Gazi'yi sahiplenen tek millet biziz. Bizim nasıl romanlarımızda, filmlerimizde bu adam Türk'müş gibi geçiyorsa, Bizanslılar da Battal Gazi'nin aslında Bizanslı bir şovalye olduğunu iddia ediyorlardı. Hala öyle olduğunu iddia eden Yunanlı arkadaşlar bulursunuz pek rahat. Çayımız da bittiyse sıradaki kahramana geçebiliriz sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı'da "Saladin" diye nam salmış büyük kumandan; Selahaddin Eyyubi. Belki de Müslüman aleminin gördüğü en büyük lider ve savaşçı. Askeri bir deha olduğu kadar merhametli ve âdil bir yönetici. Her şeyden evvel bir insan. Bildiğimiz gibi tarih kitaplarımız Selahaddin'den hep bir Türk büyüğü olarak bahseder. Son yıllarda da özellikle Kuzey Irak'taki Kürt siyasi yapısı ve bölge insanı da onu büyük bir Kürt olarak görmeye başlamıştır. Hatta bölgelerindeki paralarda kendisinin bir adet resmi vardır. Araplar da "hadi ordan ibişler!" mottolarıyla Eyyubi'nin bir Arap olduğunu iddia ederler. İşin aslı şudur ki, Selahaddin ne Kürt'tür, ne Türk, ne de Arap. Çok daha dogrusu bunların hepsidir. 12.yy'da bugünkü manada bir millet algısından bahsetmek ancak Mars'ta açan karanfillerden bahsetmek kadar mantıklı olacaktır. Dolayısıyla Eyyubi'nin ne olduğunu sorgularken cevap olarak bir "ırk" ismi vermek o dönem şeraiti itibariyle çok fazla zorlama olur. İşin özünde Selahaddin şudur: Babası bir Kürt'tür. Annesi bir Türk'tür. Ancak Selahaddin ne Kürtçe'yi ne de Türkçe'yi doğru dürüst konuşabilmektedir. Kendisinin en iyi bildiği ve içinden doğup geldiği kültür Arap kültürüdür. Zira hayatı Arap coğrafyasında geçmiştir. İlla ki "kimdir bu amca?" diye sorarsak rahatlıkla "Müslüman bir komutandır" diyebiliriz. Çünkü kendisi için ancak bu anlamlı bir bütünlüktür. O döneme geri dönüp de hacı sen Kürt müsün Türk mü diye sorsaydık, adam anlamsız gözlerle bize bakıp, bir iki saniyede "Ne diyo lan bu godoşlar? Askere alın ibneleri..." tepkisini verecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BONUS:&lt;br /&gt;Spartachus Illiria'lıdır. (Illiria didikleri yer bugünkü Adriyatik kıyıları oliyü)&lt;br /&gt;Sokollu Mehmed Paşa Sırbistanlıdır.&lt;br /&gt;Mimar Sinan Kayserilidir.&lt;br /&gt;Oturan Boğa Minnessotalıdır(Aslen Malatya-Erguvanlı bi Türk evladıdır.)&lt;br /&gt;Yüzbaşı Tommiks Tepeciklidir. (Aslen Bulgaristan göçmenidir)&lt;br /&gt;Fatih Terim Adanalıdır. (Aslen de Adanalıdır ?!?)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3618820252133275255?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3618820252133275255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/blm-3-aslnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3618820252133275255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3618820252133275255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/blm-3-aslnda.html' title='Bölüm-3, &quot;Aslında&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4369891827553787882</id><published>2008-10-15T00:02:00.000-07:00</published><updated>2008-10-17T03:56:13.179-07:00</updated><title type='text'>Küresel Mâli Kriz, Annelerimizin Altın Günlerinin Bir Sonucudur!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SPUiZ7PQZ5I/AAAAAAAAABs/c_clg77TYDM/s1600-h/Euro.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257145968818677650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SPUiZ7PQZ5I/AAAAAAAAABs/c_clg77TYDM/s320/Euro.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SPUiACH8AUI/AAAAAAAAABk/baO-tVlQvvM/s1600-h/Euro.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SPUhWGAiizI/AAAAAAAAABc/O6vVTtsEYZI/s1600-h/Euro.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yine ne saçmalıyor bu herif diye celallenmeyin hemen. Ben boş yere konuşmam dostlar. Gerçi celallenseniz kaç yazar be? Blogu okuyan hepi topu on-onbeş kişisiniz. Birleşseniz danaya bile giremezsiniz ibişler!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Neyse efenim, ortalık kurbanlık et kokmaya başlamadan ben konuya gireyim diyorum. Biliyorsunuz yakın zamanda nurtopu gibi bir küresel mâli krizimiz oldu. Gapitalist dünya böylesine büyük bir ekonomik krizle ilk kez boğuşmaya başlayalı tam 79 yıl olduydu. 1929'da kapitalizm ilk muazzam düğümlerinden birini yaşamış, Dow Jones dibi bulmuş, Capon Yeni mahvolmuş, Nijerya sizlere zenciydi... Aradan geçen onca yıldan sonra dünya ekonomisi yine büyük bir çıkmazın içine girdi. Yatırımlar azaldı, gelir-gider dengesi alt üst oldu, para sirkülasyonu mokarladı, bankalar acınacak hale geldi. Emerikiye'den İnkilistere'ye kadar devlet kendi eliyle piyasalara para bıraktı, bankalara el koydu vesaire. Eeee zamanında Marx amca dediydi, "Kapitalizm kendi kendini yiyerek bitirecektir" deyü. Söz dinleyen nerdee?..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Peki nedir bu krizin nedeni? Nereden çıktı şimdi bu çıkmaz? &lt;em&gt;(Çıkan çıkmaz çakar çakmaz)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Pek tabi anne günlerinden dostlar!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hangimizin annesi yoktur ki, hayatında en az bir dönem altın gününe, para gününe iştirak etmesin. Hangimiz yoktur ki, bu günlerde komşu çocuklarıyla böreklere, çöreklere, pudra şekerlerine yumulup evin altını üstüne getirmemiş olalım. O anne günlerinde ne altınlar, ne paralar dönüzlüyor şöyle bir hayal edin. Yalnızca orta gelirli ve kalburüstü &lt;em&gt;(ki kalburüstünden kastım krem - karamellerin bir bilemedin iki alt kademesi oliyür)&lt;/em&gt; takımın teyzelerinin günlerini düşündüğümüzde bile ortaya devasa rakamlar çıkıyor. Çeyrek altının fiyatı 66 ytl. 10 katlı bir apartumanda her katta 4 dairenin olduğunu varsayarsak ve yaklaşık 40 kadar teyzenin iki haftada bir güne iştirak ettiğini kabul edersek bu bir ayda 5280 ytl'ye karşılık geliyor kardeşler. Altınların yarım altın oldugunu düşünürsek bu sayı 10560 ytl'ye denk geliyor. Kabaca 10.000 ytl yalnızca bir apartımanın bir aylık "gün" hasılatı lan! Bunu tüm bir semte ve hatta çeşitli kalburüstü yerleşim komplekslerine genellersek ortaya çıkan sayı, ekonomisi orta büyüklükteki bir üçüncü dünya ülkesinin, yıllık ihracat gelirinin bile üstünde bir paraya denk geliyor demektir. Dünya ekonomisi bu gün paralarıyla ayakta duruyordu arkadaşlar! Anlatıcam durun hele.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kapitalizm ve onun dayattığı yaşam biçimi, fast-food beslenme, düzensiz öğünler, aşırı ve birden gıda tüketimi gibi birçok şeye yöneltti insanları. Bunlar da elbette kalp ve damar rahatsızlıklarını, çağımızın hastalığı reflü gibi illetleri beraberinde getirdi. Yaşam kalitesi düştü, teyzeler yanlarına yan kattılar. &lt;em&gt;(Okuyucuya ev ödevi: "Yanlı Teyzeler")&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şişmanlama çılgınlığı Garb'den sonra Şark'ta da son safhasına vardı. Türkiye'deki teyzelerimiz ve hatta genç kızlarımız dahi kat kat "yan"a sahip olmaya, göbeklerine göbek katmaya başladılar. Haliyle diyet listeleri ve zayıflama teknikleri, Seda Sayanlı kadın programlarından Ali Kırcalı ana haberlere kadar her yerde fink atmaya başladı. Bilindiği gibi bizim fast food türü besinlerimizin yerel karşılıkları kıymalı börek, baklava, poğaça, kurabiye gibi şeylerdir. Bunların her birisi kilo kilo yağ, şeker, kalori taşıyor. Yedikçe yarıyor, yaradıkça şişiyor teyzelerimiz. Peki sorarım size canlar. En çok kol böreğiyle, bol şerbetli şekerparenin tüketildiği yer neresidir? Elbette "Altın Günleri"! Altın günlerinde tepsi tepsi baklava, kol böreği yapılır. Altınların şakırdayacağı duygusu, ev sahibini bunun karşılığını bırotein ve fitamin olarahtan verme içgüdüsüne sevkeder. Gözler parladıkça, tepsiye dökülen şerbet koyulaşır. Sonra gelsin dedikodu, gitsin tasalar! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;En nihayetinde ne oldu? Börekler yapıldı yapıldı, baklavalar mideye indirildi indirildi, fast foodlar her yanımızı sardı sardı, kilolar da buna paralel arttı da arttı. Eskiden her 10 teyzeden 4'ü şamrel sahibiyken bu sayı 2008 yılında 7'ye çıktı. &lt;em&gt;(Ben bilimsel konuşurum arkadaş!)&lt;/em&gt; Fazla kilolarından şikayetçi olan kadınlar doğal olarak yürümeye, spor yapmaya, parkta zayıflama çalışmalarına yöneldi. Ancak sürekli evle-çocukla meşgul olmak ve gerçek hayatın dinamiklerinden kopmamak durumunda olan ev hanımlarımız bu yöntemlerin hiçbirisi sonucu başarıyla muvaffak olamadı. Nihayetinde geriye tek bir çare kaldı: "Kol böreğinden ve hanım göbeğinden caymak!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kim bilebilirdi ki bu vazgeçiş Amerika Büzüşük Devletleri'nden başlayıp, tüm dünyayı saracak bir krize sebep olacak. Gocaları beğenmez de başka garılarlan yatıp kalkar korkusu, eltilerin-görümcelerin önüne kat kat yağlarla çıkıp günün dedikodusu olma tırsısı öyle bir yer etti ki o tertemiz yüreklerinde, teyzelerimiz o caanım böreklerden, tatlılardan, portakallı tayland horozlarından vazgeçmek durumunda kaldı. Bu da teyzelerin günlere daha seyrek gitmelerine yol açtı. Önceleri güne gitmese de ayıp olmasın diye altınları yollayan teyzeler, daha sonra bunları aksatmaya ve neticede de tamamiyle bu eylemi sonlandırmaya yöneldiler. İşbu yeni durum, önce apartman içi sürtüşme ve anlaşmazıklara, daha sonra da aile ekonomilerinin hafif dalgalarla oynamasına neden oldu. Bütün ümidini ay sonu gelecek olan altın parasına bağlayan hanımteyzemiz kızının üniversite harcını yatıramaz, koltuk takımının taksidini ödeyemez, nevresimcinin parasını veremez duruma geliverdi. Bu ani parasızlık bıyıklı ve kalburüstü ev direği olan &lt;em&gt;(has meşe)&lt;/em&gt; erkeği zora soktu. Bankalardan ani kredi çekişleri yaşandı. Yüzbinlerce ailenin birden bire kredi çekişi ile bankalar beklenmedik bir nakit sıkıntısıyla karşı karşıya kaldılar. Bunun üzerine Amerika ve İngiltere'deki hâmil bankalardan büyük kredi isteklerine ve anlaşmalı para transferlerine yöneldiler. Böylece Amerigan bankalarındaki para çıkışı olağandışı yükseldi. Şoka hazırlıksız yakalanan bankaların para trafiği nihayet tıkanma aşamasına geldi ve büyük şirketlerle yapılan sponsorluk anlaşmaları, devasa kredi faaliyetleri panik halinde sekteye uğratılmak zorunda kalındı. Hayal kırıklığı yaşayan büyük şirketler anlaşmaları tek taraflı iptal etmeye başladılar ve bankaları iyice zor durumda bıraktılar. Bunun üzerine bazı bankalar geçici olarak faaaliyetlerini durdurdu, bazısı ise iflasını açıkladı. Sigorta şirketleri battı. Durumdan endişe duyan Yatırımcılar icraatlarını yavaşlattılar. Borsalar alt üst oldu. Kaostan korkan bireysel yatırımcı lotlarını mitralyöz misali satmaya başladı. Bu satışlar da menkulün kıymetin ağzına sıçızladı. New York borsası en büyük şoklarından birisini yaşadı. Japonya'da depremler durdu, penguenler ağladı, pandalar sevişmez oldu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yüksek müsaadenizle huzurlarınızda İngiltere ve Amerika Kıpraşık Devletleri'ne seslenmek istiyorum. Milyarlarca doları piyasaya salıp, bankalara el verip parayı çarçur edeceğinize, uluslararası bir fon oluşturup teyzelerimizi tekrar gün yapmaya teşvik edin. Ey pambıh yanaklı teyzeler, çok değerli yan komşular! Lütfen günlerinizi aksatmayın. Yapın yapıştırın. Bir araya gelin. O yanlar o göbekler size yakışıyor be ablalarım. Dedikodusuz, çöreksiz hayat mı geçer? Hadi yine bir olun! O börekler yenmezse, o altınlar gelmezse dönmez bu dünya. BİTMEZ BU KRİZ ANNEM !!!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4369891827553787882?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4369891827553787882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/kresel-mli-kriz-annelerimizin-altn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4369891827553787882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4369891827553787882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/kresel-mli-kriz-annelerimizin-altn.html' title='Küresel Mâli Kriz, Annelerimizin Altın Günlerinin Bir Sonucudur!'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SPUiZ7PQZ5I/AAAAAAAAABs/c_clg77TYDM/s72-c/Euro.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-5990968418727342154</id><published>2008-10-10T00:37:00.000-07:00</published><updated>2008-10-09T16:27:16.779-07:00</updated><title type='text'>Türkçe'nin Korunması mı? Bir Yerlere Su Kaçırmak mı?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Türkçe'nin korunması" adına kurulan Meclis Araştırma Komisyonu yakın zamanda ilginç bir öneride bulundu; "Dağ, bölge, yöre ve kahraman adlarının değiştirilmesi."&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SO55kuRn-qI/AAAAAAAAABE/6GqxIACjZdo/s1600-h/909099kapadokya3-01.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255271486992153250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SO55kuRn-qI/AAAAAAAAABE/6GqxIACjZdo/s320/909099kapadokya3-01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Komisyon başkanı abimiz Akp milletvekili Necat Birinci'ye göre Efes, Kapadokya, Spil Dağı gibi birçok isim değiştirilmeli. Kendisinin endişesi ise fevkalade dozlarda; "Dilini kaybeden, her şeyini kaybeder."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok yakın arkadaşım-tanıdığım çok iyi bilir ki gerçekten Türk dili ve nizamına olabildiğince itibar eden ve dili kullanırken o dilin kimyasına, kurallarına zarar vermemeye çalışan insanlardan birisiyim. Gerek yazışmalarda, gerek ders notlarında, hatta basit sohbet iletilerinde dahi dili doğru kullanmaya özen gösteririm. Dolayısıyla Türkçe konusundaki her türlü hassasiyete olumlu yaklaşırım. Gelgelelim Necat abimizin dikkat çektiği hususlarla, Türkçe'nin doğru kullanılması ya da yitirilmemesi olgularının doğru dürüst bir bağlantısı olmadığını belirtmek zorunda hissettim kendimi. Evet Necatcım, oralarda bir yerlerdeysen rica ediyorum oku bunları. Sana laflar hazırladım Necat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen birebir tenkitlerle başlıyorum işe. Ahan da Necat abi'nin söylediklerinden bir kuple:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Selçuk, Selçuklu’dan gelir; bu vatanı, Anadolu coğrafyasını vatan yapan bir Türk devleti Selçuklu. Orası Efes değildir, Selçuk’tur. Efes turistik bir isim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Birinci'nin öncelikle bilmesi gerekiyor ki Selçuk Selçuklu'dan değil, Selçuklu Selçuk'tan gelir. Ekini-kökünü geçtim, yaklaşık bir saniyelik bir beyin jimnastiği sonucu onun öyle olduğunu anlarız diye düşündüm. Evet bütün bunları kendi başıma hemencik düşündüm. Her neyse, takıldığım nokta burası değil zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necat abicim bilsin, Efes ne kadar turistik bir isimse, Selçuk da o kadar turistik bir isim. Efes, Selçuk'dan yaklaşık 7000 yıl kadar önce izleri Neolitiğe giden bir yerleşim yeri. o kadar geçmişe gitmekte zorluk çeker kendisi diye İ.Ö 1700'lere çekesim var tarihi. Anadolu'da Hitit egemenliği var ve Bu kente Hititler "Apasus" diyorlar. Yunanlılar ve Romalılar "Ephesus" diyorlar. Biz Türkler de Efes diyoruz. Selçuk aynı yöredeki Selçuklu yapısı yerleşim yeri. Hemen hemen Efes'in üzerine kurulmuş bir şehir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamakta güçlük çektiğim şey şu; binlerce yıldır -günümüzde dahil- Efes diye bilinen bir yere "Orası Efes değildir, Selçuk'tur." gibi bir bakış açısıyla yaklaşmak hangi değerlere sığar? Necat abicim, Efes dediğin kelimenin özü yabancı kökenli olabilir. Ancak bu durum, söz konusu kelimenin bizim değerlerimize aykırı olduğu ya da Türkçe'yle bağdaşmadığı anlamına gelmez. Efes Uruguay'ın bir kasabası değil, Anadolu coğrafyasının bir değeri. Yani pek çok kelimeden daha "Türk". Efes Pilsen diye biramız var lan! Efes denince kimsenin aklına Nikaragua gelmiyor yahu. Rahat olun, Efes ismi Türkiye'yle yaşıyor, başka şeyle değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense bizim muhafazakar kesimin algısı oldukça düşük olan grubunda, kendi kültürümüzü ötekileştirmek gibi bir kompleks oluşmuş. Vaktinde Sinop'a Diogenes Heykeli dikildi diye "utanç abidesi" yorumu yapanlar bile oldu. Hayır duyan da Diogenes'i Yukarı Moritanyalı falan sanacak. Anadolu'da yaşamış, bizimle aynı havayı solumuş, genlerini dahi taşıdığımız bu adamın tek suçu isminin "Süleyman" olmaması mı acaba? Cevap kesinlikle evet. Diogenes biz Anadoluların bir değeridir. Aynı Efes ve Kapadokya gibi. Dünya alem bunu böyle biliyorken, bizim zorumuz ne bu değerlerin isimlerini değiştirmeye çalışıyoruz, onları kendimizden soyutluyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapadokya yerine de Nevşehir diyecekmişiz bundan kelli. Kapadokya oranın en az 3000 senedir kullanılan ismi. Nevşehir de ismi 54 yıllık güzide şehirlerimizden birisi. 3000 yıllık Kapadokya'yı ne diye Nevşehir'e mahkum edeceğiz şimdi ben anlamadım? Ben onu bunu anlamam hacı. Madem buralar Türk, Peribacalarının kafataslarını ölçsünler. Baca kısımları brakisefal çıkarsa musaf çarpsın "Kültigin tepeleri" diyeceğim, bırakın Nevşehir'i.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe'yi korumaktan bahsediyor Necat arkadaş. Bu işe öncelikle, zaten bizim olan ve dilimize çoktan yerleşmiş bulunan değerleri inkar etmektense, onları sahiplenmekle başlayabilir mesela. Ulusal motifli komik bir komplekse girerek elimizde olanları "gavur dölü" olarak lanse etmek yerine, onları her zamankinden daha iyi tanıtmak ve sahiplenmek Türkçe'yi ve kültürel değerlerimizi korumak adına daha hayırlı bir iş olur. Ben de burdan herif beni görüyormuş gibi sesleniyorum. Necat sana söylüyorum, okuyan güzel insan sen anla...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-5990968418727342154?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/5990968418727342154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/trkenin-korunmas-m-bir-yerlere-su.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5990968418727342154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/5990968418727342154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/10/trkenin-korunmas-m-bir-yerlere-su.html' title='Türkçe&apos;nin Korunması mı? Bir Yerlere Su Kaçırmak mı?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SO55kuRn-qI/AAAAAAAAABE/6GqxIACjZdo/s72-c/909099kapadokya3-01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-2411424579318156143</id><published>2008-09-24T22:59:00.000-07:00</published><updated>2008-09-25T05:07:42.925-07:00</updated><title type='text'>Sanayız Çaharkale! Görmez misin?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SNqmsM5DQDI/AAAAAAAAAA0/m_xRIEGb_0Q/s1600-h/www_yeniresim_com_-_Sava_Resimleri_-_eenistan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249691593958703154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SNqmsM5DQDI/AAAAAAAAAA0/m_xRIEGb_0Q/s320/www_yeniresim_com_-_Sava_Resimleri_-_eenistan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sanayız Çaharkale!* Görmez misin selamımızı. Marşalla!** Ey Sarp kayalar! Marşalla Dağlar! Ey suyunda ruhumuzu yıkadığımız dereler, ulu yaylalar, kara toprak! Ey yoluna milyonlar tükettiğimiz güzel ülke! Nedir sendeki bu ahval? Nedendir çevirirsin yüzünü bizden öteye? Atamız, anamız kaldı toprağında. Dedelerimiz, torunlarımız, doğmamış bebelerimiz var bağrında. Bomba sesiyle, top mermisiyle, çıyan ateşleriyle vermişiz ceddimizi, oğullarımızı-kızlarımızı toprağa. Savaşmışız her bir yerinde. Kaya dibinde, yayla başında, sokakta, barikatta, dağda vermişiz canımızı! Yağmura-çamura karışmış yiğitlerimizin kanı. Sen şimdi böyle yüzünü döndüresin diye mi sorarım sana? Bir kez olsun teslim olduk mu düşmana? Savaş düğündür bize! Sürgün yüreğimiz ne zaman barışa doydu? Hangi yiğit silahını bırakıp da terketti bağrını? Biz Şamil'in torunları değil miyiz bre! Cahar'ı vermedik mi senin için! Aslan'ı vermedik mi! Uğruna serilmedi mi o koca yiğit, o kahraman Hattab otlarına boylu boyunca! Dönme yüzünü Çaharkale. Dönme, kurbanın olayım etme bunu halkına. Teslim olma Hayına! Teslim olma kanı karalara! Bin de olsa bir de olsa savaşırız biz. Mızıka sesinin, şarkılarımın-türkülerimin, dans eden oğullarımın, kızlarımın, babalarımın, analarımın hatırına bir kez daha gideriz kana susamışlara! Etme, dönme yüzünü bize. Yeniden yaratalım umutlu yarınları. Bir merhaba al güzel ülke!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;* Grozni kentinin Çeçenlerce kullanılan adı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;** Nohçi dilinde(Çeçence) "Merhaba" anlamına gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-2411424579318156143?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/2411424579318156143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/sanayz-aharkale-grmez-misin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2411424579318156143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/2411424579318156143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/sanayz-aharkale-grmez-misin.html' title='Sanayız Çaharkale! Görmez misin?'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/SNqmsM5DQDI/AAAAAAAAAA0/m_xRIEGb_0Q/s72-c/www_yeniresim_com_-_Sava_Resimleri_-_eenistan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3885892648084656291</id><published>2008-09-20T04:08:00.000-07:00</published><updated>2008-09-20T01:55:25.747-07:00</updated><title type='text'>Bölüm-2, "Aslında"</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kristof Kolomb abimiz bildiğiniz gibi Amerika'ya ayak basan ilk batılı kâşif olarak bilinir. Aslında Amerika'nın ilk batılı konuklarının teşrifi Kristof Kolomb'dan yüzyıllar öncesine bir tarihe rastlar. Vikingler 8. ve 9. yüzyıllarda Kuzey Amerika kıyılarına çıkmışlar ve bölgedeki Kızılderililerle genel itibariyle savaşa ve yağmaya yönelik ilişkiler kurmuşlardır. Yani o dönemler kurulacak tek ilişki türü de hemen hemen bu olsa gerek. Adamlardan "Kuzey Atlantik'i Kalkındıralım" anlaşması ya da ne biliyim kıta sahanlığı sözleşmesi yapmalarını bekleyemeyiz sanıyorum. En fazla barış çıbığı tüttürmüşlerdir ki, bu da Vikingli Jester'ın Kızılderili hatunlardan birine yazmaya başlaması ve töre cinayetine kurban gitmesi ile son bulur zaten. Konuyla ilgili diye söylüyorum &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0446013/"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Pathfinder&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; diye şahane bir film var, izleyiniz. (Töre cinayeti ya da bakire kanına bulanan boynuzlu totemle bi ilgisi yok filmin, belirteyim)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kuzey Amerika'yla ilk ilgilenen batılı güç de sanıldığı gibi İngiltere değil Hollanda isimli şirin mi şirin ülke. İspanyollar henüz Orta Amerika ve Güney Amerika'da Portekizlilerle oynaşırken, Hollandalılar 16.yy sonlarında ve 17.yy başlarında Kuzey Amerika'da yerleşim noktaları kurma telaşındalar. 17.yy'ın ortalarında Fransızlar'la epey mücadele ediyorlar buralarda. Hudson Körfezi olsun, New York kıyıları olsun... O sıralar toprak bol, insan da az olduğundan yerlilerle kat'i surette bir anlaşmazlık da söz konusu olmuyor. Gül gibi geçinip gidiyorlar Allah alayımızı inandırsın. Kızılderililer zaten malumunuz göçer insanlar. Hayvana her yer otlak, her yerde av var. Tarım falan da yapmadıklarına göre toprağın da çok bir önemi yok. Şu an Manhattan olarak bildiğimiz -Hani şu ikiz kulelerin yerinde yeller esen- yöreyi maddi değeri günümüz itibariyle yaklaşık 7$ (Yazıyla Yedi Amerikan Doları) olan bir avuç &lt;/span&gt;&lt;a href="http://img2.blogcu.com/images/h/a/m/hamarathane/img_0176.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;incik-boncuğa&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;(baya baya incik boncuk) Hollandalılara veriyorlar. Hollandalılar çok geçmeden tüm New York bölgesine yerleşiyorlar. Bu bölgeye de "New Holland" diyorlar. New Amsterdam ise bu küçük bölgenin merkezi konumundaki yerleşim yeri oluyor; Manhattan. Şimdi içinizden Apachilere, Komanchilere, ne bileyim Siyulara, Tomahawklara falan küfrediyorsunuzdur. Ama inanın onlar için onca incik boncuk kilometrekarelerce topraktan daha önemliydi. Arazi mi yok anasını saten? Koskoca kıta... Bölgenin "New York" olması ise 17.yüzyılın ikinci yarısında buranın İngilizlerce makul fiyattan hacılanması ile gerçekleşiyor. Anakarada İspanyollarla girdikleri savaşta zor anlar yaşayan Hollandalılar bölgeyi İngilizlere satarak banliyöde bi eve yerleşiyor, emekliliklerine başlıyorlar anlayacağınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Güney Amerika'nın batılılarla teması ise kuzeye oranla biraz daha eski sayılır. Güney ve Orta Amerika kıyılarına ilk ayak basan arkadaşlarsa İspanyollardır. Meşhur &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.sos.state.nm.us/images/Conquistador.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Conquistadorları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; ile deyim yerindeyse ortalığın m.na koymuşlardır. O koskoca İnka İmparatorluğu altınlarını, Aztek ve Maya hazinelerini yüz yıl boyunca erite erite, anakaraya yollaya yollaya anca bitirmişlerdir. Avrupa'daki bu altın ve gümüş bolluğu da insanoğlunu ilk kez bir kavramla tanıştıracaktır: "Enflasyon". Paranın bolluğu üretimin statikliği karşısında bocalamış, fiyatlar tavan yapmıştır tüm Akdeniz dünyasında. Her neyse konumuz bu değil. Konumuz bahtsız İnkalar. Yerli halkın İspanyol istilacılara karşı direnememelerinin bazı traji-komik nedenleri var. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz ki İnka inanışı. Bu inanışa göre Doğu sahillerinden gelecek olan &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.canim.net/kart_resimleri/at_resim/at5.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Garip yaratıklar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; üzerindeki devasa varlıklar her şeyi değiştirecek olan tanrılardır. Tam da böylesine bir mitle beslenen bu kavmin üzerine altında atı, üstünde zırhıyla görkemli bir şekilde kıyıya ayak basan conquistadorlar gelince neler oluyor neler. Ortalık bayram yeri yemin ediyorum. Güney Amerika'da kuzeyde olduğu gibi at falan yok tabi o aralar. Bizimkilerin de büyük bölümü haliyle tapıyorlar adamlara, tanrı bunlar diye. Şaka gibi ama maalesef gerçek. (Vallahi Fikret Yılmaz'ın yalancısıyım) Sen kalk devasa sulama kanalları kur, akla hayale gelmeyecek şehirler inşa et, koskoca bir imparatorluk yarat, daha Galileo portakalda vitamin bilem değilken yıldızların-gezegenlerin hareketlerini izle, takvimler yap; ondan sonra iki ata, üç askere tap... Hadi o zaman hep beraber soralım o beklenen spekülatif sorumuzu. Adeta bir gazete başlığı, adeta bir Hürriyet küpürü, Dadadann: "&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.qosqo.com/images/inka4.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İnkalar Türk müydü ?!?"&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3885892648084656291?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3885892648084656291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/blm-2-aslnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3885892648084656291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3885892648084656291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/blm-2-aslnda.html' title='Bölüm-2, &quot;Aslında&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4423550199224531261</id><published>2008-09-19T14:13:00.000-07:00</published><updated>2008-09-19T07:01:36.028-07:00</updated><title type='text'>Bölüm-1, "Aslında"</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;İnsanlar çevrelerinde genellikle yaptığı işle tanınırlar. Pek çoğumuz Bakkal Osman, Kuaför Erôl, Bankacı Fikriye'yiz yani. Ya da akademideki uzmanlık alanımıza göre tanınırız. Öğrenci ya da öğretmen olalım bu değişmez; Coğrafyacı, Matematikçi, Tirici, Virici... Pek azımız karakteristik özelliklerimizle bilinir; Kel Hasibe, Uzun Mert, Barrak Hasan (karakteristiğe gel) gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de öyle ya da böyle birçok sınıf arkadaşım gibi çevremde "tarihçi" olarak tanınırım. Neyse ki Heredot Cevdetlikten 5 yıl kadar önce Akademik Cevdetliğe terfi etmiştim. Ben de bana yakıştırılan ya da ister istemez üzerine oturduğum bu tarihçi sedirinin(sedir görünümlü kazık geldi) desenlerini bozmamak, kılını-tüyünü sakınmamak amacıyla ufak bir yazı dizisi bozması hazırlayayım dedim. Bunun ilk ayağı "Aslında" isimli dizi olacak. Böylece, bize tarihi gerçek olarak kavratılan şeylerin aslında neler olduğuyla ilgili bir takım fuzuli bilgilere ulaşacağız. Milletin çok da umrundaymış gibi yapacağız bunu evet. O halde buyrun birinci bölüm...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Nedense "Anadolu" isminin hep Türkçe olduğu düşünülür. Türlü efsaneler vardır etrafında. "İçi ana doluymuş aboo" gibisinden. Aslında Bereketin sembolü Kybele, Artemis gibi tanrıçalarla özdeşleşmiş bu coğrafyanın dişi yönünün altta kalmadığını söylemek zor olmasa gerek. Yalnız bunun isimle bir ilgisi yok elbette. Anadolu ismi hepimizin bildiği üzere (madem öyle niye yazıyorum di mi) Bizans'ın Anatholika eyaletinin isminden geliyor. İçinde Ana dolu olup olmadığını ise bizim "Kart-Kurt"çulara sormak lazım. Onlar iyi bilirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginçtir ki Anadolu'ya "Türkiye" denmesi 13.yy'ı buluyor. Bu isimlendirmeyi yapan da Bizzat Batı dünyası. Latin metinlerinde "Turchia" deyü geçer. Anadolu Selçukluları ise kendi ülkelerine Turchia falan demiyorlar. "Diyar-ı Rûm" diyorlar, Roma ülkesi anlamında. Osmanlılar da uzun süre Rûm Sultanlığı diyecektir. Buradaki Rûm'un anlamı üstte belirttiğimiz gibi; Roma, Romalı. Yoksa "Lan ne gavur, ibne bir ecdadımız varmış piyüü" diye heyecanlanmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığımız coğrafya üzerinden gidiyoruz devam edelim bari. Fatih de kendisini "Osmanlı padişahı ehe mehe" diye tanıtan bir zat değil. Kendisini Rûm Kayzeri olarak tanımlıyor ve tanıtıyor. Ortada sahiplenilmiş koskoca bir Roma geleneği söz konusu. Ben de İstanbul'u alıp geleneğin üstüne konsam ben de Kayzerlerin tillahıyım derdim açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu'nun bilinen ilk ismi ise, bilinen ilk yerli halkından geliyor; "Hatti". Bu isimlendirmeyi yapan da yine Hattiler değil. Bu ismi Güneydoğu'nun bağrı yanık, kıllı delikanlısı Kral Sargon'un yazıtlarından ögreniyoruz, İ.Ö 2300'ler neyin. Bir bakıma şunu da söylüyorum; çok az topluluk "Biz Eşşekoturtanoğullarıyız abi" diye kendisini isimlendirir. Toplulukları isimlendiren, onlarla bir şekilde temasa geçmiş başka topluluklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an itibariyle Bizim topraklara pek çok şey söyleniyor şöyle bir bakarsak. Türkiye, Anadolu, Küçük Asya, Sebil, Batan gemi... Hepsi müstehak. Neden olmasın ki hem? Koskoca Alexander'ın ismini kebaba vermiş bir halkız. Bize Hindi deseler ne olur allaaseen?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4423550199224531261?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4423550199224531261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/insanlar-evrelerinde-genellikle-yapt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4423550199224531261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4423550199224531261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/insanlar-evrelerinde-genellikle-yapt.html' title='Bölüm-1, &quot;Aslında&quot;'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-3280399320608854332</id><published>2008-09-18T19:52:00.000-07:00</published><updated>2008-09-18T15:20:12.443-07:00</updated><title type='text'>Bir Demiryolu Hikayesi: Ateşdîde</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Ortasından başlamadım. Ben de bir ateşdideyim!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu sözler çocuğun zihninde yankılandıkça, aklı karışıyordu uzaklara. Ne demekti bu? Neydi ateşdide? Eve döndüğünde babasının ayakları dibine oturuverdi ve sordu beklemeden: "Ateşdide ne demek baba?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Babanın elinde bir tesbih, çekip duruyor karanlıkta. Gözleri öyle çökmüş, bakışlarında görüp geçirmişliği var koca dünyanın. Derinleşmiş alın çizgileri, koyu ve yorgun bir dal parçası gibi. Oğluyla bir sûfinin çömeziyle konuşur gibi konuştu sonra:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Ateşdide çok yollar aşmış, nice ateşler görmüş, yanmadan-yandırmadan edememiş insan demektir oğul."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Doğruldu sonra koca adam yerinden. İyice yerleşti koltuğuna. Oğlansa önce durulur gibi oldu, sonra iyice cezbolan merakına yenik düştü: "Nasıl ateş yani?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Baba derin bir iç çekti. Verdiği nefeste, koca bir yangın yerinin küllerini savurur gibiydi. "Ateş!" dedi. "Ateş bazen bir orman yangınıdır oğul. İçinde ağacı, hayvanı, taşı-toprağıyla kavrulan bir ormanı yakar o ateş. Yoluna rastlarsın, bakarsın da görmezsin ya, o zaman alev olursun sen de. Yanından geçip gittiğini sandığın o ormanı yakıyorsundur artık. Ammaaa görür de giderse için o yananlara, gözün seğirmeden koşarsan kızıl korlara, işte o zaman "yanan" olursun oğul. Ateşdide işte budur."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Çocuktaki o büyük merak, yerini heyecanlı bir serüvene bırakmıştı artık. "Peki ya küçükse ateş?" dedi heyecanla.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Başı dik, yüzü bereli, çizgi çizgi alnıyla gülümsedi babası; "İşte o zaman, kendi meşaleni yakarsın oğul." dedi net bir sesle. "Meşaleni alır çıkarsın yola. Her küçük ateşten bir kıvılcım edinirsin. Yoluna yoldaş, kanına can, bileğine kuvvet katarsın. Bu kez, bu kez oğul, ormanları yakanları bulur, karşılarına geçer, yakanı yandırırsın!" &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Küçük çocuk heyecanlanmıştı. Meşalesini isteyecek oldu birden babasından. Bu sırada adam oğlundaki heyecanın ona ne söyleteceğini hissetmiş gibi devam etti sözlerine: "Önce ateşdide olacaksın oğul. Sonra sarılacaksın meşalene. Yürüyeceksin daha oğul. Daha çok yürüyeceksin. Yaşayana kadar yürüyeceksin!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-3280399320608854332?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/3280399320608854332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/bir-demiryolu-hikayesi-atedde.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3280399320608854332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/3280399320608854332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/bir-demiryolu-hikayesi-atedde.html' title='Bir Demiryolu Hikayesi: Ateşdîde'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2257284568195472138.post-4844588146482761254</id><published>2008-09-18T17:28:00.000-07:00</published><updated>2008-09-18T09:25:26.779-07:00</updated><title type='text'>İhâta-i Ekvân</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;İhâta&lt;/span&gt;-i &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;Ekvân&lt;/span&gt;"* &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;diye&lt;/span&gt; net &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;sesle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;yan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;tlam&lt;/span&gt;ıştı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;soruyu&lt;/span&gt;. Adamın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;tok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;sesi&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;kendine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;güveninin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;derecesini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;ifade&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;ediyordu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;bak&lt;/span&gt;ıma. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;Sorunlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;yaratmamak&lt;/span&gt; ya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;da&lt;/span&gt; var &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;sorunlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;çözmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;için&lt;/span&gt;, her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;insanoğlunun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;yapacağ&lt;/span&gt;ı iş &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;buydu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;ona&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;göre&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;Bunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;insanl&lt;/span&gt;ığın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;bir&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;sm&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;biliyordu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;zaten&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;Peki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;ama&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;neydi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;kurtuluşa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;giden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;yol&lt;/span&gt;? Ya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;insan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;kurtuluş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;yolunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;seçtiğinde&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;neyden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;kurtulduğunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;gerçekten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;biliyor&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;muydu&lt;/span&gt;? &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_53"&gt;Neydi&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_54"&gt;baş&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_55"&gt;zdaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_56"&gt;koca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_57"&gt;puşt&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_58"&gt;zulas&lt;/span&gt;ı? Bu hayın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_59"&gt;pusular&lt;/span&gt;, bu çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_60"&gt;yanlar&lt;/span&gt;, bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_61"&gt;çakal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_62"&gt;sürüleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_63"&gt;kimlerdi&lt;/span&gt;? &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_64"&gt;Bize&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_65"&gt;dayat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_66"&gt;lanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_67"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_68"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_69"&gt;seçim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_70"&gt;yapmak&lt;/span&gt; mıydı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_71"&gt;özgürlük&lt;/span&gt;? &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_72"&gt;Yoksa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_73"&gt;insanoğlunun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_74"&gt;dünyas&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_75"&gt;alg&lt;/span&gt;ılayıp, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_76"&gt;onu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_77"&gt;bütünüyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_78"&gt;sar&lt;/span&gt;ıp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_79"&gt;sarmalamak&lt;/span&gt; mıydı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_80"&gt;kurtuluş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_81"&gt;yolunda&lt;/span&gt;?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_82"&gt;Bütün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_83"&gt;bunlara&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_84"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_85"&gt;mesih&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_86"&gt;edas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_87"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_88"&gt;yaklaşmayacağ&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_89"&gt;elbet&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_90"&gt;Sadece&lt;/span&gt; yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_91"&gt;llar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_92"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_93"&gt;bulunmuş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_94"&gt;küçük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_95"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_96"&gt;görkemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_97"&gt;içşehrim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_98"&gt;Kethu&lt;/span&gt;-&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_99"&gt;Picchu'dan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;izleyeceğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;etraf&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_102"&gt;Onca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_103"&gt;uğraştan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_104"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_105"&gt;yaln&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_106"&gt;zca&lt;/span&gt;; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_107"&gt;Vay&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_108"&gt;vay&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_109"&gt;neler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;dönmüş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_111"&gt;Serhat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_112"&gt;yaa&lt;/span&gt;?!" &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_113"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_114"&gt;diyebiliriz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_115"&gt;elbette&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_116"&gt;Yine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_117"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_118"&gt;önce&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_119"&gt;anlamaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_120"&gt;çal&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_121"&gt;şal&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_122"&gt;ekvan&lt;/span&gt;ı; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_123"&gt;bizim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_124"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_125"&gt;değil&lt;/span&gt; alt &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_126"&gt;komşumuzunki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_127"&gt;gibi&lt;/span&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;*: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Evrenleri-dünyaları algılamak. İhâtanın diğer bir anlamını da göz önünde bulundurursak, aynı zamanda dünyaları "sarmalamak"&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2257284568195472138-4844588146482761254?l=kethupicchu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kethupicchu.blogspot.com/feeds/4844588146482761254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/ihta-i-ekvn.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4844588146482761254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2257284568195472138/posts/default/4844588146482761254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kethupicchu.blogspot.com/2008/09/ihta-i-ekvn.html' title='İhâta-i Ekvân'/><author><name>Kethûdâ</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14079792632822398947</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_BbgmNfxNnrQ/TCPjvT9WZiI/AAAAAAAAAKo/rJiv-VAhUck/S220/DSC_0669+%5B50%25%5D.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
